Bizi Takip Edin

Analiz

Financial Times: Aday Kim Olacak?

Financial Times, kapsamlı bir analiz hazırlayarak muhalefetin gelecek yıl yapılması planlanan seçimlerde Erdoğan karşısında kimi çıkaracağına dair öngörülerde bulundu.

“Erdoğan’ı yenmek: Türkiye’de muhalefet bir şampiyon arıyor” başlığının kullanıldığı makalede, muhalefetin cumhurbaşkanlığı adayını açıklamakta gecikmesinin elindeki en iyi fırsatı yitirmesine sebep olabileceği belirtildi.

Kılıçdaroğlu’nun 2010’dan beri partiyi yönettiğine ve Erdoğan’a karşı arka arkaya mağlubiyetler aldığına dikkat çekilirken, 2019’da yerel seçimlerde zafer elde etmesi ve 20 yıl boyunca hem başbakan hem de cumhurbaşkanı olarak ülkeyi yöneten Erdoğan’a karşı bir ittifak oluşturmasının en büyük başarı olduğu da aktarıldı.

Rusya ile Ukrayna arasında 24 Şubat’ta başlayan savaş ile birlikte Türkiye’nin bir arabulucu olarak NATO ülkeleri gözünde önemini artırdığına ve Erdoğan’ın bu fırsatı kullandığına da değinilirken, “Mart ayında Erdoğan anketlerde ufak bir artış gördü fakat bunun gerilediğine dair işaretler var” yorumuna yer verildi.

“KILIÇDAROĞLU ADAY OLMAYA CAN ATIYOR”
Öte yandan muhalefetten bir yetkili ise, “Eğer bana geçen yıl sorsaydınız, bu seçimde zafer çantada, Erdoğan kaybedecek derdim fakat şimdi bu konudan daha az eminim” dedi.

Muhalefet kanadında en büyük endişenin Kılıçdaroğlu’nun kendisini Erdoğan karşısında aday göstermesi ve Erdoğan’ın onu “canlı canlı yemesi” olduğu aktarılırken 5 ittifak partisinden üst düzey bir yetkili, “Kılıçdaroğlu, aday olmaya can atıyor. En iyi cumhurbaşkanı olacağına kuşkum yok fakat o kazanma ihtimali en düşük olanı” dedi.

Analizde, “Aday olarak kim seçilirse seçilsin karşısına Mart ayında enflasyonun yüzde 61’e çıkmasına rağmen halen ülkenin en popüler siyasetçisi olan kurnaz ve deneyimli bir siyasetçi çıkacak” denildi.

2014 yılında Erdoğan’ın 13 puanlık bir farkla kazandığı belirtilirken yapılan anketlerde Erdoğan karşısında kafa kafaya yarışabilecek iki potansiyel aday olduğu da belirtildi.

Financial Times, bunların Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu olduğunu aktardı. Yavaş’ın muhafazakar ve milliyetçi olduğunu fakat aynı zamanda deneyimli olduğuna da dikkat çekilirken İmamoğlu’nun da öne çıktığı belirtildi.

“SİSTEMİ DEĞİŞTİRMEYEBİLİR”
Fakat İmamoğlu’nun Erdoğan’ın yarattığı cumhurbaşkanlığı sisteminin rafa kaldırmak için “çok hırslı” olduğuna dair yorumlar yapıldı. Muhalefetteki küçük partilerden birinin üst düzey yetkilisi, “O yeni bir Tayyip Erdoğan olabilir. Kimse bunu istemez. Bir kez o role geldiğinde ve bütün o güçle istediğini yapabilirsin” yorumunu yaptı.

Gazeteye konuşan ve İmamoğlu’na yakınlığıyla bilinen bir yetkili ise, “Erdoğan ile tek benzerliği Karadenizli olması ve gençken futbol oynaması. Bu ikisi haricinde hiçbir ortak noktaları yok” dedi.

Mansur Yavaş’ın da aday adayı olarak öne çıktığı belirtilirken, Yavaş’a HDP tabanının sıcak bakmayacağı da belirtildi.

Financial Times, “Sistemi değiştirmek için muhalefet kazanmalı ve birçok insan çok büyük farkla kazanması gerektiğini söylüyor ki seçim sonrasında karmaşık senaryolar olmasın” yorumunu yaptı. Gazeteye konuşan Batılı bir diplomat, “Erdoğan seçimi kaybederse görevi bırakacağı kesin değil. Hele ki seçim sonuçları yakın olursa çok endişe verici olabilir” dedi.

Gazeteye konuşan üst düzey bir İyi Parti yetkilisi, Akşener’in Erdoğan’ı ilk turda kolayca yenebilecek ve bir ikinci tura kalmadan zafer elde edebilecek bir aday aradığını aktardı.
Financial Times ise Akşener’in İmamoğlu’na destek verebileceğine dair işaretler olduğunu yazdı.

HDP AYRINTISI
Financial Times’ın makalesinde HDP’ye de geniş yer ayrıldı. Makalede, “Aday belirlerken en önemli detay, Türkiye’nin en büyük Kürt azınlık partisinden onay almak olmalı. Seçimlerde yüzde 12 oy alması beklenen parti şu an bir ittifakın içinde değil. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu ve Yavaş arasında Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu HDP tabanına daha yakın” yorumu da yer aldı.

Yavaş’ın ise milliyetçi geçmişinin HDP tabanından karşılık göremeyeceği belirtildi.

Analizde, “Kılıçdaroğlu’nu eleştirenler onun, anketlerde rakipleriyle arasını kapatmasını beklediğinden şüpheleniyor. Onun kendisine sadık olan ve seçimde aday olmasının riskli olduğu gerçeğini söylemekten çekinenlerle sarıldığını düşünüyorlar” ifadesi de yer aldı.

Devamını Oku
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Analiz

Yılmaz Özdil’in saygı ve nezaketten haberi yok

Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu’nu hedef alan seviyesiz ve nezaketsiz tweetiyle ilgili tartışmalar büyüyor.

Özdil, Kılıçdaroğlu’nun vizyon toplantısında konuşmasını yaparken yer yer gözleri kapanan Selvi Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafını “Heyecan verici bir toplantı oldu…” mesajını ilave edip tweet olarak paylaşmıştı.

Güya Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşması heyecandan o kadar uzaktı ki, Selvi Kılıçdaroğlu bile eşinin konuşması esnasında uyumuştu.
Yalan üzerine algı yönetimi yaptı Özdil.

Kılıçdaroğlu’nun konuşması gayet net, kararlı ve heyecan vericiydi.
Selvi Kılıçdaroğlu’nun gözlerinin kapanmasının nedeni kısa süre içinde ortaya çıktı. Selvi hanım ağır bir grip geçiriyordu ve toplantıya gelmeden önce kendisine serum bağlanmıştı.
Çok zor durumda olmasına rağmen eşini bu çok önemli toplantıda yalnız bırakmak istememişti Selvi hanım.
İsmail Saymaz bu gerçeği Halk Tv’de canlı yayında detaylarıyla anlattı.

Gerçeği araştırmadan o seviyesiz tweeti atan Özdil, hakikat ortaya çıktıktan sonra aynı nezaketsizliğe devam etti.
Tweeti silip Selvi hanımdam özür dilemeliydi, ancak yapmadı. Odatv’nın kendisini savunan sözde haberini paylaştı. Yürekten teşekkür etti Oda Tv’ye.

Ulusalcı medyanın bazı kalemşorları, istedikleri hukuksuzlukları ve zulümleri yaptığı için Erdoğan’a açıktan ya da perde arkasından destek veriyor.

Doğu Perinçek’in ve Soner Yalçın’ın elemanları taraflarını açıkça Erdoğan lehine belirtmiş durumdalar. Nedim Şener’den bahsetmeye gerek bile yok.

Nedim Şener’in abisi Yılmaz Özdil ise icraatlarını perde arkasından yürütüyor. Suret-i muhalefetten gözüküyor ama ince işçilikli yazıları ve paylaşımlarıyla Erdoğan’a çalışıyor.

Kılıçdaroğlu, çevresindeki isimlerin fizibiletisini yapıp tavrını koymadığı sürece, bu tür seviyesizliklere maruz kalmaya devam edecek.

En azından Erdoğan’a çalıştıklarını açıkca ortaya koysunlar, değil mi?

Devamını Oku

Analiz

Yandaşlıkları iktidara yetmiyor

Ana akım medyayı himayesi altına alan Erdoğan, canlı yayında yandaş gazetecilere propagandasını yapmak için talimat verdi. Yaşanan gelişmeyi değerlendiren gazeteciler, “Bizim işimiz eleştirel davranmak” ifadelerini kullandı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahmet Hakan ve Abdülkadir Selvi’ye çeşitli organizasyonlarda ödül vermişti.

İktidar olduğu dönem boyunca ana akım medyayı kontrolü altına alan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, bununla yetinmeyip canlı yayında yandaş gazetecilere kendisi için daha fazla çalışmaları yönünde talimat verdi.

Önceki akşam Kanal D – CNN Türk ortak yayınına katılan Erdoğan, burada iktidara yakınlığıyla bilinen gazetecilerin sorularını cevapladı. Program içerisinde Erdoğan, yeterli bir şekilde kendi propagandasını yaptığını düşünmediği Hürriyet Gazetesi Yazarı Abdülkadir Selvi’ye gözdağı verdi.

Abdülkadir Selvi’nin “Muhalefet şehir hastaneleri konusunda eleştiri yöneltiyordu, şimdi kesildi, nasıl açıklıyorsunuz?” sorusu üzerine Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan’ı işaret eden Erdoğan, “Vallahi Abdülkadir Bey köşenden gereğini yapacaksın. Ahmet Bey gereğini yapıyor” sözlerini kullandı.

Konuya ilişkin BirGün’e açıklamalarda bulunan gazeteciler, canlı yayında alenen verilen bu talimatın açıkça iktidar ve yandaş medya arasındaki ilişkiyi yansıttığını hatırlattı.

GAZETECİ ELEŞTİREL DAVRANMALI

Abdülkadir Selvi’ye yöneltilen sözün hem Ahmet Hakan hem de Selvi tarafından kabul gördüğünü dile getiren Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, “Erdoğan, bu sözleri sarf edince Abdülkadir Selvi ‘Evet’ diyor, Ahmet Hakan ise duymazdan geliyor. Bir anlamda Ahmet Hakan da Abdülkadir Selvi de Erdoğan’ın propagandasında rol aldığını kabul ediyor. Ancak gazeteci eleştirel davranır, güç odaklarının emir eri olmaz.”

Erdoğan’ın talimatından önce Selvi’nin yönelttiği sorunun gazetecilik ilkesine aykırı olduğunu ifade eden Bildirici şunları söyledi:

“Zaten Erdoğan’ın talimatı öncesinde Selvi’nin sorusu tamamen hatalı. Gazeteci sorusundan ziyade memur sorusu gibi. ‘Şehir hastanelerini muhalefet eleştiriyordu şimdi sesleri kısıldı’ dedi ama öyle bir şey yok. Muhalefet hâlâ şehir hastanelerini eleştiriyor. Etlik Şehir Hastanesi’nin açılması için 5 tane hastanenin kapatılmasına yönelik muhalefet ve bağımsız eleştirel medya, tepkilerine sonuna kadar devam etti. Selvi eleştirileri yok sayıyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ‘Gereğini yapın’ derken Abdülkadir Selvi zaten yapmış oluyor.”

Faruk Bildirici, Medya Ombudsmanı

AMAÇLARI ERDOĞAN’IN TAKDİRİNİ KAZANMAK

Erdoğan’ın alenen gerçekleştirdiği talimatlarla bu kişileri zor duruma sokup sokmayacağını önemsemediğini dile getiren Bildirici, “Gazeteci ve yazarlar da Erdoğan’ın bu tür sözlerine üzülmüyor. Çünkü amaçları izleyicilerin saygınlığını kazanmaktan çok Erdoğan’ın takdirini kazanmak. Bu talimatları verdiği gazeteciler Erdoğan’ın özel yurtdışı gezilerine davet edilen, Erdoğan’ın ödüllendirdiği insanlar” ifadelerini kullandı.

Ahmet Hakan’a da parantez açan Bildirici, “Ahmet Hakan sadece o programa katılan bir yazar değil, CNN Türk’te programı olan, Hürriyet Gazetesi’nin Yayın Yönetmeni. Ahmet Hakan’ın ‘gereğini yaptığını’ Erdoğan’ın ağzından duyuyor uz” dedi.

Bildirici gazetecilik tanımı olarak ise şunları söyledi:

“Bir gazeteci için dünyanın neresinde olursa olsun gücü temsil eden bir siyasetçinin takdirine mazhar olmak övünülecek, mutlu olunacak bir şey değil. Tam tersi üzülmesi gereken bir durum. Biz gazeteciler güç odaklarını rahatsız ettiğimiz takdirde görevimizi yerine getirmiş oluruz.”

BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ ORTADAN KALDIRDILAR

Sağlıklı işleyen demokrasilerde medyanın siyasi kurumu denetleyen bir yapı olduğunun altını çizen Gazeteci-Akademisyen Can Ertuna, “Bu haliyle gazeteciler ile muhatapları arasında temkinli bir yakınlık ve bir mesafe olur. Türkiye özelinde ise bu mesafe uzun bir süre önce zaten ortadan kalkmıştı. Bunu görebilmek için Cumhurbaşkanı’nın gezilerinde uçaktaki isimlere bakmak yeterli. Çünkü bu gezilerde yer alan gazeteciler için kasıtlı bir kadro oluşturuluyor ve konfor alanını sağlayan kalemler oluyor. Eleştirel medyanın, bu türde yapılan haberciliği sürdürme kararı olan televizyon kuruluşlarının çağrılmadığına şahitlik ediyoruz” dedi.

Can Ertuna, Gazeteci Akademisyen

Canlı yayında gerçekleşen talimatla birlikte göstermelik dahi olsa olayın bağımsız gazetecilik kavramıyla alakası kalmadığını işaret eden Ertuna, “Bir süre öncesine kadar kurumlar işlevini yitirmiş olsa da demokrasi görüntüsünü korumak, tahkim etmek için tasfiye edilmiyorlardı. Ama dün akşamki yayın bize artık protokolsüz, promptersiz sohbet anlarında aslında medya siyaset ilişkilerinin hangi seviyede olduğunu gösterdi” ifadelerini kullandı.

DİĞER TÜRLÜ CEZALANDIRILIRSINIZ

Ertuna, şöyle devam etti: “Bu tür gazetecilere ayrılan kaynaklar, özel ödüller ve köşeler bahşedilmesi kamuoyu nezdinde de farklı bir algıya yol açıyor. Hürriyet gazetesinin Demirören’e devredilmesinden sonra ortaya çıkan veriler çerçevesinde, bu gibi birtakım medya grupları tarafından istihdam edilen kalemlerin ve ekran yüzlerinin halk nezdinde çok da yüksek bir karşılığı olmadığını söyleyebiliriz. Ancak bu tür gazeteciler halk nezdinde karşılığı olup olmadığından ziyade ödüllendirilip ödüllendirilmediğine bakıyor. Türkiye’de bir tür gazetecilik yaparsanız ödüllendirilir, diğer türlü yaparsanız cezalandırılabilirsiniz.”

İKTİDAR SOPA İLE YÖNETİYOR

Erdoğan’ın canlı yayında Selvi’ye verdiği talimatın şaşırtıcı olmadığını aktaran Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı Genel Yayın Yönetmeni Tezcan Durna şunları söyledi: “İktidara geldikten sonra tek parti dönemini sürekli despotlukla suçlayan AKP, zamanla ülkeyi daha da beter hale getirdi. Cumhuriyet’in kurulduğu dönemde, medyaya dönemin iktidarına yardım edecek işler yüklenmişti. Ancak o dönem dünyanın birçok ülkesinde sistem böyle işliyordu. Ona rağmen dönemi baskıcılıkla eleştirerek, ülkeye daha güçlü bir demokrasiyi getireceğini vadeden partinin başkanının bu hale gelmesi başkalarını şaşırtsa da beni hiç şaşırtmıyor.”

Tezcan Durna, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı G.Y.Yönetmeni

AKP iktidarının yıllardır basını ‘havuç-sopa’ ilişkisiyle yönetmeye çalıştığını dile getiren Durna, “Şimdi havuç ortadan kalktı, sadece sopa kaldı. Sopa tek işlev gören araç haline gelmiş durumda. Günümüzde bu kişiler itibarları sarsıldığı, kendi iradeleri olmadığı için kamuoyu tarafından tartışılır hale geldi” dedi.

BU İSMLERİN SÖZLERİNİN ANLAMI KALMADI

Bu tür yazarların sözlerinin herhangi bir anlamı kalmadığını belirten Durna sözlerine şöyle dem etti: “Eskiden olduğu gibi Erdoğan bu tür isimleri, halka iktidarın dilini anlatma işlevine sahip kişiler olarak değerlendiriyor. Ancak yıllardır yaptıklarıyla bu işlevi bertaraf etmiş durumda. Halk arasında artık kimse bu tür yazarlara inanmıyor. Sözlerinin hükmü olduğuna dair bir yanılmasa var ve Erdoğan bunun farkında değil. Hâlbuki Erdoğan bunu kendi eliyle yok etti ve bu tür isimler koltuklarını koruyabilmek için bunu kabul etti.”

İKTİDARIN MEDYA GRUPLARI

• Demirören Grup: Mart 2018’de Demirören Grubu Doğan Grubu’nun tüm medya varlıklarını 916 milyon dolara satın aldı. Demirören 3 gazeteye (Hürriyet, Posta ve Fanatik), iki TV kanalına (Kanal D ve CNNTURK) ve bir haber ajansına (DHA) sahip.

• Albayrak Holding: AKP’nin birçok ihalesini üstlenen Albayrak Holding, medya sektörüne 1997’de Yeni Şafak’ı satın alarak adım attı. Bunun yanı sırı holding, yedi dergi ve iki televizyonun da sahibi.

• TürkMedya: Ethem Sancak’ın sahibi olduğu “Es Yayıncılık” ve tüm medya varlıklarını 2017 yılında satın alan, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in de geçtiğimiz aylarda ismini geçirdiği Zeki Yeşildağ, Star, Akşam ve Güneş gibi yandaş gazetelere sahip.

• Kalyon Grup: AKP’nin bir başka gözdesi Kalyon Grup da medyada sözü geçenlerden. Grubun sahibi Hasan Kalyoncu’nun oğlu Ömer Faruk Kalyoncu, Turkuaz Grubu’nun sahip olduğu ATV-Sabah yayınlarını almak için Eylül 2013’te Zirve Holding’i kurdu. Zirve Holding beş gazete, dört TV, 15 dergi, 3 internet yayını, 6 radyonun sahibi.

Devamını Oku

Analiz

Nuh’un Köpekleri Serisi 4: Toygun Atilla

Pelikan Çetesi’nin troliçesi Hilal Kaplan’ın kavramlaştırdığı “Nuh’un köpekleri” başlıklı yazı dizisinin dördüncü bölümünde, ODA Tv’nin Genel Yayın Yönetmeni Toygun Atilla’yı ele alacağım.

İlk üç bölümde sırasıyla Nuh Yılmaz, Ahmet Hakan ve Soner Yalçın’ı anlatmaya çalıştığım. Bugün, “Nuh’un köpekleri”nin dördüncü sıradaki önemli ismi olarak değerlendirdiğim Toygun Atilla’ya birkaç dair kelam edeceğim.

Toygun Atilla’nın ehemmiyeti kendisinden, vasıflarından ya da elde ettiği gazetecilik başarılarından kaynaklanmıyor. Ki öyle bir başarı da yok.

Onun ehemmiyeti, çalıştığı kurumlara ve operasyon elemanı olmasına dayanıyor.

1991 yılında Günaydın Gazetesi’nde muhabir olarak çalışmaya başladı ve 1992’de Hürriyet’e geçti Toygun Atilla.

2021 yılı sonuna kadar, yaklaşık 20 yıl emniyet muhabirliği yaptı.

90’ların en cafcaflı döneminde medyanın amiral gemisi olan Hürriyet’te, zamanın ruhuna uygun olarak emniyet kaynaklı dezenformatif haberlere imza attı.

O da kankası Nedim Şener gibi sıkı Refah Partisi muhalifiydi o günlerde.

İki kelimeyi bir araya getirememesi, konuşurken sürekli teklemesi ile bilinir Toygun Atilla. Konuşamadığı gibi, doğru dürüst yazamaz da.

Asıl uzmanlığı, nüfuz ticareti ve manipülasyondur. Kayda değer hiçbir gazetecilik başarısı olmamasına rağmen, emniyetin 90’lı yıllardaki söz sahipleriyle kurduğu derin bağlantılar nedeniyle, 20 yıl boyunca Hürriyet’in emniyet muhabirliği konumunu korumayı başardı.

Mehmet Ağar’ın derin ekibi sahneden yavaş yavaş çekilince, Toygun Atilla da açıkta kaldı. Haber yapamaz oldu.

Kale alınmamanın verdiği hınçla, Ergenekon soruşturmalarını yürüten emniyet personeline yönelik yıpratma operasyonlarında yer aldı.

Yakın arkadaşları Soner Yalçın ve Nedim Şener gibi, 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarından sonra ona da gün doğdu. Havuz medyasının amiral gemisi Sabah’la paralel bir çizgiye oturdu.

Erdoğan ve rejimi ile ittifak yapan ve artık Saray adına kalem oynatan bir noktaya geldi.

Nihayetinde ödülünü de aldı. 2021 yılı Kasım ayında emekliliğini isteyip Hürriyet’ten ayrıldı. Aslında bu bir ayrılış değil, aynı portalın bir başka mecrasına geçiş için bir aşama idi. Saray’ın Hürriyet’inden yine Saray’ın ODA Tv’sine geçti. Hem de genel yayın yönetmeni olarak.

Soner Yalçın’la olan kader arkadaşlığı, ikinci kez aynı çatı altında buluşarak daha da perçinlenmiş oldu.

Soner Yalçın, 2008 – 2012 yılları arasında Hürriyet’te operasyonel köşe yazıları kaleme almıştı. O dönemde de beraberlerdi.

Toygun Atilla, koltuğuna oturur oturmaz, ODA Tv’nin danışıklı muhalif çizgisindeki yayınlarına daha bir hız verdi. Ukrayna’da olduğu dönemde Nuri Gökhan Bozkır ile görüşüp, yaptığı röportajı da çarpıtarak Necip Hablemitoğlu suikastını Gülen Hareketi’ne yamamaya çalıştı.

Nuri Gökhan Bozkır’ın Türkiye’ye getirilip suikasta dair itiraflarda bulunmasıyla, Soner Yalçın gibi Toygun Atilla da paniğe kapıldı. Gerçeklerin ortaya çıkması korkusu dağları sarmıştı.

Suikastın azmettiricisi olduğu iddia edilen Mustafa Levent Göktaş’ı perdelemek için büyük çaba sarfetti.

Göktaş yakalanmasın diye Erdoğan’a yalakalık üstüne yalakalık yaptı. Görünen o ki, istediğini de aldı Soner abisiyle birlikte.

Ancak Saray yanaşmaları arasında da farklı klikler ve bu klikler arasında kavgalar vardı.

Nitekim bu kavgaların birinde gerçek kimliği ortaya çıktı Toygun Atilla’nın.

ODA Tv’nin Sabah yazarı Hilal Kaplan’ın eski kocası Suheyb Ögüt’le boşanmasına dair haberi, yanaşmalar arasındaki kavgayı gün yüzüne çıkardı.

Hilal Kaplan, ODA Tv’nin haberine dair şu tweeti attı:

Meğer Soner Yalçın ve Toygun Atilla, Hilal Kaplan’ın ifadesiyle “Nuh’un köpekleri”ymiş.

Sırtlarını her zaman olduğu gibi yine MİT’e dayamışlar, operasyon çekiyorlarmış. Yalnız bu kez bir farkla! MİT’in sadece kadim derin yapısıyla değil, AKP’li kanadıyla da ittifak halindelermiş.

MİT Basın Danışmanı Nuh Yılmaz sadece aleni AKP medyasını değil, gizli Saray medyası olan ODA Tv’yi de domine ediyormuş.

Soner Yalçın ve Toygun Atilla, Hilal Kaplan’ın “Nuh’un köpekleri” şeklindeki suçlamasına iki hafta sessiz kaldı.

Cevheri Güven videosunda bahsedince cevap vermek durumunda kaldılar.

Soner Yalçın, Sözcü gazetesindeki köşesinde, Nuh Yılmaz’ın adını ilk kez Hilal Kaplan’ın tweeti sayesinde duyduğunu yazdı. Kargaları bile güldürdü kendine.

Soner Yalçın
’a göre Toygun Atilla da daha önce hiç duymamış Nuh Yılmaz’ın adını. ODA Tv’deki Nuh Yılmaz’la ilgili haberleri okusalardı, belki haberleri olurdu, değil mi? Haberleri yokmuş işte!

Hilal Kaplan’ın tweetinin ardından, Toygun Atilla’nın gerçek yüzünü ortaya koyan bir gelişme daha oldu.

Akademisyen-gazeteci Emre Uslu, Toygun Atilla’nın Hürriyet gazetesinde muhabirlik yaptığı sırada, dönemim asayiş müdürü Tayfun Erdal Ceren ile ortak hareket ederek İhsan Güven cinayetinin üstünü örtmekle suçlandığını iddia etti. Uslu, Toygun Atilla’nın bu konu ile ilgili 12 Eylül’de ifade verdiğini de kaydetti.

Emre Uslu, konuyla ilgili yayınladığı videoda şu açıklamaları yaptı: “Oda TV’nin Genel Yayın Yönetmeni Toygun Atilla, İhsan Güven cinayetinin üzerine örtmek suçlamasıyla İstanbul’da savcılığa çağırıldı. Necip Hablemitoğlu’yla ilgili soruşturmalar gündemdeki yerini koruyor. Hablemitoğlu’nun, Levent Göktaş’ın azmettirmesiyle öldürüldüğü iddia ediliyor. İhsan Güven cinayetinin de Necip Hablemitoğlu cinayetiyle ilişkili olduğu değerlendiriliyor.

Bu dosyada ‘şüpheli’ olarak ifade veren isim Toygun Atilla. Hürriyet’in uzun yıllar polis muhabirliğini yapan gazeteciydi.

İhsan Güven, emekli bir binbaşı. Rolü ise Hablemitoğlu ile askerler arasındaki irtibat elemanıydı.

Aslında Hablemitoğlu’na verilen dosyalar İhsan Güven üzerinden Hablemitoğlu’na ulaştırılırdı…”

https://boldmedya.com/2022/09/14/oda-tvnin-yayin-yonetmeni-toygun-atilla-ihsan-guven-cinayetinin-uzerini-orttugu-iddiasiyla-ifadeye-cagrildi/

Evet, Soner Yalçın ve piyonu Toygun Atilla için çember daralıyor. Mustafa Levent Göktaş’tan sonra İhsan Güven suikastında da karartma ve hedef saptırma yaptıkları iddia ediliyor.

Üstelik Soner Yalçın’ın üzerindeki, Cem Ersever suikastına dair şaibe hala tazeliğini koruyor.

“Nuh’un köpekleri”nden Toygun Atilla’nın sicili ve gazeteciliği kısaca böyle.

Bir sonraki bölümde Mete Yarar ile devam edeceğiz.

Devamını Oku
Gazete manşetleri14 saat önce

Demirören Medya, çalışanlarını liseye kaydettirdi!

Demirören medya şirketindeki bazı çalışanların, öğrenci olmadığı halde Demirören Medya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğrenci olarak gösterildiği iddia edildi....

Diğer2 gün önce

İbrahim Tatlıses’in mağara hikayesi yalanlandı

İbrahim Tatlıses’in memleketi Urfa’da doğduğunu öne sürdüğü mağara, Şanlıurfa Valiliği ile AKP’li Haliliye Belediyesi’nin işbirliğiyle “müze” sıfatıyla ziyarete açıldı. Tatlıses’in...

Analiz2 gün önce

Yılmaz Özdil’in saygı ve nezaketten haberi yok

Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu’nu hedef alan seviyesiz ve nezaketsiz tweetiyle ilgili...

Gazete manşetleri2 gün önce

Soylu: İstiklal’deki bomba sosyal medya hesabı üzerinden yapıldı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “Bombanın Hacı kod adlı ABD’ye bağlı PYD/PKK terör örgütü mensubunun cep telefonu üzerinden yaptırıldığı bilgileri elimizde...

Gazete manşetleri3 gün önce

Ece Üner TV100’e transfer oldu

Ece Üner, TV100’de programlara başlayacağını duyurdu. Twitter hesabından açıklama yapan Üner, “Ocak ayından itibaren TV100 ana haberde kavuşmak üzere” dedi....

Gazete manşetleri3 gün önce

Dünya Gazetesi’nde büyük kriz! Bildiri yayımladılar

Dünya Gazetesi’nin geçtiğimiz günlerde ismi değiştirerek yayın hayatına devam edeceği ifade edilmişti. Dünya gazetesinden konuyla ilgili bildiri yayımlandı. Dünya Gazetesi’nde...

Gazete manşetleri3 gün önce

Metin Külünk ilk kez konuştu: Sedat Peker’den 10 bin dolar almadım

AK Partili Metin Külünk, Sedat Peker’den ayda 10 bin dolar almadığını ileri sürerek milli bağımsızlıkçı çizgide siyaset yaptığı için hedef...

Gazete manşetleri3 gün önce

Gazeteci İbrahim Haskoloğlu’nun 12 yıla kadar hapsi istendi

Yaptığı haber nedeniyle “kişisel bilgileri hukuka aykırı yolla ele geçirmek” iddiasıyla tutuklanıp serbest bırakılan gazeteci İbrahim Haskoloğlu hakkında 12 yıla...

Gazete manşetleri5 gün önce

Mabel Matiz: GQ ekibi ‘Karakol’ klibi sebebiyle ödül takdimimden vazgeçti

İktidar tarafından sıkça hedef gösterilen Mabel Matiz, kendisinden ‘Yılın İyileri’ gecesinde ödül takdim etmesini talep eden GQ Türkiye ekibinin ‘Karakol’...

Gazete manşetleri6 gün önce

Farah Zeynep Abdullah hakkında 2 yıl 4 aya kadar hapis istemi

Batman’da cinsel saldırıda bulunduğu İpek Er‘i intihara sürükleyerek ölümüne sebep olan Uzman Çavuş Musa Orhan‘a hakaret ettiği gerekçesiyle para cezasına...

Gazete manşetleri6 gün önce

Süleymancılar Cemaati’nden ‘haberi kaldırt’ tehdidi

BirGün’ün Süleymancılar Cemaati’nden bazı isimlerin yönetiminde bulunduğu iki şirket hakkında yaptığı dolandırıcılıkla ilgili haberi sonrasında, dolandırılan kişinin tehdit edildiği ileri...

Gazete manşetleri6 gün önce

Hakan Şükür’ü hatırlatan TRT spikeri, devre arasında görevden alındı

TRT Spor’da Kanada-Fas maçının spikeri Alper Bakırcıgil, Dünya Kupası tarihindeki en erken golün eski AKP Milletvekili Hakan Şükür’e ait olduğunu...

Gazete manşetleri1 hafta önce

İlyas Salman hakkında beraat kararı

Sanatçı İlyas Salman, “Türk milletini alenen aşağılama” iddiasıyla hakkında açılan davadan beraat etti. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda “Türk milletini...

Gazete manşetleri1 hafta önce

Sabah yazarı Altınok: Olan olmuş, kimse zarar görmemiş, yok mu bu kızı burslu okutacak bir tıp fakültesi

Sabah yazarı Melih Altınok, Tekirdağ’da yakalanan sahte doktor Ayşe Özkiraz hakkında “Profesörlerin “Hastaneye ayak sürüyerek gidiyoruz” dediği bir ortamda Ayşe’nin...

Gazete manşetleri1 hafta önce

Altaylı: Aylardır taksiye binemedim, kendimi köpek gibi hissediyorum

Fatih Altaylı canlı yayında İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Aksu’yla tartıştı. Altaylı, “Hastaneden çıktım kolumda serum iziyle taksi bulamadım, evime...

Gazete manşetleri1 hafta önce

Gazeteci Nedim Türfent tahliye oldu

Gazeteci Nedim Türfent, 6 yıl 6 ay tutukluluğun ardından Karakoçan Cezaevi’nden tahliye oldu. Gazeteci Nedim Türfent, 6 yıl 6 ay...

Gazete manşetleri1 hafta önce

Dört gün önce kalbine stent takılan gazeteci Memduh Bayraktaroğlu’na ‘zorla getirme’ kararı

Gazeteci Memduh Bayraktaroğlu, daha önce yargılanıp beraat ettiği ‘Erdoğan 2023 seçimlerinden sonra yargılanacak ve mahkum olacak’ dediği sözleri nedeniyle bugün...

Gazete manşetleri1 hafta önce

Acun Ilıcalı’dan 320 Hull City taraftarına Türkiye’de bedava tatil

Championship’te mücadele eden Hull City’nin sahibi Acun Ilıcalı, 320 taraftarını Türkiye’de bedava tatile götürdü İngiltere’de ikinci lig Championship’te mücadele eden...

Gazete manşetleri1 hafta önce

Şarkıcı Dua Lipa Arnavutluk vatandaşlığı aldı

Şarkıcı Dua Lipa, Tiran’da düzenlenen törenle Arnavutluk vatandaşlığı aldı. Şarkıcı, vatandaşlık yemini ettiği ve belgeleri imzaladığı anları sosyal medya hesabından...

Polemik1 hafta önce

Yeni Şafak, Mısır haberinde Cumhurbaşkanı Erdoğan için yanlışlıkla “darbeci” sıfatını kullandı

İktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesi, Mısır ile Türkiye görüşmelerinin genişleyeceği haberini servis ederken Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip...

Öne Çıkanlar

Copyright © 2019 Medyatrend. Tüm Hakları Saklıdır.