Bizi Takip Edin

Analiz

Kirli pazarlıkların suç ortağı Rıdvan Dilmen!

Türkiye’de asgari ücretin 8 bin TL olduğunu sanan futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen’in TRT’den yıllık 8,5 milyon TL aldığı iddia edildi. Dilmen cidden böyle bir para alıyor mu? Bilmiyoruz. TRT ne kadar ücret ödediğini açıklamadı. Gerçi TRT bir açıklama yapmış olsa da, verdiği bilginin doğru olup olmayacağını da bilemeyiz. Neyse, yazımızın konusu Rıdvan Dilmen in TRT’den aldığı para değil.

Benim merak ettiğim başka bir şey var.

BİR SPOR YORUMCUSU İLE CUMHURBAŞKANI NEDEN BU KADAR SIK GÖRÜŞÜR Kİ?

Basında sürekli olarak AKP Genel Başkanı Erdoğan ile futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen’in basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdiği haberlerini okuyoruz.

“Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen ile görüştü.”
“Erdogan, Dolmabahçe çalışma ofisinde futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen ile basına kapalı görüştü.”
“Erdoğan, Kısıklı’da bir restoranda futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen ile görüştü.”

Ülkenin cumhurbaşkanı, bir spor yorumcusu ile hangi konu nedeniyle bu kadar sık görüşür ki?

TELEKULAK NEDENİYLE GÖZALTINA ALININCA ORGANİZE ŞUBEYİ ZİYARET ETMEYE BAŞLADI

Rıdvan Dilmen’i ilk olarak 2010 yılında İstanbul Organize Şube tarafından gözaltına alınması nedeniyle tanımıştım. İstanbul’da bir suç örgütü yasa dışı telefon dinlemesi yapıyor, tanınmış ve zengin bir çok kişi de para karşılığında bu örgüte istedikleri kişilerin telefonlarını dinlettiriyordu. Dilmen de bu örgütten, NTV de bilikte çalıştığı N.Y. isimli kadının telefonlarının dinlemesini istemişti. Dilmen bu operasyon nedeniyle gözaltına alındıktan sonra Organize Şube’yi belirli aralıklarla ziyaret etmeye başlamıştı. Her ne kadar bu ziyaretlerine bir anlam veremesek de, polise yakın olmak istediği belliydi. Dilmen’in Organize Sube’ye yaptığı ziyaretler 3 Temmuz 2011 şike operasyonu sürecinde de devam etti.

DİLMEN, ŞİKE ŞÜRECİNDE ERDOĞAN İLE AZİZ YILDIRIM ARASINDA PAZARLIĞI YÜRÜTÜYORDU

3 Temmuz 2011 tarihinde organize şube tarafından şike operasyonu yapılmış; Aziz Yıldırım dahil birçok futbolcu, teknik adam ve yönetici gözaltına alınmıştı ve operasyon neticesinde Yıldırım tutuklanmıştı. Aziz Yıldırım tutuklandıktan sonra, Rıdvan Dilmen hem dönemin Başbakanı Erdoğan’ı ziyaret ediyor hem de Metris Cezaevi’ne giderek Yıldırım ile görüşüyordu. Hatta cezaevi kayıtlarına göre Dilmen, Aziz Yıldırım’ı cezaevinde bulunduğu bir yıllık süre zarfında tam 64 kez ziyaret etmiş görünüyordu. Yani bu durum Dilmen’in, Yıldırım’ı her hafta, bazen haftada iki kere ziyaret ettiği anlamına geliyordu. Dilmen, bu ziyaretler esnasında Organize Şube’ye de geliyordu.

Dilmen, şike operasyonu sonrasında Organize Şube’ye yaptığı bir ziyaretinde Aziz Yıldırım’ın yakında cezaevinden çıkacağını söylemişti. Doğrusu odada bulunanlar olarak bu durum bize pek inandırıcı gelmemişti. Zira yasaya göre şike suçunun cezası beş ile on iki yıl arasında hapis cezası olarak öngörülüyordu. Bu nedenle bu kadar ağır cezalar ile yargılanan birisinin kısa sürede cezaevinden çıkması hukuki açıdan mümkün değildi.

Rıdvan Dilmen, bizim şaşkınlığımızı gördükten sonra, Aziz Yıldırım ile Erdoğan arasında bir pazarlık olduğunu ve bu pazarlığa kendisinin aracılık ettiğini söyledi. Pazarlığa göre, Erdoğan şikeye ağır cezalar öngören yasayı değiştirip Aziz Yıldırım’ın cezaevinden çıkmasını sağlayacak, Yıldırım da buna karşılık Fenerbahçe başkanlığını bırakıp tekrar aday olmayacaktı. Ancak ilk bakışta ben şahsen buna da ihtimal vermemiştim.

ŞİKE OPERASYONUNA DESTEK VEREN ERDOĞAN YILDIRIM İLE PAZARLIĞA GİRDİ

Çünkü 3 Temmuz şike operasyonu öncesinde dosyanın içeriği konusunda ayrıntılı bir bilgi notu Başbakana iletilmek uzere bizzat tarafımca hazırlanmıştı. Bu bilgi notu da donemin il emniyet müdürü Hüseyin Çapkın tarafından Başbakan Erdoğan’a iletilmişti. Hatta il emniyet müdürü Hüseyin Çapkın, başbakanın “arkadaşların gözlerinden öperim, bu soruşturma nereye kadar gidiyorsa, sonuna kadar gitsinler, hepsini tebrik ediyorum” dediğini bize iletmişti. Sike soruşturması nedeniyle bize bu mesaji gönderen aynı Başbakanın, diğer taraftan Aziz Yıldırım ile kirli bir pazarlık içerisine girmiş olacağına doğrusu pek inanmamıştım. Ancak Rıdvan Dilmen tam da bunu söylüyordu.

İlerleyen tarihlerde cidden de 6222 sayılı şike yasası Başbakan Erdoğan’ın öncülüğünde değiştirildi. Bu yasa değişikliği sayesinde Aziz Yıldırım cezaevinden tahliye oldu. Hatta dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yasanın sadece bir kişiyi kurtarmaya yönelik özel olarak hazırlandığını belirterek yasa değişikliğini veto etti. Ancak değişiklik meclisten tekrar aynen geçerek yasalaştı. Bu yasa değişikliği, hukukun sadece güçsüz ve garibana uygulandığı, güçlünün ise cezalardan muaf olduğu bir dünyada yaşadığımızın delili olarak tarihte yerini aldı. Dilmen, Erdoğan ile Yıldırım arasındaki bu kirli pazarlığı yürüten isim olarak, Türkiye tarihinin en büyük şike dosyasının üzerini kapatmış oldu.

Ancak Aziz Yıldırım cezaevinden çıktıktan sonra Erdoğan ile vardığı anlaşmaya sadık kalmadı. Yıldırım, Fenerbahçe başkanlığını bırakmadı ve tekrar aday oldu. Rıdvan Dilmen organize subeye yaptıgı ziyarette Erdoğan’ın bu duruma çok kızdığını, kendisinin de arada kaldığını anlattı. Hatta 17-25 Aralık sureci sonrasında basına yansıyan, Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında gecen telefon görüşmelerinde Erdoğan’ın Yıldırım karşısında başkanlığa aday olan Mehmet Ali Aydınlar’ı desteklediği ve Yıldırım’ın seçimi kaybetmesi için uğraştığı görüldü.

AZİZ YILDIRIM’A YENİDEN YARGILAMA, RIDVAN DİLMEN’İN ERDOĞAN’I ZİYARETİNİN ÜRÜNÜ

Aziz Yıldırım yasa değişikliği sayesinde ağır cezalardan kurtulmuş olsa da, yargılama sonucunda 6 yıl hapis cezasına carptırıldı. Bu ceza ise Yargıtay tarafından 2014 yılı ocak ayında onandı. Yani Yıldırım’ın 2 yıl daha cezaevinde yatması gerekiyordu. Ancak Yıldırım, cezası onanmadan kısa süre önce Fransa’ya kaçmıştı. İşte tam bu süreçte Rıdvan Dilmen ile Fenerbahçe asbaşkanı Mahmut Uslu’nun Başbakan’ı ziyaret ettiği basına yansıdı. Bu görüşmeler sonrasında Aziz Yıldırım özel uçakla Fransa’dan Türkiye’ye dönerek, tam anlamıyla fake bir gövde gösterisi yaptı. Yıldırım’ 6 yıl kesinleşmiş hapis cezası olmasına rağmen, havalimanından elini kolunu sallayarak Türkiye’ye girdi. Yeniden yargılama kararı çıkana kadar yaklaşık 5 ay boyunca görüldüğü yerde yakalanıp cezaevine konulması gerekirken, serbestçe dolaştı. Bunun nasıl mümkün olduğunu ise Mahmut Uslu bir maç çıkışı yaptığı açıklamada ağzından kaçırdı. Mahmut Uslu, Yıldırım Türkiye’ye dönmeden önce Başbakan Erdoğan’ın yeniden yargılama sözü verdiğini açıkladı. Yani Yıldırım, cezası onaylanmadan önce Fransa’ya kaçmış, Erdoğan yeniden yargılama sözü verince de Türkiye’ye dönmüştü. Ve sonuçta Yıldırım, 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları sonrasında yapılan yasa değişiklikleri bahane gösterilerek yeniden yargılandı ve beraat etti. Ancak beraat kararı halen Yargıtay tarafından onanmadı.

İşte bu kirli pazarlıkları yürüten ve Türkiye tarihinin en büyük şike operasyonunun üzerinin kapatılmasına aracılık eden kişi olan Rıdvan Dilmen, değil 8,5 milyon TL, 1 TL bile alsa, devlet televizyonunda futbol yorumcusu olarak ekranlara çıkarılmamalıdır.

Yazı: Soner Koç, Kronos

https://kronos34.news/tr/cumhurbaskani-erdogan-ridvan-dilmenle-neden-bu-kadar-sik-gorusur-ki/

Analiz

Cüneyt Özdemir’in Pelikan itirafları ve gazeteciliği: Herkes yesin, bulaşmıyorum

Cüneyt Özdemir, Sezgin Baran Korkmaz’la ilişkisi hakkında, Hilal Kaplan’ın sorularına cevap verirken, bugüne kadar kapağını bile açmadığı Pelikancılar konusunu gündeme getirdi.
Hilal Kaplan’ı ve Pelikancıların lideri olan Serhat Albayrak’ı isim vermeden tehdit etti, “Pelikancıların belgeselini çekeceğim” dedi.
“Her gün 10 milyon insan bizi izliyor” şeklindeki sözleriyle dışa vurduğu “güç”ten aldığı destekle olacak, “Pelikancıları Erdoğan koruyup kolluyor” ifadelerini de kullandı.

Medyatrend’de dün yayınlanan haber-analizde Özdemir’in savunmasına ve suçlamalarına geniş bir şekilde yer verdim.

Bugün, Özdemir’in suçlamalarının perde arkasını, anlamını ve itiraflarını analiz etmeye çalışacağım.
Cüneyt Özdemir, Pelikan çetesine dair bugüne kadar medyaya en sert çıkışı yaptı ve en net suçlamaları yöneltti.

Pelikancıların Ahmet Davuoğlu’nu başbakanlıktan devirdiğini, para kaynaklarının belli olmadığını, ballı börekli yönetim kurulu üyeliklerine atandıklarını, troll orduları olduğunu ve Erdoğan tarafından korunup kollandıklarını belirtti.

İyi de, Pelikancılar yeni zuhur etmiş bir örgüt değil ki!

Ahmet Davutoğlu’nu başbakanlıktan devireli 6 buçuk yıl oldu. Evveli de var. Özdemir’in bahsettiği medya siteleri ile neler yaptıkları da biliniyor.

A Haber’i kara propaganda merkezi olarak kullanıp kimlerin hayatını altüst ettikleri ve hatta ölümüne neden oldukları hemen herkesin malumu.

Sen ki 32 yıllık gazetecisin, televizyoncusun; Pelikancıları gündeme getirmek için neden 7-8 yıl bekledin Cüneyt Özdemir?

İlla Hilal Kaplan’ın ya da bir Pelikancının sana “bulaşması” mı gerekiyor du?
Evet, öyle gerekiyordu, çünkü sadece kendi menfaatine odaklı bir insansın. Sana dokunmayan yılana “bin yaşa” diyenlerdensin.

Aslında o zihniyet sana dokunmuştu kısmen.

30 Mart seçimlerine kadar CNN Türk’teki 5N 1K’da yaptığın yayınlar nedeniyle, kara listeye girmiştin.

Bu yüzden yurt dışına çıkmış ve uzun süre de Türkiye’ye geri dönememiştin.

Pelikancıların kara listesinden çıkmayı nasıl başardın Cüneyt Özdemir?

Medyanın Saraya iliştirilmiş troykasını oluşturduğunuz Soner Yalçın ve Nedim Şener kankaların mı yardım etti? Aranızı onlar mı buldu?

Aslında kimsenin bir tespitte bulunmasına gerek yok.
Nasıl bir insan, ne menem bir gazeteci olduğunu sen kendin itiraf ettin Hilal Kaplan’la atışmanda.
“Ben bulaşmıyorum Hilal Kaplan’a. Herkesin yesin. Herkes kendi dünyasında gidiyor. Al yönetim kurulu üyeliği senin olsun. Al köşe yazarlığı senin olsun. Madem Hilal Kaplan bizim sulara geliyor. Bizi zan altında bırakıyor. O zaman biz de soralım Hilal’e” şeklindeki sözlerinle karakterini kendin ifşa ettin.

Herkes yesin, devleti gücü nispetinde hortumlasın, çalsın çırpsın, sen bulaşma!

Ta ki “b.k çukuru” olarak tanımladığı Pelikancılardan biri senin sularına girene kadar!
Nasıl bir gazetecisin, nasıl bir insansın sen?

Bugüne kadar, Gezi Parkı eylemleri gecesi, CNN Türk’ün yayınladığı “Pelikan belgeseli” konseptinde yayın yapıyordun;
Şimdi ise Pelikancıları ve liderleri Serhat Albayrak’ı, senin üzerine daha fazla gelmesinler diye “Pelikancılar belgeseli” yapmakla tehdit ediyorsun.
Madem böyle bir pislik bir çukur var, madem medyada senin ifadenle b.ka bulaşmayan yok; neden namuslu gazeteciliğin gereğini yapıp pisliği ifşa etmedin bugüne kadar?
Etmiyorsun, edemezsin!
Çünkü sen de…
Cüneyt Özdemir’in ifşaat ve itiraflarına dair analize yarın devam edeceğim. Zarflar var, TRT’de koltuk peşkeşleri var, Hilal Kaplan’ın Özdemir’e saldırmasının sebebi var ve önemli bir çok detay var.
Hepsini bir yazıda kısaca dile getirip tüketmek istemiyorum.
Nasipse yarın görüşmek ümidiyle…

Devamını Oku

Analiz

Cüneyt Özdemir, Hilal Kaplan’a fena saydırdı; “Pelikan yapısını Erdoğan koruyor” dedi, itiraflarda da bulundu

Cüneyt Özdemir, kendisine ait Youtube kanalında Serhat Albayrak’ın başında olduğu Pelikan grubuna dair çok ilginç açıklamalarda ve suçlamalarda bulundu.

Hilal Kaplan, Sabah’taki köşe yazısında Özdemir’in Sezgin Baran Korkmaz’la ilişkili olduğunu olduğunu iddia etmiş ve Özdemir’den açıklama yapmasını istemişti.

Özdemir’in Hilal Kaplan’a cevabı çok sert oldu. Özdemir cevap vermekle de kalmadı, Pelikan çetesi dosyasını açtı.

BİR BAŞBAKANI DEVİRMEK NASIL BİR ŞEY

Hilal Kaplan’a şu sözlerle seslendi Özdemir: “Gel Hilal’ciğim oturalım, bir konuşalım; bir başbakanı devirmek nasıl bir şey? Bir başbakanı devirecek bir yalıda oturmak nasıl bir duygu? Bunları sormamız lazım, bir noktada konuşacağız, hep rafa kaldırılacak değiller. Sen bu Pelikan yapısının neresindesin? Bu Pelikan yapısı nedir gerçekten siyasette? AK Parti’nin içindeki bu Pelikancılar nedir abicim? Köşe yazarlığından yalı sahibi olan insanlar var. Yalıda oturup ofis yapan insanlar var. Nasıl oluyor? Bu değirmenin suyu nereden geliyor. Abicim ne kesiyorsunuz? Bu koçlar nasıl yeniyor? Madem Hilal bize soruyor, bizim de Hilal’e bunları sormamız için bir hak doğuyor.”

ERDOĞAN, PELİKANCILARI KORUYUP KOLLUYOR

Özdemir, Pelikan çetesini Erdoğan’ın koruyup kolladığını belirtti ve bir belgesel hazırlayacaklarını şu ifadelerle duyurdu: “Bence şu Pelikan üzerine bir belgesel yapmalıyız. Bizim ekibe söyleyelim. Çok güzel bir şey. Kuruluşu, yaşama şekli, üyeleri, ballı börekli yönetim kurulu üyeliklerine gelmeleri, bir yalıdan Türk siyasetini nasıl yönlendirdikleri; bir yandan trol orduları konuşuluyor. Bunları konuşmalıyız. Madem medyada birileri birilerine hesap soruyor, bunları da sormalıyız. Sorulacak tabiki. Bunlar çıkmayacak mı sanıyorsunuz? Şimdi çıkmıyor, çünkü Erdoğan’ın arkasına saklanıyorlar. Erdoğan da ‘Bunlar bizi destekliyor’ diye koruyup kolluyor. Çok da yetenekli oldukları için değil.”

PELİKAN ÇETESİ İÇİN “B.K ÇUKURU” DEDİ

Özdemir, Pelikan çetesi için “b.k çukuru” benzetmesini yaptı. Hilal Kaplan’a da şöyle seslendi: “Madem bizi b.k çukuruna çekmeye çalışıyorsunuz, o b.k çukurunun da (Pelikancılar) biz belgeselini yapacağız, merak etmeyin. Şu Pelikan hikayesi yakın siyasette, hani Ahmet Davutoğlu anlatacağım anlatacağım deyip anlatmıyor ya. Kardeşim bu Pelikan yalısının değirmeninin suyu nereden geliyor? Soran yok şimdi. Ama bir gün sorarlar bu adamlara da elbette. ‘Siz ne kadar güçlüsünüz ki bir başbakanı koltuğundan ediyorsunuz?’ diye sormazlar mı? Bence sorarlar bir gün. En azından biz bu soruları ortaya bırakalım şimdi. Hilal’ciğim madem böyle helalleşiyoruz, konuşuyoruz; anlat bakalım bize şu hikayeyi, nasıl oluyor?”

“SİZE ZARFLA PARA YOLLAYALIM” DEDİLER

Özdemir programın bir kısmında Hilal Kaplan’a cevabi nitelikte, kariyeri ile ilgili açıklamalarda ve hatta itiraflarda bulundu. “AK Parti’nin en değer verdiği yer” dediği TRT’nin yöneticilerinin 5 kez genel yayın yönetmenliği, anormallik ve haber dairesi başkanlığı için teklif aldığını açıkladı. Bu teklifleri kabul etmediğini belirterek, şunları söyledi: “‘Sizin kanala biz ortak olalım. Kanala para verelim’ dediler. ‘İstemiyorum’ dedim. ‘Size zarflarla para yollayalım’ dediler. Abicim biz zarf marf istemiyoruz. Biz de yok o. Bütün medya dünyasında böyle, biliyorum. Zarflarla işliyor. Bu pisliğin bir parçası oldukları için herkesi bu pisliğin içinde zannediyorlar.”

HERKES YESİN, BULAŞMIYORUM

Hilal Kaplan ve benzerlerine “bulaşmadığını” anlatan Özdemir, ileride utançla hatırlayacağı şu ifadeleri kullandı: “Ben bulaşmıyorum Hilal Kaplan’a. Herkesin yesin. Herkes kendi dünyasında gidiyor. Al yönetim kurulu üyeliği senin olsun. Al köşe yazarlığı senin olsun. Madem Hilal Kaplan bizim sulara geliyor. Bizi zan altında bırakıyor. O zaman biz de soralım Hilal’e.”

YAZSANA ERSOY DEDE’Yİ

Özdemir, Sezgin Baran Korkmaz’dan para alanlar listesinde TRT’nin anchormani Ersoy Dede’nin de olduğunu belirterek Hilal Kaplan’a şunları söyledi: “TRT’nin yönetim kurulu üyesi olarak sorsana bunu. Hilal Kaplan, Ersoy Dede’yi pas geçiyor, o listeden yokum, beni zan altında bırakıyor. Yazsana kardeşim Ersoy Dede’yi.” Hilal Kaplan’ı da şöyle tanımladı Özdemir: “Hilal Kaplan, Erdoğan’ın gözdesi bir insan. Erdoğan’ın arkasına saklanan bir köşe yazarı. TRT’de ballı maaş alıyor. Hilal Kaplan’ın televizyon tecrübesi var mı? Sıfır.”

Cüneyt Özdemir’in programda söylediği sözleri ve Pelikancılara yönelik suçlamaları geniş bir şekilde özetledim. Özellikle geniş özet yaptım, çünkü tarihe not düşmek istedim. Her satırın arama motorlarında kayda girmesinin doğru olacağını düşündüm.

Cüneyt Özdemir’in Pelikancılara yönelik suçlamalarının ve itiraflarının perde arkasını, bunların ne anlama geldiğini ve Özdemir’in Pelikancıları neden tehdit ettiğini, bir sonraki yazımda analiz etmeye çalışacağım.

İleride, Erdoğan diktatörlüğünde medyanın işleyişinin nasıl olduğunu araştıracak olanlar, Özdemir’in ifşaatlarını ve itiraflarını özellikle izlemeli.

Devamını Oku

Analiz

Ahmet Hakan’dan Demet Akalın’a : Söz konusu olan paçozluk olunca sınır mınır hak getire

Demet Akalın‘ın sahnede bir garsonun kafasından aşağı şampanya boşaltmasına tepkiler sürüyor. Hürriyet gazetesi köşe yazarı Ahmet Hakan konuyu köşesine taşıdı. Ahmet Hakan olayla ilgili Demet Akalın‘a sert eleştirilerde bulunarak, “Söz konusu olan paçozluk olunca sınır mınır hak getire” ifadelerini kullandı.

İşte Ahmet Hakan‘ın bugünkü köşe yazısından ilgili bölüm:

“Her şeyin bir sınırı olmalı değil mi?
Ama söz konusu olan paçozluk olunca sınır mınır hak getire.
*
Olay şu:
*
Demet Akalın’a bir garson sahnede şampanya getiriyor. Şampanyayı beğenmeyen Demet Akalın, şampanyayı garsonun kafasından aşağı döküyor.

Demet Akalın‘ın başından aşağı şampanya döktüğü kişi konuştu: Onur duydumDemet Akalın’ın başından aşağı şampanya döktüğü kişi konuştu: Onur duydumMagazin

*
Tepkiler üzerine…

Hem Demet Akalın hem de söz konusu garson…

“Ne var canım bunda? Bu bir şaka. Bu bir espri. Yıllardır gece aleminde böyle yapılır. Müşteriler o şampanyayı garsonların kafasına dökülmesi için gönderiyorlar”
tarzı açıklamalar yaptı.
*
Demek ki meselesinin temelinde…
Garsonun kafasına şampanya dökülmesini bir gelenek haline getiren ve bu pespayelikten keyif alan bir paçozluk yatıyor.
*
Demet Akalın, tepki çeken olayın perde arkasını anlattı: Dökmemi gurbetçi müşteriler istiyor Demet Akalın, tepki çeken olayın perde arkasını anlattı: Dökmemi gurbetçi müşteriler istiyorMagazin
Bu paçozluk en büyük gücünü ise…

“Adı batsın böyle eğlencenin. Herkes yapsa bile ben bu paçozluğa ortak olamam. Böyle bir pespayelikle eğlenilir mi? Kendinize gelin” demeyen…

Sanatçı ve garsonlardan alıyor.”

Devamını Oku
Gazete manşetleri46 dakika önce

TELE1’de zam krizi ! Gazeteciler işten ayrıldı !

Tele 1 TV’de zam krizi yaşandı. Birçok muhabir, kameraman ve editör yapılan artışın ardından ayrılık kararı aldı. Asgari ücretin iyileştirilmesinin...

Diğer3 saat önce

Gazetecilere zarflarla para dağıtan AKP’liler kim? Cüneyt Özdemir açıklamak zorunda

Cüneyt Özdemir’in Sezgin Baran Korkmaz’la görüşmeleri üzerinden kendisine sataşan Hilal Kaplan’a yönelik açıklamalarında dikkat çeken çok önemli bir detay var....

Gazete manşetleri6 saat önce

Fazıl Say’dan İmamoğlu’na Nagehan Alçı tepkisi: Alay mı ediliyor bizlerle?

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun Habertürk yazarı Nagehan Alçı‘ya röportaj vermesine tepki gösteren Fazıl Say, “CHP, İmamoğlu’nu aday filan asla göstermemeli....

Gazete manşetleri1 gün önce

Devlet Bahçeli, Hakan Ural’a ” Hayırlı olsun ” mesajı !

Kanal D’nin, hafta içi her gün canlı yayınla ekrana gelen, sunuculuğunu Hakan Ural ile Nur Tuğba Namlı’nın yaptığı programı “Neler...

Gazete manşetleri1 gün önce

Sevilay Yılman’ı şok eden sözler: Yargılanacaksın!

Gazeteci Güler Kömürcü ve Habertürk yazarı Sevilay Yılman twitter’da birbirine girdi. Habertürk yazarı Sevilay Yılman, günler önce “Başıboş köpekler uyutulmalı”...

Analiz1 gün önce

Cüneyt Özdemir’in Pelikan itirafları ve gazeteciliği: Herkes yesin, bulaşmıyorum

Cüneyt Özdemir, Sezgin Baran Korkmaz’la ilişkisi hakkında, Hilal Kaplan’ın sorularına cevap verirken, bugüne kadar kapağını bile açmadığı Pelikancılar konusunu gündeme...

Gazete manşetleri1 gün önce

Enver Aysever ile Şaban Sevinç arasında polemik! “Başına taş düşsün emi”

BizimTv Genel Yayın Yönetmeni Şaban Sevinç, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla, gazeteci Enver Aysever’in “Deniz Baykal yıllarca Alevilerin üzerinde tepinerek genel...

Gazete manşetleri2 gün önce

Henri Barkey: Aslı Aydıntaşbaş, yemek yediğimizi reddettiği ve hakkımda konuştuğu için açıklama yaptım

Gezi davasında ağırlaştırmış müebbet hapis cezası alan iş insanı Osman Kavala‘ya “casusluk” suçlaması yöneltilmesine gerekçe olarak gösterilen akşam yemeğinde beraber...

Analiz2 gün önce

Cüneyt Özdemir, Hilal Kaplan’a fena saydırdı; “Pelikan yapısını Erdoğan koruyor” dedi, itiraflarda da bulundu

Cüneyt Özdemir, kendisine ait Youtube kanalında Serhat Albayrak’ın başında olduğu Pelikan grubuna dair çok ilginç açıklamalarda ve suçlamalarda bulundu. Hilal...

Gazete manşetleri2 gün önce

Engin Ardıç’tan Ertuğrul Özkök’e tehdit

Sabah yazarı Engin Ardıç “Yalıkavak cinayeti” başlıklı bugünkü yazısında Gazeteci Yazar Ertuğrul Özkök‘ü hedef aldı. Hayatında bir kez 20 yıl...

Diğer2 gün önce

Justin Bieber’dan Şemdinlili Sofi Ömer videosu

Şarkıcı Justin Bieber, Instagram hesabından Şemdinlili Sofi Ömer’in halay videosunu paylaştı. Kanadalı şarkıcı Justin Bieber, sosyal medya hesabından Şemdinlili Sofi...

Gazete manşetleri3 gün önce

Enginyurt ve koruması Latif Şimşek’e saldırdı

Demokrat Partili Cemal Enginyurt, Gazeteci Latif Şimşek ile katıldığı bir programda tartışma yaşadı. Gerilim sonrası Enginyurt, Şimşek’in üzerine yürüdü. Yayına...

Gazete manşetleri3 gün önce

Henri Barkey, yemek yediği gazeteciyi açıkladı

Eski CIA Danışmanı Henri Barkey, 18 Temmuz 2016’da Karaköy’de yemek yediği kişinin Osman Kavala olmadığını, gazeteci Aslı Aydıntaşbaş olduğunu açıkladı....

Gazete manşetleri3 gün önce

Cemal Enginyurt ve Latif Şimşek canlı yayında birbirine girdi!

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt ile gazeteci Latif Şimşek canlı yayında birbirine girdi. TV 100‘de...

Gazete manşetleri4 gün önce

Hollywood yıldızlarının Türkiye’deki sesiydi: Sungun Babacan hayatını kaybetti

Usta seslendirme sanatçısı Sungun Babacan hayatını kaybetti. Babacan dünyaca ünlü birçok aktöre sesiyle hayat vermişti. 63 yaşında hayatını kaybeden Babacan,...

Diğer4 gün önce

Türk tiyatro oyuncusu Semih Sergen, hayatını kaybetti

Türk tiyatro oyuncusu, yönetmeni, sinema ve dizi oyuncusu, oyun ve şiir yazarı Semih Sergen, vefat etti. Tiyatroda 100’ün üzerinde başrol...

Diğer5 gün önce

Cüneyt Özdemir’den Hilal Kaplan’a SBK yanıtı: Madem beni b.k çukuruna çekmek istiyorsun o zaman kaçmak yok

Hilal Kaplan nitelikli dolandırıcılıktan hüküm giyen ve Türkiye’den kaçtıktan sonra Avusturya tarafından sorgulanmak üzere ABD’ye gönderilen Sezgin Baran Korkmaz‘dan para...

Gazete manşetleri5 gün önce

Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak: Ankara Siyaseti Kaset ve Dosyalara Boğulmuş

Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak “Ankara siyaseti bütün kanatları ile kaset ve dosyalara boğulmuş, bu işler kimin umurunda” dedi. Kadir Sütçü’nün...

Diğer5 gün önce

Fırat Aydınus Hürriyet Gazetesine ‘Transfer’ oldu !

Türkiye’de hakemlik yapan ve 2021-2022 sezonunun tamamlanmasıyla sahalara veda eden Fırat Aydınus artık yazılarıyla Hürriyet’te okuyucuları ile buluşacak. 1993 yılında...

Polemik5 gün önce

Ümit Özdağ’dan açlık grevindeki gazeteci için çağrı

“Son Dakika Osmaniye” Instagram hesabı üzerinden 100 bin takipçi kitlesine ulaşan gazeteci Hasan Tolga Balcılar, 2 Temmuz’da “Osmaniye’de sığınmacı kampından...

Öne Çıkanlar

Copyright © 2019 Medyatrend. Tüm Hakları Saklıdır.