Bizi Takip Edin

Televizyon

Kayahansız 7 Yıl !

Ünlü şarkıcı, besteci ve söz yazarı Kayahan, vefatının 7. yıl dönümünde sevenleri tarafından anılıyor.

Soyadı ‘Açar’ olan ve 45 yıllık sanat hayatı boyunca çok sayıda şarkıya imza atan usta sanatçı, eserlerinde her zaman insanları birlik ve sevgiye davet etmişti.
İşte, vefatının 7. yılında anılan Kayahan’ın hayat öyküsü…
Türk pop müziği şarkıcısı, besteci ve söz yazarı Kayahan Açar, 2015’te vefat ettiğinde ardında onlarca unutulmaz şarkı bıraktı.
Müzik dünyasına ilk adımını 1971’de atan usta sanatçı, doğa ve çevre konusundaki duyarlılığı ile de biliniyordu. İşte, Kayahan Açar hakkında merak edilenler…
Tam adı Kayahan Açar olan usta müzisyen, 29 Mart 1949’da Albay Süleyman Açar ile Firuzan Hanım’ın oğlu olarak İzmir’de dünyaya geldi.

Müziğe düşkün bir çocuk olarak büyüyen Açar, ilk ve ortaokul eğitimini, sanat, bilim, sağlık ve siyaset gibi alanlarda ün yapmış birçok ismin öğrenim gördüğü Kars’taki Fevzi Çakmak Okulu’nda aldı.

Babasının askerlik görevi nedeniyle Türkiye’nin birçok ilini dolaşan ve gençlik yıllarını Ankara’da geçiren Açar, profesyonel olarak müzikal çalışmalarına İstanbul’da başladı.

İlk evliliğini henüz lise çağlarındayken 8 Mart 1973’te Nur Açar ile yapan Kayahan’ın bu evliliğinden 15 Mayıs 1974’te Beste adını verdikleri bir kızları oldu ve çift 1991’de ayrıldı.

Usta sanatçı askeri görevini ise İzmir’de yaptı.
Kayahan Açar, yaşamını daha sonra da kızının eğitimi dolayısıyla İstanbul’da sürdürse de yılın büyük bir zamanını ilham aldığı Balıkesir Gömeç’te geçirerek, burada çeşitli şarkı ve bestelere imza attı.

MÜZİK DÜNYASINA İLK ADIMI 1971’DE ATTI
Besteci ve söz yazarı olarak Türk pop müziği içerisinde etkin bir yere sahip olan ünlü şarkıcı, 1970’li yıllarda müzik çalışmalarını 45’liklerle, 1980’li yıllarda ise çalışmalarını longplay ve kasetlerle sürdürdü.
Kayahan Açar, müzik dünyasına ilk olarak 1971’de “Yosun Gözlü Sevgilim – Bir Mektubun Var” adlı 45’liğiyle adım attı. 1978’de Türkiye Eurovision elemeleri için “İstanbul Hatırası” adlı bir şarkı besteleyen Açar’ın bu şarkısı elemeler için yeterli bulunamadı. 1980’de “Bekle Gülüm – Ateş” adlı 45’liğini müzikseverlerin beğenisine sunan Açar, ayrıca 1981’de “Dostluk” şarkısıyla, 1984’de “Kaç Para ?”, 1987’de “Güneşli Bir Resim Çiz Bana”, 1988’de İskender Paydaş ve Mirkelam’ın içerisinde yer aldığı “3. Nesil” adlı bir grupla, 1989’da yine aynı grupla “Ve Melonkoli” şarkısıyla, 1990’da da “Gözlerinin Hapsindeyim” parçasıyla Türkiye Eurovision Şarkı Yarışması elemelerine katıldı.

ÜLKEMİZİ EUROVISION’DA TEMSİL ETTİ
Son katılımında İskender Paydaş, Demet Sağıroğlu ve Aydın Karabulut ile beraber yorumladıkları “Gözlerinin Hapsindeyim” şarkısı ile elemelerde birinci olan Açar, elemenin ardından 1990’da Zagreb’de düzenlenen Eurovision’da 21 puan alarak 17. sırada kaldı.

SESLENDİRDİĞİ BÜTÜN ŞARKILARI KENDİ BESTELEDİ
Müzikal yaşamı boyunca seslendirdiği bütün şarkıları kendisi yazıp besteleyen usta sanatçı, adını ilk olarak Sezen Aksu, Zerrin Özer, Bilgen Bengü ve en çok da yakın dostu Nilüfer’e verdiği şarkılarla duyurdu. Açar’ın Nilüfer tarafından yorumlanan “Geceler”, “Kar Taneleri”, “Esmer Günler” gibi eserleri, o dönem Türk pop müziğinin en iyi besteleri arasına girdi. Sanatçı aynı zamanda “Geceler” adlı şarkısıyla 1986’da Ayşegül Aldinç ile beraber katıldığı “Kuşadası Altın Güvercin Müzik Yarışması”nda “Altın Portakal” ödülüne değer görüldü.

TRT’DE PROGRAM YAPTI
Kayahan Açar, bir dönem 1985’te TRT Müzik kanalında “Cumartesiden Cumartesiye” kuşağı içerisinde çocuklar için bilim kurgu temalı “Sanmer 2095” adlı bir program da sundu. Bu programın ardından sanatçı, yine çocuklar için 1987’de “Merhaba Çocuklar” adlı bir albüm hazırladı.

HER ALBÜME BİR DE SLOGAN
Kariyeri boyunca çıkardığı her albümü dinleyicilerine bir sloganla birlikte sunan Açar, ilk albümünü ise 1991’de “Yemin Ettim” adıyla çıkardı. Bu albümden hemen sonra 30 Nisan 1992’de piyasaya sürdüğü “Odalarda Işıksızım” albümüyle büyük bir başarı elde eden Kayahan Açar, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle 1992’de Ankara Kızılay Meydanı’nda yaklaşık 270 bin kişiye verdiği konser verdi.
Usta sanatçı, 1993’te çıkardığı “Son Şarkılarım” albümündeki “Sarı Şekerim”, “Vazgeçmem” ve “Aman” gibi şarkılarıyla da müzikseverler tarafından büyük beğeni alarak, geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.
Yaklaşık 12 gitar sahip olan ve her bir gitarını kızı gibi severek şarkı yapan Kayahan’ın, 2 yıl sonra, “sevenleri ayırmayın, sevenler ayrılmayın” sloganıyla 1995’te çıkardığı “Benim Penceremden” albümündeki “Ben Anadolu Çocuğuyum”, “Allah’ım Neydi Günahım” gibi başarılı bestelerini birçok müzisyen de yorumladı. Sanatçı, bu albümünün çıkış şarkısı olarak belirlediği “Ben Anadolu Çocuğuyum” eserinde kültürel erozyon karşısındaki tepkisini dile getirdi.

İNSANLARI SEVGİYE DAVET ETTİ
Sevgi temasını hemen hemen tüm albümlerine işlemeye çalışan sanatçı, “Allah kimseyi sevgisiz bırakmasın” sloganıyla 1996’da “Canımın Yaprakları” adlı albümünü dinleyicilerinin beğenisine sundu. Kayahan, 1997’de çıkardığı “Emrin Olur” albümündeki “Şampiyon” şarkısını da daha sonra taraftarı olduğu takım Galatasaray’ın şampiyonluğu adına yeniden yorumlayarak, “Cimbom Şampiyon” adlı bir single çıkardı.

TOPLUMSAL OLAYLARA DUYARSIZ KALMADI
Kayahan Açar, ilk eşinin ardından 15 Ekim 1992’de şahitliğini Turgut Özal’ın üstlendiği Lale Yılmaz ile yeniden dünyaevine girdi. Açar’ın bu evliliği de 1993 yılının temmuz ayında sona erdi. 1999 yılında vokalisti İpek Tüter ile evlenen sanatçının bu evliliğinden de 2000’de Aslı Gönül adında bir kızı dünyaya geldi.
Usta müzisyen, 1999’da çıkardığı “Beni Azad Et” albümünde de yaşamını sürdürdüğü Gömeç’le ilgili bir şarkıya yer verirken, 26 Kasım 2000’de piyasaya sürdüğü “Gönül Sayfam” albümünde 17 Ağustos 1999 depremi adına yazdığı “17 Ağustos” şarkısının yanı sıra o yıl yeni doğan kızı Aslı Gönül için bestelediği “Ninni” adlı eseri ile müzik dünyasında dikkatleri üzerine çekti. Açar, 45 yıllık sanat yaşamında albümlerin yanında ayrıca 2011’de “365 Gün” ve son olarak da 2013’te “Mevsim Hala Sen” singleleri yayınladı.
Doğa ve çevre konusundaki duyarlılığı ile de bilinen usta sanatçı, yaşamı boyunca toplumun ilgisini arttırmak amacıyla pek çok yardım konseri verdi ve gönüllü olarak birçok çalışmaya da katıldı.

2015’TE ARAMIZDAN AYRILDI
İlk olarak 1990’da yumuşak doku kanseri teşhisi konulan Açar, hastalığı büyük bir mücadele sonrası atlattıktan sonra 2004’te tekrar kansere yakalandı. Bu süreci de atlatan usta sanatçıda kanser 2014’te tekrar nüksetti. Bir yıl boyunca hastalığıyla mücadele etmeye devam eden Açar, küçük hücreli akciğer kanseri nedeniyle 3 Nisan 2015 tarihinde İstanbul Acıbadem Maslak Hastanesi’nde hayatını kaybetti.
Sanatçının cenazesi Teşvikiye Camisi’nden kaldırılarak, vasiyeti gereği Kanlıca Mihrimah Sultan Mezarlığı’na defnedildi.
Uzun yıllar dost olduğu Nilüfer’le, bir telif hakkı sebebiyle 15 yıl küs duran Kayahan, vefatından hemen önce 2015 yılında 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Beşiktaş Meydanı’nda düzenlenen konserle bir araya gelerek barıştı.
Ayrıca Açar’ın vefatından önce 2014 yılı sonunda birçok ünlü sanatçı bir araya gelerek, ona saygı adına “Kayahan’ın En İyileri” albümünü hazırladı. Bu albümde Tarkan, Sezen Aksu, Funda Arar, İpek Açar, Gülben Ergen, Nilüfer ve Mustafa Ceceli gibi birçok isim Kayahan’ın müzik dünyasında hit olmuş eserlerini seslendirdi. Usta sanatçının “Ne Oldu Can” albümündeki “Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi” adlı eseri de Ak Parti tarafından seçim şarkısı olarak kullanıldı.

UNUTULMAZ ESERLER BIRAKTI
Arkadaşlarının deyimiyle, romantik melodileri iğne oyası gibi eserlerine işleyen ve şarkılarında daima insanları birlik ve sevgiye davet eden usta sanatçının, 45 yıllık sanat hayatı boyunca geride bıraktığı eserleri ise şöyle:
“Canım Sıkılıyor Canım (1981)”, “Merhaba Çocuklar (1987)”, “Benim Şarkılarım (1988)”, “Benim Şarkılarım 2 Siyah Işıklar (1989)”, “Yemin Ettim (1991)”, “Odalarda Işıksızım (1992)”, “Son Şarkılarım (1993)”, “Benim Penceremden (1995)”, “Canımın Yaprakları (1996)”, “Emrin Olur (1997)”, “Beni Azad Et (1999)”, “Gönül Sayfam (2000)”, “Ne Oldu Can? (2002)”, “Kelebeğin Şansı (2004)”, “Biriciğim’e (2007)”, “365 Gün (2011)”

Gazete manşetleri

Enginyurt ve koruması Latif Şimşek’e saldırdı

Demokrat Partili Cemal Enginyurt, Gazeteci Latif Şimşek ile katıldığı bir programda tartışma yaşadı.

Gerilim sonrası Enginyurt, Şimşek’in üzerine yürüdü. Yayına ara verilirken Enginyurt ve korumasının Şimşek’e saldırdığı anların görüntüsü ortaya çıktı.

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Cemal Enginyurt ve Gazeteci Latif Şimşek, tv100’de Pınar Işık Ardor’un konuğu oldu.

Enginyurt, Şimşek ile sert bir tartışma yaşadı. Enginyurt’un Şimşek’in üzerine yürümesinin ardından yayına ara verildi.

Yayına devam Ardor, Latif Şimşek’in darp edildiğini ve olayın savcılığa intikal ettiğini açıkladı.

Enginyurt’un ve korumasının Şimşek’in darp ettiği anların görüntüsü ortaya çıktı. Görüntülerde Enginyurt’un engellenmeye çalışılmasının ardından Şimşek’e koşarak yumruklar attığı görüldü. Enginyurt’un beyaz gömlekli koruması da Şimşek’e yumruk attı.

Devamını Oku

Gazete manşetleri

Henri Barkey, yemek yediği gazeteciyi açıkladı

Eski CIA Danışmanı Henri Barkey, 18 Temmuz 2016’da Karaköy’de yemek yediği kişinin Osman Kavala olmadığını, gazeteci Aslı Aydıntaşbaş olduğunu açıkladı.

Aydıntaşbaş ise Barkey‘e verdiği yanıtta, “Bu zamana kadar Osman’la ilgili bir dizi mesnetsiz iddiayı çürütmek için avukatlardan gelen her türlü bilgi paylaşımı talebini reddeden bu şahsın, şimdi konuşması, manidardır” dedi. Barkey ise, “Aslı Hanım’ın o geceyle hiçbir ilişkisinin olmadığını söylemeye başlamasıyla, benim her yerden, her köşeden açıklama yapmam istendi. Onun için bugün bu açıklamayı yaptım” yanıtını verdi.

Henri Barkey, Gezi davasında ağırlaştırmış müebbet hapis cezası alan iş insanı Osman Kavala‘ya “casusluk” suçlaması yöneltilmesine gerekçe olarak gösterilen akşam yemeğine ilişkin olarak açıklama yayımlayarak, o akşam gazeteci Aslı Aydıntaşbaş ile yemek yediğini açıkladı.

Gezi davasından tutuklanan ve Silivri Cezaevi’nde bulunan Osman Kavala, Gezi eylemlerini finanse ettiği gerekçesiyle tutuklanıp, ağırlaştırılmış müebbetle yargılanırken beraat etti. Hapishaneden çıkacağı sırada Henri Barkey ile Karaköy’de bir restoranda yemek yediği iddia edilerek ‘casusluk’ suçlamasıyla tekrar tutuklandı. Osman Kavala hakkında yeniden görülen Gezi davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.

Henri Barkey, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama ile, “Ben o gece Kavala ile değil tanınmış bir Türk gazeteciyle yemekteydim” demiş ve gazetecinin isminin iddianamede yer almadığına dikkat çekmişti.

Barkey, sosyal medya hesabından yayınladığı açıklama ile iddianamede ‘Kavala ile yemek yediği’ iddia edilen geceyi anlatı.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Türk medyasında son günlerde çıkan haberler ile alakalı bir açıklama yapmak istedim. 18 Temmuz 2016 akşamı Karaköy Lokantası’nda arkadaşım, gazeteci Aslı Aydıntaşbaş ile başbaşa yemek yemek için gittim.

Aynı akşam sivil toplum lideri Osman Kavala ile Karaköy Lokantası’nda tesadüfen karşılaştık. Kendisi ile birkaç dakika sohbet ettikten sonra Aslı Aydıntaşbaş ile yemeğe oturdum.

2018 itibarıyla AKP medyası, Osman Kavala ile yaşadığım bu tesadüf karşılaşmayı büyük bir komploya çevirdi. Ekim 2020’de ise savcılık absürt ve uydurma bir iddianame ile Sayın Kavala ve beni darbe planlamak ile suçladı. O tarih itibarıyla Sayın Kavala halihazırda hapisteydi ve bu yine iddianame tutukluluk halinin devam etmesi için kullanılan bir hileydi.

Gerçekleri inkar etmek için hakikati değiştirmez. Basit bir akşam yemeğinin bile böyle büyük bir tartışma konusu haline gelmesi, Türkiye’deki gidişatın ne kadar üzücü olduğunun bir ispatıdır.”

AYDINTAŞBAŞ’TAN YANIT

Barkey’in açıklamasının ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Aydıntaşbaş, “Bu zamana kadar Osman’la ilgili bir dizi mesnetsiz iddiayı çürütmek için avukatlardan gelen her türlü bilgi paylaşımı talebini reddeden bu şahsın, şimdi konuşması, manidardır” değerlendirmesi yaptı.

Aydıntaşbaş’ın açıklaması şöyle:

“Son günlerle şahsımla ilgili ortaya atılan ve kötü niyetli olduğundan şüphe duymadığım iddialarla ilgili, polemik yaratmamak için ve Osman Kavala’nın bilgisi dahilinde sessiz kaldım.

Ama artık kötü niyetli bir operasyonla karşı karşıya olduğum ortadadır.

Yıllardır tüm ısrarlara rağmen bir açıklama yapmayan, kendisiyle ilgili şayiaları gidermek için talep edilen bilgi paylaşımına yanaşmayan bir şahıs, esrarengiz bir zamanlamayla yeni bir polemik başlatmıştır. Bu zamana kadar Osman’la ilgili bir dizi mesnetsiz iddiayı çürütmek için avukatlardan gelen her türlü bilgi paylaşımı talebini reddeden bu şahsın, şimdi konuşması, manidardır.

Sevgili Osman arkadaşımdır. Osman Kavala, iddia edildiği gibi bir ABD’li akademisyenle aynı anda lokantada olduğu iddiasıyla cezaevinde değildir. Osman Kavala ve arkadaşları Gezi davasından ceza almıştır. Osman Kavala’yı cezaevinde tutmak için ortaya atılan ikinci bir dava kurgusu, yani casusluk davası, bu kişiyle yemek yediği tezine dayalı değildir. Kaldı ki Osman Kavala, bu davadan beraat etmiştir.

15 Temmuz’dan günler sonra farklı şahısların yollarının İstanbul’da aynı lokantada kesişmiş olması, suç değildir. Sır da değildir. İddianame de buna dayanmamaktadır. Şahsıma yönelik ortaya atılan mesnetsiz iddiaları üzüntüyle karşılıyor, buna alet olanları insafa davet ediyorum.”

BARKEY: “AÇIKLAMA YAPMAM İSTENDİ”

Barkey’in yemek yediğini açıkladığı gazeteci Aslı Aydıntaşbaş’ın yaptığı açıklamada kötü niyetli bir operasyonla karşı karşıya olduğunu savunarak, polemik yaratmamak için ve Osman Kavala’nın bilgisi dahilinde sessiz kaldığını söylemesinin ardından Henry Barkey de Halk TV’ye açıklama yaptı.

Barkey, açıklama yapmasının arkasında Aslı Aydıntaşbaş’ın o geceyle hiçbir ilişkisinin olmadığını söylemesinin yattığını belirtti.

Barkey’in açıklaması şöyle:

“Aslı Hanım onun hakkında kötü niyetli bir operasyonla karşı karşıya olduğunu iddia ediyor. Ben o gece Aslı Hanım’la yemek yedim, doğru olan da bu. Ertesi gün de Amerika’ya döndüğümde bunu kimseden saklamadım, saklamak için sebep de yoktu. Washington’daki tanıdıklarımın hepsi bundan haberdardı. AKP medyası 2018’de daha sonra 2020 Ekim iddianamesinde var olacak ayrıntıları yaymaya başladılar.

Türkiye’den kimse beni arayıp sormadı, ne o akşamın ayrıntılarını ne de Osman Bey ve benim hakkımda uydurulan masalları. O iddianame çıktığında da Aslı Hanım’ın adını görmeyince onun başına bela gelmesin diye onun ismini Atlantic mecmuası için yazdığım makalede kullanmadım.

Şimdi benim onu ifşa ettiğimi ima ediyor. Halbuki onun ismi internette başkaları tarafından ortaya atıldı. Bana da ilk sorulduğunda, ben o kişilerin kendilerini deklare etmelerini önerdim, kendim de yapmamak istediğimi söyledim. Aslı Hanım’ın o geceyle hiçbir ilişkisinin olmadığını söylemeye başlamasıyla, benim her yerden, her köşeden açıklama yapmam istendi. Onun için bugün bu açıklamayı yaptım.”

NE OLMUŞTU?

CHP’nin ABD Temsilcisi Yurter Özcan ise o gece Henri Barkey ile yemek yiyen gazetecinin Aslı Aydıntaşbaş olduğunu söylemiş ve “Aslı Aydıntaşbaş çıkıp söylesin, bir insanla yemek yemek suç değildir ama haksızlığa sessiz kalmak suça ortak olmaktır” demişti. KRT muhabiri Sultan Eylem Keleş, Yurter Özcan‘ın işaret ettiği gazeteci Aslı Aydıntaşbaş‘a ulaşmıştı.

Aydıntaşbaş, “Böyle bir iddia var ama bu olayla bir ilgim yok” demişti. Henri Barkey’i tanıyıp tanımadığı sorusuna “Herkes tanıyor, Washington’da büyükelçiliğe giden, yetkililerle, bakanlarla görüşen biriydi” diyerek yanıt vermişti. O gece ya da başka bir tarihte Barkey ile yemek yiyip yemediği sorusuna ise “Röportaj vermek istemiyorum” yanıtı vermişti.

Devamını Oku

Gazete manşetleri

Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak: Ankara Siyaseti Kaset ve Dosyalara Boğulmuş

Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak “Ankara siyaseti bütün kanatları ile kaset ve dosyalara boğulmuş, bu işler kimin umurunda” dedi.

Kadir Sütçü’nün deprem öncesi yerden çıkan gaz ve elektromanyetik dalgaların salınımının kaz ve köpek gibi hassas ya da yeraltında yaşayan karınca, köstebek, yılan gibi canlıların, balıkların hareketleri üzerindeki etkilerinden yola çıkarak bir takım öngörülerde bulunulabileceğini söylediğini yazan Dilipak, “ Ama bu bilgiler, batının dayattığı şablonlara uygun olmadığı için itibar görmüyor. Biz bunun bir benzerini, başta mRNA olmak üzere aşı ve ilaçlar üzerinden modern tıp uygulamalarında görmedik mi? Dün tıp adına cinayet işleniyor, bugün belki bir benzer şoku bu deprem konusunda yaşayacağız. Bunu Kadir Sütçü değil de, bir beyaz adam bulsaydı belki de Nobel Ödülü verirlerdi!” diye yazdı.

Dilipak, “Biz toprak işgalinden korkarken adamlar akıllı evler diye şehirleri, hatta aklımızı, kalbimizi, midemizi, mRNA ile damarlarımızı işgal etmişler haberimiz yok. Bu ‘Milli Savunma, Milli Eğitim, Milli İstihbarat’ nasıl ve ne kadar milli” düşüncesini dile getirdi.

Dilipak, şöyle devam etti:

“Bir sürü adam türedi bu süreçte, onların ayak izinden ilerleyecek ve az zamanda büyük işler başaracaksınız, mesela “Türeci”ler gibi.. Ya derin adamlara dayayacaksınız sırtınızı ya da arkanızda derin devlet, uluslararası örgütler olacak. Yol kardeşim, önderin kim senin. Dünya Ekonomik Forumundan bir rehberin yok mu, ya da bir Mason biraderin!

Yol ya da Sütçü, bunlar sadece birer isim. Al sana Abdullah Çoban ve daha niceleri..

Ankara siyaseti bütün kanatları ile kaset ve dosyalara boğulmuş, bu işler kimin umurunda.

Neyse, diğer konularda olduğu gibi, madem hayatımızda bir deprem gerçeği var, bizim ciddi bir deprem okur-yazar olmamız gerekiyor.”

Devamını Oku
Gazete manşetleri15 saat önce

Enginyurt ve koruması Latif Şimşek’e saldırdı

Demokrat Partili Cemal Enginyurt, Gazeteci Latif Şimşek ile katıldığı bir programda tartışma yaşadı. Gerilim sonrası Enginyurt, Şimşek’in üzerine yürüdü. Yayına...

Gazete manşetleri18 saat önce

Henri Barkey, yemek yediği gazeteciyi açıkladı

Eski CIA Danışmanı Henri Barkey, 18 Temmuz 2016’da Karaköy’de yemek yediği kişinin Osman Kavala olmadığını, gazeteci Aslı Aydıntaşbaş olduğunu açıkladı....

Gazete manşetleri20 saat önce

Cemal Enginyurt ve Latif Şimşek canlı yayında birbirine girdi!

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt ile gazeteci Latif Şimşek canlı yayında birbirine girdi. TV 100‘de...

Gazete manşetleri1 gün önce

Hollywood yıldızlarının Türkiye’deki sesiydi: Sungun Babacan hayatını kaybetti

Usta seslendirme sanatçısı Sungun Babacan hayatını kaybetti. Babacan dünyaca ünlü birçok aktöre sesiyle hayat vermişti. 63 yaşında hayatını kaybeden Babacan,...

Diğer2 gün önce

Türk tiyatro oyuncusu Semih Sergen, hayatını kaybetti

Türk tiyatro oyuncusu, yönetmeni, sinema ve dizi oyuncusu, oyun ve şiir yazarı Semih Sergen, vefat etti. Tiyatroda 100’ün üzerinde başrol...

Diğer2 gün önce

Cüneyt Özdemir’den Hilal Kaplan’a SBK yanıtı: Madem beni b.k çukuruna çekmek istiyorsun o zaman kaçmak yok

Hilal Kaplan nitelikli dolandırıcılıktan hüküm giyen ve Türkiye’den kaçtıktan sonra Avusturya tarafından sorgulanmak üzere ABD’ye gönderilen Sezgin Baran Korkmaz‘dan para...

Gazete manşetleri3 gün önce

Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak: Ankara Siyaseti Kaset ve Dosyalara Boğulmuş

Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak “Ankara siyaseti bütün kanatları ile kaset ve dosyalara boğulmuş, bu işler kimin umurunda” dedi. Kadir Sütçü’nün...

Diğer3 gün önce

Fırat Aydınus Hürriyet Gazetesine ‘Transfer’ oldu !

Türkiye’de hakemlik yapan ve 2021-2022 sezonunun tamamlanmasıyla sahalara veda eden Fırat Aydınus artık yazılarıyla Hürriyet’te okuyucuları ile buluşacak. 1993 yılında...

Polemik3 gün önce

Ümit Özdağ’dan açlık grevindeki gazeteci için çağrı

“Son Dakika Osmaniye” Instagram hesabı üzerinden 100 bin takipçi kitlesine ulaşan gazeteci Hasan Tolga Balcılar, 2 Temmuz’da “Osmaniye’de sığınmacı kampından...

Gazete manşetleri3 gün önce

Yeni Akit yazarından KPSS skandalı için şaşırtan yorum: “ÖSYM’nin soruları…”

Yeni Akit Ankara Temsilcisi Hacı Yakışıklı canlı yayında KPSS skandalıyla ilgili “Sorular birilerine mi verilmiş yoksa bir dershane yayınlamış ÖSYM...

Gazete manşetleri3 gün önce

Habertürk’ten MHP’nin sert sözlerine cevap!

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın‘ın Habertürk’ü hedef göstermesinin ardından Habertürk PT Programları Koordinatörü Kürşad Oğuz‘dan bir açıklama geldi. Oğuz,...

Gazete manşetleri3 gün önce

300’den fazla gazeteci 24 saat iş bırakıyor

Amerika Birleşik Devletleri genelinde Reuters haber ajansında çalışan 300’den fazla gazeteci bugün 24 saat çalışmayı durduruyor. İş bırakan gazeteciler, Reuters...

Gazete manşetleri3 gün önce

TGC: Gazeteciler tehdit ediliyor, İçişleri Bakanlığı’nı göreve çağırıyoruz

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, gazeteciler Ayşenur Arslan ve Zafer Arapkirli‘yi tehdit eden Mustafa Yücel‘in hak ettiği cezayı alması için İçişleri Bakanlığı’na...

Gazete manşetleri3 gün önce

Yeşim Salkım’a taciz ve tehdit!

Yeşim Salkım, geçtiğimiz akşam Bodrum Herodot Beach’de sahne aldı. Ancak bir müşteri tarafından sözlü taciz ve hakaret edilmesinden sonra ortalık...

Gazete manşetleri4 gün önce

Selda Bağcan konserinde Aleyna sürprizi! “Şu an bacaklarım titriyor…”

Şarkıcı Selda Bağcan dün Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda sahne aldı. Bağcan’ın sahnesine şarkıcı Aleyna Tilki çıktı. Selda Bağcan...

Gazete manşetleri4 gün önce

Ertem Şener’in dönüşü ortalığı karıştırdı! ”Siz hiç kazık yediniz mi?”

Ertem Şener‘in Beyaz TV‘ye döndüğünü açıklamasından sonra, geçen sene TV100‘de çalıştığı eski hakem Deniz Ateş Bitnel‘den göndermeli bir tepki geldi....

Analiz4 gün önce

Ahmet Hakan’dan Demet Akalın’a : Söz konusu olan paçozluk olunca sınır mınır hak getire

Demet Akalın‘ın sahnede bir garsonun kafasından aşağı şampanya boşaltmasına tepkiler sürüyor. Hürriyet gazetesi köşe yazarı Ahmet Hakan konuyu köşesine taşıdı....

Gazete manşetleri4 gün önce

Haber takibi yapan Birgün Gazetesi muhabirine saldırı girişimi!

Çekmeköy Kışlası’ndaki ağaç katliamını haberleştiren Birgün muhabiri İsmail Arı, kışla önünde CHP’nin Çevre ve Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı...

Gazete manşetleri4 gün önce

MHP’li Semih Yalçın, Turgay Ciner ve Habertürk’ü hedef aldı ! “Elbet bir gün hesaplaşılacak!”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, son dönemde yayınlarının Millet İttifakı karşıtı olduğu gerekçesiyle Habertürk TV’yi hedef aldı. “Habertürk yönetiminin,...

Analiz4 gün önce

HDP’li vekillere ‘terörist’ diyen Cem Küçük’e para cezası

Ankara 75. Asliye Ceza Mahkemesi, bir televizyon programında HDP milletvekilleri Hüda Kaya ve Ömer Faruk Gergerlioğlu’na “terörist” diyen Cem Küçük’e...

Öne Çıkanlar

Copyright © 2019 Medyatrend. Tüm Hakları Saklıdır.