Bizi Takip Edin

Gazete manşetleri

Selda Bağcan: Seçimleri umutla bekliyoruz

Türk halk müziği ve protest müziğin en önemli isimlerinden Selda Bağcan, “Herkes korku içinde, Gak diyeni alıyorlar, guk diyeni alıyorlar” dedi.

Türkiye müziğinin yaşayan efsanelerinden Selda Bağcan, BirGün’den Işıl Çalışkan’a konuştu. Bağcan, Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğunu söyleyerek, “hiç bu kadar açlığa düşmemişti” dedi.

50 yıldır müzikle iç içe geçen bir yaşam. Kendinizi yarım asırdır müzikle ifade etmiş birisiniz. Müzik olmasaydı nasıl bir Selda Bağcan olurdu?

Ben Ankara Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nde okurken kendimi hep piyano virtüözü olan bir fizik profesörü olarak hayal ederdim. Hayale bakar mısınız? (Gülüyor)

Peki kişilik olarak nasıl olurdunuz müzik yaşamınızda olmasaydı?

Zaten iyi kalpli ve merhametliyim. Yapım bu, aileden geliyor. Kişilik olarak yine aynı olurdu ama müzik üstüne koyuyor. Duygusal olarak müziğin katkıları olmuştur mutlaka şahsiyetin gelişmesinde.

YILLAR KÖTÜ DAVRANDI

Peki geçen yıllarda yıllar size, siz yıllara nasıl davrandınız?
Yıllar bana kötü davrandı. Yasaklı yıllardı her şeyden önce. 72’den 92’ye kadar 20 yıl devletin tek kanallı ekranından mahrum kaldım ben. Çıkarmadılar televizyona. Ve türküleri tanıtmak zor oldu. Bir de üstüne hapislikler oldu, 12 Eylül sonrası. Şarkı sözlerinden dolayı 3 kere hapse girdim. Bu kötü davranmak değil de nedir? 7 yıl konser izni verilmedi. 80’le 87 arasında pasaportuma el kondu. Davet aldığım halde yurtdışı konserlerine gidemedim. Benim hayatım hakkında bir kitap çıkacak. Tüm bu detaylar kitapta anlatılacak.

Ne zaman çıkacak kitap?

Bir iki yıl içinde. Bir de film teklifi var üstelik. “Önce kitap çıksın ben her şeyimi orada anlatayım. Siz de o kitaba sadık kalarak kitabı yaparsınız” dedim. Önce Bergen’i çekeceğiz sonra da sizin filminize çalışmaya başlayacağız dediler.

“Yıllar bana kötü davrandı” dediniz. Bu yaşananlar size nasıl duygularla geri döndü?

Olgunlaştırıyor tabii ki. Her türlü acıya katlandık. Hapislikten daha kötü bir şey olabilir mi? Konser yapamamaktan daha kötü ne olabilir ki? Yine de katlandık, geçti. Şimdi anı olarak kaldı. Vurdu yıktı diyemeyeceğim. Hiçbir şekilde yıkılmıyorum.

Müziğiniz ne renk Selda Hanım?

Kızıl ve pembe arası. Kızıllık protestlikten geliyor. Pembe de benim dünya görüşüm. Pembe bende saplantı gibi. Bütün kıyafetlerim pembe. Evde de öyle her şeyim pembe. Arkadaşlarım hapislere bağlıyorlar. “Sen griden yıldın herhalde. Ondan pembe seviyorsun” diyorlar. Ama onun için yıllarca hapislerde kalmak gerekir herhalde. 3 kere girdim çıktım. Biraz kitlelere gözdağı vermek için beni içeri aldılar. Şarkı sözlerinden kim girer içeri ya!

Zaman bir şeyleri çok da değiştirmemiş demek ki. Şarkı sözlerinden dolayı müzisyenler hâlâ baskı görüyor…
Evet, o da gözdağı vermek için yapılıyor. Bakın siz de yaparsanız böyle olur demek için. Değişmiyor işte maalesef görüyorsun…

HERKES KORKU İÇİNDE

Siz geçmişi de görmüş biri olarak nasıl görüyorsunuz politik atmosferi ve sanatçıların durumunu?

Herkes korku içinde. “Gak” diyeni alıyorlar, “guk” diyeni alıyorlar. Ortam kötü. Özellikle komedyenler çok korkuyor. Eskiden komedyenler hicivle siyasileri eleştirirdi. Eskiden insanlar gülerdi böyle şeylere. Levent Kırca olsun Metin Akpınar olsun… Şimdi çocuklar itiraz ediyor, yapamıyoruz diyorlar. Metin Akpınar, Müjdat Gezen yine yapacağını yapıyor ama gençlerin ödü patlıyor.

Bu atmosferde kendinize otosansür uyguladığınız oluyor mu?

Tabii ki. “Dışarda olmak içerde olmaktan daha iyidir” der devrimciler.
Bunu en çok nasıl hissediyorsunuz? Twitter’da yazarken durduruyor musunuz kendinizi mesela?
Ben Twitter’da bir şey yazmayı bilmiyorum. Arkadaşıma söylüyorum. Yazar gibi yapıyor, yazmıyor. Bana kalsa neler yapacağım… Madem yazamıyorum bari günlüğüme yazayım diyorum. O günlük bulunursa başıma neler gelir bilmiyorum (Gülüyor).

Neyle ilgili yazmak istiyorsunuz daha çok?

Haksızlıklar var. Neler yapmıyorlar insanlara… Aslında benim yazı dilim de çok iyidir ama bu konuda tembelim.

Peki ülkenin geleceğinden umutlu musunuz?

Seçimleri umutla bekliyoruz, mesele orada. Bu ülke hiçbir zaman bu kadar açlığa düşmedi. Milyonlar aç. Bunu söylemek ayıp da değil suç da değil. Çünkü herkes aç. Daha nasıl anlatalım? Hiç bu duruma düşmemişti bu ülke, hiç!

Yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da türkülerle başarınızı ispatlamış bir sanatçısınız. Size gösterilen bu ilgiyi nasıl görüyorsunuz?

1972’de ilk yurtdışı turnesini yaptım. Batı Avrupa’da. Orada dikkat çektim zaten. Ama o zaman sosyal medya yoktu. Geliyor Alman gazetecileri röportaj yapıyor. Ama bir günlük gazete basılıyor okuyan okuyor. Hollanda’da bir sürü röportajım çıktı. İsrail’de bile ünlü oldum ben. Her gittiğim yerde basın büyük ilgi gösterdi. Ama o zamanlar orada yazılan orada kalıyordu. WOMAD Festivali’ne gittiğimde Hürriyet Gazetesi’nde ‘Selda, Türkiye’den önce AET’ye girdi’ diye yazmışlardı (Gülüyor). Çok hoştu. AET o zaman Avrupa Birliği’ydi.

Peki sizce hangi özelliğinizle dünyada dikkat çekmeyi başardınız?

76 yılında bir rock albümü yapmıştım. ‘Anadolu Folk Rock’ tazında. Yaz Gazeteci Yaz, İnce İnce Bir Kar Yağar, Mehmed Emmi hit oldu oradan. Sonra 2006’da bir İngiliz firması bunları yayımlamak üzere benimle sözleşme yaptı. 2008’de Time Dergisi’nde ‘Efsane sanatçılar’ listesine girdim ben düşünebiliyor musun? 2010’da Amerika’da Brooklynli hip-hop sanatçısı Mos Def, İnce İnce Bir Kar Yağar’ı alıp yorumlamış. O dünyayı yıktı geçti. Biraz da Mos Def’le ilgili oldu aslında. Sonra da “Yürü ya kulum” derler ya öyle oldu. Birçok festivale katıldım. Polonya’da bir festivale katıldım. 40 bin kişilik bir alan. “Selda Selda” diye tezahürat yaptılar. Ben şaşırdım. Türkiye’de alışkınız da yabancı bir ülkede duyunca şaşırdım. Benim onlara bir şekilde teşekkür etmem gerekiyor ya ne dedim biliyor musun? “Thank you amigos” (Gülüyor).

Başıma talih kuşu kondu ama bunlar hep 60’tan sonra oldu. Bunlar 40 yaşında başıma gelmiş olsaydı, daha dinamik, daha enerjik olurdum. Türkiye’de 70’in üzerinde bir adama büyük bir piyango çıktı. Adam dedi ki “Bu yaştan sonra gelen piyangoyu ben ne yapayım?” Benimki de biraz ona benzedi.

ROCKERLAR dinliyor Rock müziğin ruhunu yaşatıyor musunuz?

76’da söylemişim İnce İnce Bir Kar Yağar’ı. O kadar pis söylemişim ki. Sonradan dedim ‘Ya ben bunu niye böyle inceden söylemişim’ diye. Çok tiz. Çılgınca haykırışlar falan. Tutan da o oldu ama işte. O tiz, o parlak ses tuttu. Rock konserlerine gidiyorum çok sık. Rockerlara konser yapıyorum. Acayip ilgi görüyorum. Coşuyorlar, oynuyorlar.

Geçen günlerde Kürtçe Türküler adı altında bir albüm yayımladınız. 1991 yılında ilk Kürtçe şarkı söyleyen kişi oldum demiştiniz. Bugün bu türküleri bu albümde buluşturmak bir duruş olarak değerlendirilebilir mi?

91’de Kürtçe yasağı kalktığında Kürtlerden önce ben söyledim türküleri. Onlar 91’de cesaret edemediler. Yasağın kalktığına güvenemediler. Daha önce yasak olması çok ayıptı. Kürtçe türküleri gizli gizli dinlerdik ve ben çok üzülürdüm. Yasak kalktığı gibi söyledim. Günümüze gelirsek, Halk TV’deki Serhan Asker’de çıkmıştı. Sokak müzisyenleri Kürtçe söylediği için onlara kötü davranıyorlarmış. “Orada çalma, burada çalma” diye. Çocukları yerlerinden ediyorlarmış. Onları dinleyince üzüldüm. Birdenbire bir şimşek çaktı dedim “Ben bu çocukları da albüme katayım 3 parça yaptırayım” 10 parçalık bir albüm olsun. Şimdi onlar stüdyoya giriyor; bitirmek üzereler. Yakında toplu şekilde çıkacak.

Türküleri seçerken hassasiyetleriniz nelerdi?

Benim türkülerim çok sempatik. Sevda türküleri. Sevdiklerimi seçtim. Hepsinin Türkçeleri de çok güzel, çok anlamlı.

Pandemi nedeniyle müzisyenler için getirilen 12.00 yasağı hala sürüyor. Her şey serbestken müziğin yasak olmasını neye bağlıyorsunuz?

Bu bir saçmalık. İnsanlar, mekânlar ancak 12.00’den sonra para kazanacaklar. En azından gece 2’ye kadar uzatılmalı. Müzisyenler intihar etti, ötesi var mı? Çocuklar mahvoldular. Sendikal çalışma yok. Ayrıca devlet bu kadar mı hazırlıksız yakalanır. İnsanlar aç yahu, insaf!

Zorlu PSM’de gerçekleştirilecek konserinizde dinleyicileri nasıl bir performans bekliyor?

Çok iyi bir performans bekliyor. Senfoniyle olduğu zaman heyecanlanıyorum. İki ayrı orkestra olacak konserde. Kendi orkestrama alışığım da senfoniyle olunca biraz zor oluyor. Gerçi onlar o kadar profesyonel ki hata yapsam da onlar yakalayıp düzeltiyor.

Gazete manşetleri

Kılıçdaroğlu’ndan Uğur Dündar’a zehir zemberek sözler

CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Tarih onu affetmeyecek’ diyerek cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerinden kendisini eleştiren Sözcü yazarı Uğur Dündar’a ateş püskürdü.

14-28 Mayıs Genel Seçimlerinde cumhurbaşkanlığına aday olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhur İttifakı’nın adayı Tayyip Erdoğan’a kaybetti.

Seçimi kaybeden Kılıçdaroğlu’nun adaylığı muhalif cephede tartışmalara neden oldu.

Kılıçdaroğlu’nu eleştiren isimlerden biri de Sözcü yazarı Uğur Dündar.

Uğur Dündar, katıldığı bir televizyon programında yerel seçim sonuçlarını değerlendirirken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel seçimlerde aday olması ile muhalefetin tarihi bir fırsatı kaçırdığını vurgulayarak “Tarih onu asla affetmeyecek” dedi.

Dündar ayrıca geçtiğimiz günlerde bir köşe yazısında cumhurbaşkanlığı seçimi için ‘Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın aday gösterilmesi gerektiğini, CHP’nin ve ‘Altılı Masa’nın başındaki Kemal Kılıçdaroğlu’nun resti görmek yerine, kendi adaylığını dayattığını ve Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettiğini’ kaleme aldı.

Kılıçdaroğlu, kendisini ve Cumhurbaşkanlığı adaylığını hedef alan CHP yandaşı Sözcü yazarı Uğur Dündar’a ateş püskürdü.

Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Geçmişe ve Geleceğe Not düşelim! Sayın Uğur Dündar’a açık mektubumdur…

Sağdan soldan vatan evlatlarının idamlarıyla sonuçlanan 68 kuşağı fırtınasında gemisine dalga vurmamış Uğur Dündar, 1980 darbesinin “Bizim Uğur”u, TRT Genel Müdürü…

Bizim kuşağın onur abidelerinden Tarık Akan’ın yumruklaştığı, dürüst ve mücadeleci gençlik-kafalarında bitlerle işkencelerden geçerken-ayağına taş değmemiş, nezaket ziyaretlerinin müdavimi Uğur Dündar…

“Gün geçmiyor ki” cümlesiyle başladığı her haber programında, fonda gerilim müzikleriyle süslediği ve toplumun inanç noktalarına temas ederek 28 Şubat sürecinin alt yapısında emeği olan, iş başörtü sorununa geldiğinde; “İnadına mini etek, inadına dekolte” sloganlarına katkı sunan Uğur Dündar…

Sağlık skandalı haberi adı altında “Tesettür Faciası” başlığıyla, toplumdaki kutuplaşmanın her daim ekmeğini yiyen, fildişi kulelerinin tepesindeki konforlu alanını inşa edebilmek için büyük “fedakarlıklar” yapan, andıçların Uğur Dündar’ı…

“SİZİN ÇARKINIZ YİNE ‘ŞANLI ŞANLI’ DÖNER”

Her alanda, mevcut baskıcı iktidarın, sizin de içerisinde arkadaşlarınızın olduğu (ki bence onlar öyle sanıyor) muhalifler, davalarla, hapislerle, saldırılarla mücadele edip bedel öderken, sizin çarkınız yine “şanlı şanlı” döner Uğur Bey.

Senin de bildiğin ama hiç hoşuna gitmeyecek bir sır vereyim; Biz helalleştik… Bu ülkede, Cumhuriyet Halk Partisi’ne bırakın oy vermeyi, adını duyunca besmele çeken muhafazakârlarımızla helalleştik.

1960’lardan kalma sağ sol kavgasının kötü mirasıyla yüzleştik. Bizlere inançsız ve din düşmanı gözüyle bakan sağcı kardeşlerimizle de helalleştik…

İç Anadolu ve doğusu dahil, bırakın milletvekili çıkarmayı temsilci gönderemediğimiz şehirlerimizle konuştuk, anlaştık, helalleştik…

Darbelerle, 28 Şubatlarla, faili meçhul cinayetlerle, idamlarla yüzleştik.

Geçmişte yaşadığımız bütün travmalarımızı, öfkelerimizi, intikam duygularımızı ebediyen toprağa gömdük. Bütün farklılıklarımızı kabul ettik, sevdik ve kucaklaştık. Artık buradan size ve temsil ettiğiniz kimliğe ekmek çıkmaz!

Bunu vatanperver dostlarımızla yaptık. Başta kıymetli dostum Sayın Karamollaoğlu olmak üzere 6’lı masanın liderleri ile yaptık.

Nasıl yaptığımızı da anlatayım. Berkin Elvan’a da ağladık, Eren Bülbül’e de… Sinan Ateş ile de vurulduk, Tahir Elçi ile de… Deniz Gezmiş’le de sehpaya çıktık, Mustafa Pehlivanoğlu ile de…

Ergenekon kumpası mağdurlarına da destek olduk, suçsuz günahsız KHK mağdurları anaokulu öğretmenlerine de…

Yürüdük Uğur Bey. Hak için halk için yürüdük. Yolumuza kurşunlar bırakıldı yürüdük…Pislikler döküldü yürüdük…

“SİYASİ RÜŞVET ALDINIZ” İMASINA SUSMAM!

Terör örgütleri kuşun sıktı, linçlendik, içerisinde bulunduğumuz ev için “Yakın o evi” dediler, defalarca ölüm tehditleri ve suikastlara karşı yürüdük.

Cumhuriyet Halk Partisi çok değişti Uğur Bey. Artık toplumun büyük bölümünü öcü gibi gördüğü bir parti değil. Bakın TV programında değerli kardeşim Cemal Enginyurt, size karşı millet ittifakını ve helalleşmemizi nasıl savunuyor, siz ise nasıl da inkar ediyorsunuz.

Siz hiç değişmemişsiniz! Hala 1970’lerde, 80’lerde, 90’larda yaptığınızı yapmaya çalışıyorsunuz. Bu sefer olmaz!

Toplumun inanç ve değerleri ile siz ve temsil ettiğiniz kimliğiniz, mıknatısın iki ayrı kutbu gibisiniz. Siz Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve toplumsal barışa yaklaştıkça seçimlerde broşürlerimizi dağıtan başörtülü kardeşlerimiz, bütün kırgınlıklarını unutan Kürt kardeşlerimiz, vatanperverlik çatısı altında bütünleştiğimiz sağcı kardeşlerimiz, kısacası bu ülkenin ötekileri bizden uzaklaşıyor. Buna müsaade edemeyiz.

Belki biraz kırıcı oldu ama kusura bakmayın Uğur Bey bunlar gerçekler. Bana, canlı yayınlarda Dış devletlerin ajanı olup olmadığımı soracak kadar dengenizi yitirdiniz, ses çıkarmadım.

Şahsıma dilediğiniz kadar saldırabilirsiniz ama kardeşliğimizi dinamitlemenize müsaade etmem.

Kendi adaylığımı dayatmak için siyasi rüşvet dağıttım iddialarınıza susarım ama 6’lı masa bileşenlerine “siyasi rüşvet aldınız” imasına susmam, bu birlikteliği bozdurmam!

“TARİH KİMİ AFFEDECEK, KİMİ AFFETMEYECEK?”

Sizin tabirinizle; “Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nu 70’li yıllardan beri tanırım. Kemal Bey’in asıl işi hesap sormaktır. Devletin nice kayıp trilyonlarını, tüyü bitmemiş yetim hakkını, yurt dışından getirmiş ve hazineye irat kaydettirmiştir.” El hak doğrudur Uğur Bey. Benim asıl işim hesap sormaktır.

Büyük emeklerle ve ödenen bedellerle tesis edilen bu kardeşlik yapısına, bu toplumsal ittifaka ve bu helalleşmeye saldırmayı sürdürürseniz, milletin uygarlık yolundaki bu anlaşmaya halel getirmeye çalışırsanız, bunun hesabını sorarım.

Toplumu kutuplaştırma, ayrıştırma, partimi yeniden halktan koparma çabaları ve çalışmaları olduğunu hissettiğim zaman Uğur Bey, SİYASİ ARENADA MAKOSENLERİMİ TEKRAR GİYERİM ve bedeli ne olursa olsun bu uğurda mücadelemi veririm.”

Devamını Oku

Gazete manşetleri

Gazeteci Türkeş, Dilipak ailesinin İsrail’le ticari ilişkilerini deşifre etti

Yazar Dilipak’ın kendisinden oğlu için bir ricada bulunduğunu belirten Türkeş, muhafazakar yazarın ailesinin İsrail’le olan ticari ilişkilerini de deşifre etti.

Gazeteci Muhammed Tayyar Türkeş, muhafazakar yazar Abdurrahman Dilipak hakkında ilginç bir iddiayı sosyal medya hesabından paylaştı.

15 Temmuz sonrası röportaj yaptığı Dilipak’ın kendisinden oğlu için bir ricada bulunduğunu belirten Türkeş, muhafazakar yazarın ailesinin İsrail’le olan ticari ilişkilerini de deşifre etti.

İddiaya göre Bursa TV’de yayınlanan röportaj sonrası Dilipak, Türkeş’ten oğlunun İsrailli ortakları ile Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde girdiği bir ihale konusunda yardım istedi.

Türkeş’in paylaşımı şöyle:

İŞİ İSRAİLLİ PARTNERİMLE YAPIYORUM

“Şimdi Dilipak..

15 Temmuz sonrası Abdurrahman Dilipak ile Bursa TV olarak evinde bir röportaj gerçekleştirdik.

Bu röportaj bitiminde Bursa’dan geldiğimizi bildiği için bize Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde oğlunun bir işinin olduğunu ve halle olması için yardım etmemi istedi.

Ve ertesi gün oğlu Taha ile Beylerbeyi Mado’da buluştuk.

Nasıl yardımcı olabileceğimi sorduğumda,

Bursa Büyükşehir belediyesine sanal şehir uygulaması için teklif verdiğini kamerayla tüm şehrin Sokak sokak adım adım dolaşılacağını kaydedeceklerini isterse insanların burada Bursa’ya gelmeden sanal ortamda gezebileceklerini anlattı.

Ben de kendisine Türkiye’de böyle bir teknolojinin olmadığını bu teknolojinin hangi ülke menşeili olduğunu sordum.

O da bana, “İsrailli bir ortağım var!

Bu teknoloji İsrail’e ait ben bu işi partnerim ile beraber yapıyorum” dedi.

“Bir bakacağım” diyerek yanından ayrıldım.

Bursa’ya döndüğümde ise Bursa Büyükşehir Belediyesi’ndeki o dönem yetkili o işe bakan arkadaşla görüşerek aynen şu cümleleri söyledim. (Fehim)

“Bak” dedim “Bu Abdurrahman Dilipak Denen kişinin oğlunun kartı ve bu şirketin ortağı bir Yahudi eğer bu şirkete Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden herhangi bir iş verdiğinizi duyarsam canınızı okurum” diyerek elimden geleni yaptım.

Hikaye bu kadar..

Ne Dilipak, Ne de Elleri…”

https://x.com/tayyarturkes/status/1777640673275007384?s=46&t=36bb5QIaP8Zy2yh6yMBx_Q

Devamını Oku

Gazete manşetleri

Mustafa Sandal’dan Aleyna Tilki’ye tavsiye: Bırak dışarıyı, şarkılarına konsantre ol

Mustafa Sandal, Aleyna Tilki ve menajeri arasında yaşanan tartışma hakkında, “Bunlar her zaman olacak, onun daha çok hırslanıp, daha çok istemesi lazım” dedi.

Mustafa Sandal, son dönemde Aleyna Tilki ile menajerinin arasında yaşanan tartışma hakkındaki konuştu. Sandal, “Zaman zaman her kariyerde zorlandığın anlar olabilir. Bazı durumlarda bunları aşabilmek lazım. Sen bırak dışarıyı, şarkılara, işine konsantre ol” ifadesini kullandı.

Habertürk’ten Eren Gürel’in haberine göre, Tilki’ye tavsiyelerde bulunan Sandal, “Aleyna, çok özel bir yetenek. Zaman zaman her kariyerde zorlandığın anlar olabilir. İstemediğin yerlere sürüklendiğin anlar da olabilir. Bazı durumlarda bunları aşabilmek lazım. Kendi yeteneğine güveneceksin bence. Sen bırak dışarıyı, şarkılara, işine konsantre ol. Pozitif ol her zaman. Benim düşüncem bu yönde” dedi.

‘DAHA ÇOK HIRSLANIP, DAHA ÇOK İSTEMESİ LAZIM’

Sandal sözlerine, “Ben böyle bir zorbalığa maruz kaldıysam da umursamadım. Bana bile engel teşkil etmedi bu durumlar. Hep şarkılara konsantre oldum. Olmuşsa da teğet geçmiştir beni… Belki bizim için de haz etmeyenler olmuştur. Bunlar her zaman olacak, onun daha çok hırslanıp, daha çok istemesi lazım” diye devam etti.

Muhabirlerin, “Yılbaşı ve özel günlerde sahnede oluyorsunuz. Bir özel günü evde geçirmek ister misiniz?” sorusuna yanıt veren Sandal, “Bizim işimiz bu. Nasıl ki hemşire, doktor işinin başında oluyorsa biz de sahnede olmak zorundayız. Özel günlere benim bakış açım biraz farklı. Hayat ile olan ilişkim, sağlıklı olduğum her gün aslında özel gün. Çocuklarınla olduğun bir günde pozitif bir gün geçirebiliyorsan zaten özel gün diyebiliriz buna. Ben öyle bakmıyorum hayata yani… Hayata her adımımı attığım gün, her sabaha uyandığım gün özel bir gün aslında…” ifadelerini kullandı.

‘TAMAMEN NEGATİF ENERJİLERDEN ARINMIŞ BİR YIL OLSUN’
2023 yılını da değerlendiren Mustafa Sandal, “2024 ülkemize ve bütün dünyaya güzel enerjiler getirsin. Duyduğumuz abuk sabuk şeyler inşallah olmaz. Ben tamamen negatif enerjilerden arınmış bir yıl olsun istiyorum. 2023’te çok kötü günler yaşadık. Deprem canımızı çok yaktı. Birlikte kenetlenip, pozitif şeyler yaşamaya ihtiyacımız var” dedi.

Devamını Oku
Gazete manşetleri1 ay önce

Kılıçdaroğlu’ndan Uğur Dündar’a zehir zemberek sözler

CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Tarih onu affetmeyecek’ diyerek cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerinden kendisini eleştiren Sözcü yazarı Uğur Dündar’a ateş...

Gazete manşetleri1 ay önce

Gazeteci Türkeş, Dilipak ailesinin İsrail’le ticari ilişkilerini deşifre etti

Yazar Dilipak’ın kendisinden oğlu için bir ricada bulunduğunu belirten Türkeş, muhafazakar yazarın ailesinin İsrail’le olan ticari ilişkilerini de deşifre etti....

Gazete manşetleri6 ay önce

Mustafa Sandal’dan Aleyna Tilki’ye tavsiye: Bırak dışarıyı, şarkılarına konsantre ol

Mustafa Sandal, Aleyna Tilki ve menajeri arasında yaşanan tartışma hakkında, “Bunlar her zaman olacak, onun daha çok hırslanıp, daha çok...

Gazete manşetleri8 ay önce

Metin Uca trafik kazası geçirdi. Bir hafta yoğun bakımda tedavi görecek

Televizyon programcısı ve sunucusu Metin Uca trafik kazası geçirdi. Uca’nın sosyal medya hesabından “Kartal Lütfi Kırdar Eğitim Araştırma Hastanesi Nöroloji...

Gazete manşetleri8 ay önce

Şarkıcı Banu Parlak serbest bırakıldı

Kooperatif dolandırıcılığıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şarkıcı ve sosyal medya fenomeni Banu Parlak, çıkarıldığı adli makamlarca serbest bırakıldı....

Gazete manşetleri8 ay önce

Gazeteci Cengiz Erdinç, yurtdışı yasağı konularak serbest bırakıldıv

Gözaltına alınan gazeteci Cengiz Erdinç, yurtdışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında...

Gazete manşetleri10 ay önce

Canlı yayında küfür eden Serdar Ortaç açıkladı: 2 şişe alkol, 10 tane ilaç içmiştim

Serdar Ortaç TikTok’a küfür etme nedenini açıkladı. Sinir krizi geçirdiğini öne süren Ortaç, “TikTok’u ben nasıl kapatacağım abi? Onu devlet...

Gazete manşetleri10 ay önce

Siyasete gireceğini söylemişti: Hakan Peker ilk hamlesini yaptı

Bir dönemin popüler şarkıcılarından Hakan Peker, siyasete gireceği yönündeki açıklamasının ardından ilk hamlesini yaptı. Safranbolu Belediye Başkanı olmak isteyen Peker,...

Gazete manşetleri10 ay önce

TV programında evinin yenilendiğini gören ev sahibi mahkemeye gitti

Kiracı olan diş hekimliği öğrencisi, bir TV programıyla görüşüp oturduğu evi baştan aşağı değiştirtti. Program TV’de yayınlanınca ev sahibi evdeki...

Gazete manşetleri10 ay önce

Demirören Medya Grubu hakkında yeni iddia: Yurtdışı ofisleri kapatıldı

Bir süredir küçülme haberleriyle gündeme gelen Demirören grubunda Brüksel, Washington ve Atina bürolarının kapatıldığı iddia edildi. Medyaspot’un haberine göre; bulundukları...

Gazete manşetleri10 ay önce

1 günlük yayın yönetmenliği yapan Celalettin Can tutuklandı

Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışma çerçevesinde 1 günlük yayın yönetmenliği yapan Celalettin Can’ın tutuklandığı bildirildi. 78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can,...

Gazete manşetleri10 ay önce

İddia: TRT, bikinili fotoğrafı sonrası Leyla Tanlar’ı diziden çıkardı

TRT’nin yeni dönem dizisi ‘Selahaddin Eyyubi’de yer alan Leyla Tanlar’ın sosyal medyada paylaştığı bikinili fotoğrafı sonrası kadrodan çıkarıldığı öne sürüldü....

Gazete manşetleri10 ay önce

Gazeteci Gökhan Özbek gözaltına alındı

Gazeteci Gökhan Özbek, sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunarak gözaltına alındığını duyurdu. 23 Derece haber sitesinin sahibi gazeteci Gökhan Özbek,...

Gazete manşetleri10 ay önce

Oğuzhan Uğur ve Robot Sophia arasındaki diyalog sosyal medyada gündem oldu

Dünyada vatandaşlığa kabul edilen ilk robot olan Sophia, Oğuzhan Uğur’un sunduğu ‘Mevzular Açık Mikrofon’ programına katıldı. Programın tanıtım videosundaki diyaloglar,...

Gazete manşetleri10 ay önce

TRT ABD’de vatandaşın parasını kimler için çarçur ediyor ?

ABD’de şirketleşen ‘TRT Amerika Inc’ Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun yaptığı harcamalar dudak uçuklatıyor. TRT-USA’ya her yıl milyonlarca dolar akıtılırken sadece...

Gazete manşetleri10 ay önce

Şebnem Paker müzik öğretmeni olarak Milas’a atandı

Eurovision Müzik Yarışması’nda üçüncülük elde eden Şebnem Paker, Milas’taki Kırcağız Ortaokulu’na müzik öğretmeni olarak atandı. 1997 yılında İrlanda’nın Dublin kentinde...

Gazete manşetleri10 ay önce

Kibariye, sahneden Erdoğan çiftine seslendi: Götürdük malları valla

Kibariye, sahneden Erdoğan çiftine seslendi: Götürdük malları vallahttps://t.co/izJ9wAIkwM pic.twitter.com/TGAenBaGxh — BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi) August 24, 2023 AKP’nin 22. Kuruluş Yıldönümü...

Gazete manşetleri10 ay önce

Serdar Ortaç: Namaza başlayacağım ama zamanı değil, 60’larda

Ünlü şarkıcı Serdar Ortaç, “Namaza başlayacağım ama zamanı değil, 60’larda” dedi. Ortaç ayrıca, köye yerleşeceğini ve son bir veda turnesi...

Gazete manşetleri10 ay önce

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’den Ahmet Altan ve Osman Kavala mesajı

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, sürgün temalı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, hapse atılan gazeteci ve aydınlar arasında Ahmet Altan ve Osman...

Gazete manşetleri10 ay önce

Ödül alan kadın gazeteciyi hedef alan Karakaş’a İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nden tepki

Bir radyo programında gazeteci Çağla Geniş’i hedef alan açıklamalar yapan Murat Karakaş’a İzmir Gazeteciler Cemiyet tepki gösterdi. Cemiyet tarafından yapılan...

Öne Çıkanlar

Copyright © 2019 Medyatrend. Tüm Hakları Saklıdır.