Bizi Takip Edin

Diğer

Usta yazar Rasim Özdenören vefat etti

7 Güzel Adam‘ın son temsilcisi, Türk edebiyatının çınarlarından, gül yetiştiren adam Rasim Özdenören, tedavi gördüğü hastanede vefat etti.
Yakın zamanda Kovid-19’a yakalanan ve hastalığı geçen Özdenören‘in, KOAH rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü biliniyordu. Usta kalem Özdenören; dün yoğun bakıma kaldırılmıştı.

RASİM ÖZDENÖREN KİMDİR?

Rasim Özdenören, 20 Mayıs 1940’ta Kahramanmaraş’ta dünyaya geldi. Şair Alaaddin Özdenören ile ikiz kardeştir. Küçük yaşlardan itibaren okumaya ve yazmaya çok meraklıydı.

Çocukluk döneminde farkı şehirlerde ikamet etti. Rasim Özdenören, ilk ve orta öğrenime bir dönem Kahramanmaraş’ta, bir dönem Malatya’da, bir dönem ise Tunceli’de devam etti. Lise mezuniyetinin ardından İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü’nü başarı ile tamamladı. Daha sonra, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni başladı. 1967’de buradan da mezun oldu.

1970’te mesleki hayatına katkıda bulunmak ve yüksek lisans yapmak amacı ile Amerika’ya gitti. Yaklaşık 2 sene boyunca burada kaldı. Daha sonra yeniden Türkiye’ye dönüş yapan Rasim Özdenören,1971’de Devlet Planlama Teşkilatında uzman olarak göreve başladı.

1975’te Kültür Bakanlığı’nda Bakan Müşaviri olan Rasim Özdenören, 3 sene boyunca da aynı kurumda müfettişlik görevine devam etti. Daha sonra yazar olabilmek maksadı ile görevinden ayrıldı.

1980’de Kültür Bakanlığı’ndaki görevine geri dönen Rasim Özdenören, 1981’de Yayın Temsil Dairesi Başkanı oldu. Alanında sürekli bir yükselme kaydeden Özdenören, 1984’te Genel Sekreter Yardımcısı, 1988’de ise Genel Sekreter olarak çalışmalar yürüttü.

2004’te ise emekliye ayrıldı.

RASİM ÖZDENÖREN SANAT HAYATI

Yeteneği daha küçük yaşlarda belli olan Rasim Özdenören, ilk öyküsünü, bir arkadaşının yönlendirmesi sonucunda lise yıllarında yazdı. Daha sonra yazmayı hiç bırakmadı. İlk kez 16 yaşındayken hikayesini yayınlattı. Varlık Dergisine yazdığı ‘Akarsu’ isimli hikayesi sanat hayatının profesyonel anlamdaki ilk adımı oldu. Bu adımın ardından Rasim Özdenören’e sanat adına çok sayıda kapı açıldı.

Daha sonra, Yeni İstiklal Gazetesi’nde haftalık olarak yazmaya başladı. Aynı dönemde, diğer yandan da Diriliş Dergisi’nde yazıyordu. 1967’de bu yazılarını bir araya getirerek ilk kitabı olan ‘Hastalar ve Işıklar’ isimli kitabını yayınladı.

Yazarlığı konusundan çokça etkisinde kaldığı, usta sanatçı Sezai Karakoç da Rasim Özdenören’in yayınladığı ilk kitapları destekledi. Özdenören ilerleyen zamanlarda da yaklaşık 40 kitap yayınladı.

1969’da Akif İnan, Erdem Beyazıt ve Nuri Pakdil ile birlikte ‘Edebiyat’ Dergisi’ni çıkardı. Yılarca buraya yazmaya devam etti. 1976’da ise, Akif İnan, Cahit Zarifoğlu, Alaaddin Özdenören, Cahit Zarifoğlu, Erdem Beyazıt ve Ergin Gürdoğan ile birlikte ‘Mavera’ dergisini kurdu. Bu dergide çok sayıda başarı eserini okuyucuya sundu.

1978’te işinden ayrılan Rasim Özdenören, ‘Yeni Devir’ isimli gazetede günlük olarak yazmaya başladı. Bu gazetede A. Gaffar Taşkın takma adıyla yazılarını yayınladı. Rasim Özdenören, edebi hayatında ayrıca Celil Kahvecioğlu ve Mahmut Çukuroba takma isimlerini de kullandı.

Usta sanatçının bazı hikayeleri ve yazıları yabancı dillere çevrildi.

RASİM ÖZDENÖREN’İN EDEBİ KİŞİLİĞİ

Özdenören, eserlerinde daha yabancılaşma, ölüm ve ahiret, tavsavvuf, başkaldırı, çocuk gibi konuları işlemektedir. Yazmaya başladığı dönemin eserlerinde daha çok batılılaşma etkisi devam ederken, Rasim Özdenören bunun aksine kendi kültürünü benimseyerek yazdı.

Edebiyatı, amacı kendinden ibaret kalan bir çalışma alanı olarak görmeyen Rasim Özdenören, her uygarlığın kendine özgü değer yargılarının oluşması ve yaygınlaşmasının edebiyatın aracılığı ile gerçekleştiği görüşünü savunmaktadır.

Edebi eserlerin düşünce yapısından bağımsız olarak ortaya çıkamayacağını savunan Özdenören, Müslüman bir kimlik oluşturmak amacı ile yazılar yazdığını ve yazılarının kendi düşünce dünyasından bağımsız olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etmektedir.

İslami duyarlılığını sanata yansıtmayı her zaman için kenedine gaye edinmiş olan Rasim Özdenören, siyer kitaplarının da roman olarak okuyucuya sunulmasının fayda sağlayabileceğini belirtmektedir.

RASİM ÖZDENÖREN YAZILARI

Usta yazar, çok sayıda gazete ve dergide yazlarını okuyucu ile buluşturmaktadır. Yazarlık hayatına günümüzde de devam etmektedir. İşte Özdenören‘in yazılarını yayınladığı dergi ve gazeteler:

Diriliş (Dergi)

Edebiyat (Dergi)

Mavera (Dergi)

İslam (Dergi)

Hece (Dergi)

Yedi İklim (Dergi)

Kaşkar (Dergi)

Yeni Devir (Gazete)

Milli Gazete (Gazete)

Yeni Şafak (Gazete)

RASİM ÖZDENÖREN HAYATI DİZİYE KONU OLMUŞTU

Rasim Özdenören’in hayatı çok sayıda akademik çalışmada da ele alındı. Samsun, Elazığ ve İstanbul‘da Rasim Özdenören‘i anlatan yüksek lisans tezi yazıldı.

2014-2015 döneminde TRT1 ekranında seyirci ile buluşan Yedi Güzel Adam dizisinde Rasim Özdenören’in hayatı işlendi.

Edebi kişiliğe sahip 7 usta yazar ve şairin hikayesini konu alan dizide, Rasim Özdenören karakterini oyuncu Mertcan Sevimli oynadı.

ÇOK SAYIDA ÖDÜL ALDI

Özdenören‘in yazdığı hikayeler birçok filme uyarlandı. Bunun akabinde, film yarışmalarında jüri özel ödül sahibi oldu. Başarılı yazar Rasim Özdenören başarılarından ötürü çok sayıda ödüle layık görüldü. İşte onlardan bazıları:

1979 – Türkiye Milli Kültür Vakfı Fikir Alanında Jüri özel Ödülü

1984 – Türk Yazarlar Birliği Hikaye Ödülü

1987 – Türk Yazarlar Birliği Deneme Ödülü

2015 – T.C. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü

2016 – Necip Fazıl Kısakürek Saygı Ödülü

RASİM ÖZDENÖREN ESERLERİ

Özdenören’e ait kitaplar şunlardır:

1967 – Hastalar ve Işıklar (Öykü)

1967 – Destanlar ve Işıklar (Deneme)

1973 – Çözülme (Öykü)

1977 – Çok Sesli Bir Ölüm (Öykü)

1977 – Çarpılmışlar (Öykü)

1977 – İki Dünya (Deneme)

1979 – Gül Yetiştiren Adam (Öykü)

1983 – Denize Açılan Kapı (Öykü)

1985 – Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler (Deneme)

1985 – Yaşadığımız Günler (Deneme)

1986 – Ruhun Malzemeleri (Deneme)

1987 – Çapraz İlişkiler-Dış Politika Yazıları (Deneme)

1987 – Kafa Karıştıran Kelimeler (Deneme)

1987 – Yeniden İnanmak (Deneme)

1987 – Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı (Deneme)

1988 – Müslümanca Yaşamak (Deneme)

1988 – Red Yazıları (Deneme)

1996 – Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti (Deneme)

1997 – Acemi Yolcu (Deneme)

1997 – Ben ve Hayat ve Ölüm (Deneme)

1997 – İpin Ucu (Deneme)

1998 – Kent İlişkileri (Deneme)

1999 – Kuyu (Öykü)

1999 – Köpekçe Düşünceler (Deneme)

1999 – Yüzler (Deneme)

2000 – Hışırtı (Öykü)

2000 – Ansızın Yola Çıkmak (Öykü)

2000 – Eşikte Duran İnsan (Deneme)

2002 – Yazı, İmge ve Gerçeklik (Deneme)

2002 – Toz (Öykü)

2003 – Aşkın Diyalektiği (Deneme)

2004 – Düşünsel Duruş (Deneme)

2009 – İmkansız Öyküler (Öykü)

Özdenören’in çevirisine imza attığı bazı eserler ise şöyle:

1964 – Hayvan Çiftliği (George Orwel)

1967 – İslam‟da Devlet Nizamı, Hukuk (Mevdudi)

1967 – İslam Devletinde Mali Yapı Ekonomi (S. A. Sıddıki)

Devamını Oku
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Diğer

Gazetecilik, ticaret ve devletten hibe

Hande Fırat, iktidar ile maddi ilişki içine giren bir iş insanına dönüşünce açıklaması bir gazetecinin yanıtı olmaktan çıkmış. Üslup ve yaklaşım farklı olunca da açıklamasındaki, Milli Gazete’yi suçlama biçimi ve “Kimse bunu iktidarı vurmak için kullanmasın” ifadesi daha çok dikkat çekiyor. İktidar için kaygılanmak da neyin nesi…

Hande Fırat’ın “Bill Gates bile tarım işine girdi” diyerek kendisini onunla aynı kefeye koyması garip. Zira o bir iş insanı olarak her alanda yatırım yapabilir. Hande Fırat ise bir gazeteci. Hem de Hürriyet gazetesinin Ankara Temsilcisi, yazarı ve CNN Türk programcısı. Gazetecilik meslek etiği onu da bağlar. Şahıs şirketi kurarak, küçükbaş hayvan yetiştiriciliği için Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan 3.5 milyon lira hibe alması iki açıdan yanlış:

Gazeteci, ticaret yapamaz, şirket kuramaz. Türkiye Gazetecilik Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde “Gazeteci ticari şirket kuramaz. Tacirlik ve esnaflık yapamaz” ilkesi yer alıyor. Basın Kartları Yönetmeliği’nde de basın kartı için “Medya dışında ticari faaliyette bulunmama” koşulu aranıyor. Ticarete girince gazeteciliğin ticari çıkarlar için kullanılma tehlikesi oluşur.

Hande Fırat’ın “Bill Gates bile tarım işine girdi” diyerek kendisini onunla aynı kefeye koyması garip. Zira o bir iş insanı olarak her alanda yatırım yapabilir. Hande Fırat ise bir gazeteci. Hem de Hürriyet gazetesinin Ankara Temsilcisi, yazarı ve CNN Türk programcısı. Gazetecilik meslek etiği onu da bağlar. Şahıs şirketi kurarak, küçükbaş hayvan yetiştiriciliği için Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan 3.5 milyon lira hibe alması iki açıdan yanlış:

Gazeteci, ticaret yapamaz, şirket kuramaz. Türkiye Gazetecilik Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde “Gazeteci ticari şirket kuramaz. Tacirlik ve esnaflık yapamaz” ilkesi yer alıyor. Basın Kartları Yönetmeliği’nde de basın kartı için “Medya dışında ticari faaliyette bulunmama” koşulu aranıyor. Ticarete girince gazeteciliğin ticari çıkarlar için kullanılma tehlikesi oluşur.

Sözcükleri değiştirince gerçekler değişmez. Patron, işçisinden böbreğini alıp ev vermişse bu hediye değil, o böbreğin karşılığıdır. Biliyorsunuz, Türkiye’de bedel karşılığı organ nakli yasak. İlgili yasa net bir ifadeyle “Bir bedel veya başkaca çıkar karşılığı, organ ve doku alınması ve satılması yasaktır” hükmünü içeriyor. Yasal durum böyleyken, organ mafyası da ortalıkta cirit atarken bir gazeteci, bedeli karşılığında organ naklini teşvik etmemeliydi. Sözünü ettiği patronun, işçisinin maddi durumunu ve koşullarını istismar edip etmediğini de bilmiyoruz.

YAZAR NİYE SESSİZ KALIR?
Milliyet Spor Yazarı Şansal Büyüka’nın gazetenin ilk baskısına giren Fenerbahçe Başkanı Ali Koç hakkındaki “İstifa demeyi bırakın artık” başlıklı yazısı, şehir baskılarında uçurulmuş. Üstelik Büyüka ve Spor Müdürü Tayfun Bayındır’a haber verilmeden yapılmış bu müdahale…

Aslında yazılara müdahale medyamızda yeni bir uygulama değil. Demirören Medya’da çok daha yoğunlaştı sadece. Doğan Medya’yı satın aldıktan sonra “Holding’in altın makas”ı, her akşam Hürriyet ve Posta’da da yazarların yazılarını kesip biçiyor. Kimi yazıları tümden çıkarıyor kimilerinden paragraf kesiyor. Haberlerden de iktidarı kızdıracak cümleler ayıklanıyor.

Büyüka’nın, grubun diğer yazarlarından farkı, müdahaleyi sindiremeyip ayrılması. Yazısı kesilip biçilen diğer yazarlar ise bu müdahaleleri normalleştirmiş kendi içinde. Sessiz kalmaları o yüzden. Kendi hakkını savunamayan bir yazar, toplumun sorunlarına nasıl sahip çıkabilir ki?

CENGİZ ÇANDAR’IN YANITI
Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Cengiz Çandar, “Gazetecinin mesafesiz hali” başlıklı geçen haftaki yazıma “Benim söz ettiğim siyasetçilerle içli dışlılık değildi. Kalemini ve mesleğini bir davanın hizmetinde icra etmekti” yanıtını verdi. “Ben Filistin davasının, Bosna davasının, Kürtlerin hak ve hukukunun savunulması için mesleğimi icra ettim şu ya da bu siyasetçiyle mesafesizlik ve onun/onların çıkarlarının savunulmasından söz etmedim” diyen Çandar, “Fransız ekolü gazeteciliği” dayanak göstermesiyle ilgili eleştirimi de şöyle yanıtladı:

“Eric Rouleau çok yakın dostumdu. Fransa’nın Tunus ve Ankara Büyükelçisi olmadan önce gazeteci sıfatı taşırken -kastettiğim anlamda- neler yaptığını ondan defalarca dinlemiş olmaktan gayrı ‘Dans les coulisses du Proche-Orient: mémoires d’un journaliste diplomate, 1952–2012’ adlı anı kitabında, söylediklerimin doğrulandığını bizzat Rouleau’nun kendisinden öğrenebilirsin. Jean Daniel de FLN ile Fransız hükümeti arasında söz ettiğim rolü Le Nouvel Observateuer Genel Yayın Yönetmeni iken ve o sayede oynadı. Gazeteciliği bıraktıktan sonra öyle yaptığını iddia ediyorsun. Daniel’i okursan tersinin geçerli olduğunu öğrenirsin.

Bana yönelik kişilik katli kampanyası yalan ve dayanaksız iftiralar ile oldu. Medya üzerinden ve medya mensubu gibi davranan kişiler tarafından yapıldı. O da sanırım medya ombudsmanın işlevleri içine girer.”

Ben de gazetecilerin siyasetçilerle ilişkisinde mesafeyi koruması gerektiği, aracılık ve özellikle de danışmanlık gibi işlerin birlikte yürütülmesinin gazeteciliğe zarar vereceği düşüncemi tekrarlamakla yetineyim.

KISA KISA:

Gaziantep’te BBP’den milletvekili adayı olan gazeteci Orhan Kızılaslan, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı’ndan istifa etti ama propaganda afişini gazetesinin binasına asarak mesleğini politik hedefi için kullanmış oldu.

Akkuyu Nükleer Santralindeki ilk yakıt törenine manşetlerden yer veren iktidar medyası, bir gün öncesine rastlayan Çernobil faciasının 37. yıldönümünde haber değeri görmedi.

Milliyet ve Posta, Türkiye’de ortalama yaşam süresinin kısaldığını yazarken, Hürriyet gazetesi aynı TÜİK verilerine dayanarak “Yaşam süresi 6.7 yıl arttı” başlığı attı.

BirGün’ün, Nesin Vakfı’nın zeytinliğindeki ağaçların yakılması davasındaki gelişmeyi duyuran “Ağaç yakmanın bedeli 800 TL” başlıklı haberini Sözcü, bir gün sonra “Yakılan her zeytin ağacı için 800 TL” başlığıyla ve kaynak göstermeden yayımladı.

CNN Türk, Habertürk, Karar, Milliyet, Takvim ve Yeni Akit internet sayfasında bir süper marketin kataloğu reklam/tanıtım olduğu uyarısı konulmadan yayımlandı.

Bir bankanın “…cam tavanı kırıyor” başlıklı çeyrek sayfalık tanıtım metni, Hürriyet, Sabah ve Sözcü’de “Bu bir reklamdır” uyarısıyla yer alırken, Türkiye’de uyarısız yayımlandı.

Sabah ve Hürriyet’in, emekli bir profesörün dolandırılmasıyla ilgili haberinde mağdur profesörün adı “Ahmet T.” diye kodlanarak gizlenirken, yüzü açık fotoğrafı kullanıldı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın tüm seçmenlere yönelik ayrımcı ve dini siyasete alet eden sözleri, Akşam, Sabah, Türkiye ve Yeni Şafak gazetelerinde kullanılmadı.

Devamını Oku

Diğer

Sosyal medyaya ‘sansür’ yürürlükte: Savcı isterse kullanıcı bilgileri verilecek, 4 saatte erişim engeli gelecek

BTK’nın Resmi Gazete’de yayımlanan sosyal ağlarla ilgili yeni düzenlemesi ile sansür yürürlüğe girdi. Platformlar gerekli görüldüğü takdirde istenen kullanıcı bilgilerini savcıya vermek zorunda. Hakim kararıyla, yüzde 90’a kadar bant daraltma cezası verilebilecek, karar 4 saat içinde uygulanacak.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Twitter, Instagram, Facebook vb sosyal ağ sağlayıcılar hakkında usul ve esasları belirledi. Karar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Düzenleme ile Türkiye’den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarının, yetkili en az bir gerçek veya tüzel kişiyi Türkiye’de temsilci olarak belirlemesi zorunlu hale getirildi.

Temsilcinin, BTK, Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereğini, sosyal ağ sağlayıcının içerik veya yer sağlayıcının olmasından doğan sorumluluk ve kanun kapsamındaki diğer yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekecek.

Sosyal ağ sağlayıcıların, temsilcinin Türkiye’deki tebligata yarar adresi ile e-posta adresine, kolayca götürülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer vermesi zorunlu olacak.

YÜZDE 90’A KADAR BANT DARALTMA, 4 SAATTE ERİŞİM ENGELİ

Adli mercilere bilgi verilmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması durumunda, Cumhuriyet savcısı tarafından, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliği yüzde 90 oranında daraltılması talebiyle mahkemeye başvurabilir.

Daraltma kararı verilmesi halinde en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir.

48 SAAT SÜRE İÇİNDE CEVAP VERİLMEK ZORUNDA

Söz konusu sosyal ağ sağlayıcıları, kişiler tarafından yapılacak başvuruların kolaylıkla alınabilmesi ve başvurunun Türkçe dil seçeneği kullanılarak yapılabilmesini sağlayacak.

Ağ sağlayıcılarının, başvuruları, başvurudan itibaren en geç 48 saat içerisinde olumlu ya da gerekçesini belirtmek kaydıyla olumsuz cevaplaması gerekecek. Türkçe yapılan başvurular Türkçe cevaplanacak.

Sosyal ağ sağlayıcıları, Türkiye’deki kullanıcıların verilerini Türkiye’de barındırma yönünde gerekli tedbirleri alacak.

TEMSİLCİ BULUNDURMAZSA 5 MİLYON LİRA CEZA

Temsilci belirlenmesine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcıya, BTK tarafından bildirimde bulunulacak.

Bildirimden itibaren 30 gün içinde temsilci belirlemeyen sosyal ağ sağlayıcıya 10 milyon lira idari para cezası verilecek. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde temsilci belirlenmemesi halindeyse 30 milyon lira daha idari para cezası kesilecek.

Kişiler tarafından yapılan başvuruların cevaplandırılması yükümlülüğünü yerine getirmeyen sosyal ağ sağlayıcılarına ise 5 milyon lira idari para cezası verilecek. Raporlama yükümlülüğünü yerine getirmeyenlere ise 10 milyon lira idari para cezasına çarptırılacak.

TÜM SÜREÇLERİ RAPORLAYACAKLAR

Türkiye’den günlük erişimi 1 milyondan fazla olan bu sosyal ağ sağlayıcıları, kendilerine bildirilen içeriğin çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve kişiler tarafından yapılacak başvurulara ilişkin istatistiksel ve kategorik bilgileri içeren Türkçe hazırlanmış raporları 6 aylık dönemlerle BTK’ya bildirecek.

Raporda, içeriğin çıkartılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarının uygulanmasına ve kişilerden gelen başvuruların alınması, değerlendirilmesine yönelik teknik altyapıya ve kararları uygulayacak personel niteliklerine ve idari kapasiteye dair bilgiler, kararların uygulanma süresi ve şekli ile coğrafi kapsamına dair detaylı süreç bilgileri, kişilerden gelen başvuruların sayısı, türü, olumlu veya olumsuz değerlendirilmesi, cevaplandırılması, olumsuz cevaplandırılanların gerekçeleri, sonuçlanma süreleri gibi sürece ilişkin kategorik ve istatistiksel bilgiler, adli veya idari makamlarca gönderilen kararlara ilişkin olarak kararı veren ve kararı gönderen merci, kararın gönderilme şekli, kararın türü, karara dayanak mevzuat hükmü, kararların gereğinin yerine getirilme süreleri gibi kategorik istatistiksel bilgiler yer alacak.

BAŞLIK ETİKETLERİ VE ALGORİTMALAR DA PAYLAŞILACAK

Ayrıca, kullanıcılara eşit ve tarafsız davranılması hususuna yönelik alınan tedbirlere dair bilgiler, kullanıcılara önerilen içeriklere ilişkin tercihlerin güncellenmesine ve kullanıcıların kişisel verilerinin kullanılmasını sınırlandırma seçeneği sunulmasına yönelik alınan gerekli tedbirlere dair bilgiler, başlık etiketleri, öne çıkan veya erişimi azaltılan içeriklere ilişkin algoritmalar ve şeffaflık ve reklam politikalarına ilişkin bilgiler, reklam kütüphanesi oluşturulmasına ve internet sitesinde yayınlanmasına ilişkin hususlara da raporda yer verilecek.

REKLAMVEREN BİLGİLERİ ALINACAK

Sosyal ağ sağlayıcıları reklam kütüphanesi oluşturmakla yükümlü tutulacak. Bu kütüphanede, reklamı veren, reklamın içeriği, türü, yayında kaldığı dönem, hedef kitlesi ve hedef kitlesinin belirlenmesinde kullanılan parametreler ile ulaştığı kişi ve grup sayısı yer alacak.

Sosyal ağ sağlayıcı, reklam kütüphanesine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verecek.

KULLANCI BİLGİLERİ SAVCILARA VERİLECEK

Çocukların cinsel istismarı, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, devletin sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarına konu internet içeriklerini oluşturulan veya yayan faillere ulaşmak için gerekli olan bilgiler, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında yargılamanın yürütüldüğü mahkeme tarafından talep edilmesi üzerine, ilgili sosyal ağ sağlayıcının Türkiye’deki temsilcisi tarafından adli mercilere verilecek.

ÇOÇUKLARA ÖZGÜ YAYIN

Sosyal ağ sağlayıcıları çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak.

Sosyal ağ sağlayıcıları çocuk olduğu anlaşılabilen kullanıcılara sunulan içerik, reklam ve diğer hizmetlerde çocuğun yaşı, üstün yararının gözetilmesi, fiziksel, psikolojik ve duygusal gelişiminin korunması, çocuğa yönelik cinsel istismar ve ticari risklerin önlenmesi, çocuğa ait kişisel verilen korunmasında yüksek düzeyde gizlilik ayarları ile asgari düzeyde veri işlenmesinin sağlanması, sözleşme, kullanıcı ayarları ve veri politikaları gibi hususların çocuğun anlayabileceği şekilde sunulması hususlarını dikkate alacak.

Devamını Oku

Diğer

TELE1 3 gün karartılıyor

İktidarın sansür aygıtı RTÜK’ün TELE1′e hukuksuzca verdiği 3 günlük ekran karatma cezası Ankara Bölge İdari Mahkemesi’nin kararıyla 23-24-25 Şubat tarihlerinde uygulanacak.

İktidarın sansür aygıtı RTÜK bir karara imza atarak TELE1 ekranlarını “dil, din, ırk ayrımı gözeterek yayın yaptığı” gerekçesiyle 3 gün kararmasına karar vermiş, oy çokluğu ile alınan kararın gerekçesi olarak, TELE1’de Enver Aysever’in sunduğu ‘Ayrıntılar’ programına konuk olarak katılan TİP Milletvekili Sera Kadıgil’in “Diyanet bu haliyle siyasal İslamcı gereçtir” eleştirisi gösterilmişti.

RTÜK’ün kararı üzerine TELE1 yürütmenin durdurulmasını talep etmiş, mahkeme oy birliğiyle istemin kabulüne karar vermişti. RTÜK’ün mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararına itirazı üzerine, karar Ankara Bölge İdari Mahkemesi’ne gitti. Mahkemede 2’ye 1 oy çokluğuyla yürütmeyi durdurmanın iptaline karar verildi.

Böylece, RTÜK’ün 3 günlük ‘ekran karartma’ cezası 23-24-25 Şubat tarihlerinde uygulanacak. Esas hakkındaki dava ise devam ediyor. Davayı TELE1’in kazanması halinde uğranılan maddi ve manevi zararın nasıl giderileceği (tazmin edileceği) ise belirsizliğini koruyor.

MERDAN YANARDAĞ: BOYUN EĞMEYECEĞİZ
TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, mahkemenin kararının ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“1- TELE1 ekranı 23-24-25 Şubat tarihlerinde üç gün karartılacak. RTÜK, bir canlı yayında TİP’li Milletvekili Sera Kadıgil’in Diyanet’e ilişkin eleştirilerini ceza gerekçesi yaptı.. Mahkemeden yürütmeyi durdurma (YD) karırı almıştık, RTÜK itiraz etti, karar 2’ye 1 oyla kaldırıldı.

2- Boyun eğmeyeceğiz. TELE 1’in karartıldığı Türkiye, daha iyi, daha güzel ve daha demokratik olmayacak. Bütün demokrasi düşmanları, yandaşlar, dönekler, iktidarın eteğine tutunanlar, gericiler ve faşistler kına yakabilirler. Ama bu devran dönecek, hesap sorma günleri de gelecek.”

Devamını Oku
Gazete manşetleri1 ay önce

Kılıçdaroğlu’ndan Uğur Dündar’a zehir zemberek sözler

CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Tarih onu affetmeyecek’ diyerek cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerinden kendisini eleştiren Sözcü yazarı Uğur Dündar’a ateş...

Gazete manşetleri1 ay önce

Gazeteci Türkeş, Dilipak ailesinin İsrail’le ticari ilişkilerini deşifre etti

Yazar Dilipak’ın kendisinden oğlu için bir ricada bulunduğunu belirten Türkeş, muhafazakar yazarın ailesinin İsrail’le olan ticari ilişkilerini de deşifre etti....

Gazete manşetleri6 ay önce

Mustafa Sandal’dan Aleyna Tilki’ye tavsiye: Bırak dışarıyı, şarkılarına konsantre ol

Mustafa Sandal, Aleyna Tilki ve menajeri arasında yaşanan tartışma hakkında, “Bunlar her zaman olacak, onun daha çok hırslanıp, daha çok...

Gazete manşetleri8 ay önce

Metin Uca trafik kazası geçirdi. Bir hafta yoğun bakımda tedavi görecek

Televizyon programcısı ve sunucusu Metin Uca trafik kazası geçirdi. Uca’nın sosyal medya hesabından “Kartal Lütfi Kırdar Eğitim Araştırma Hastanesi Nöroloji...

Gazete manşetleri8 ay önce

Şarkıcı Banu Parlak serbest bırakıldı

Kooperatif dolandırıcılığıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şarkıcı ve sosyal medya fenomeni Banu Parlak, çıkarıldığı adli makamlarca serbest bırakıldı....

Gazete manşetleri8 ay önce

Gazeteci Cengiz Erdinç, yurtdışı yasağı konularak serbest bırakıldıv

Gözaltına alınan gazeteci Cengiz Erdinç, yurtdışı çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında...

Gazete manşetleri10 ay önce

Canlı yayında küfür eden Serdar Ortaç açıkladı: 2 şişe alkol, 10 tane ilaç içmiştim

Serdar Ortaç TikTok’a küfür etme nedenini açıkladı. Sinir krizi geçirdiğini öne süren Ortaç, “TikTok’u ben nasıl kapatacağım abi? Onu devlet...

Gazete manşetleri10 ay önce

Siyasete gireceğini söylemişti: Hakan Peker ilk hamlesini yaptı

Bir dönemin popüler şarkıcılarından Hakan Peker, siyasete gireceği yönündeki açıklamasının ardından ilk hamlesini yaptı. Safranbolu Belediye Başkanı olmak isteyen Peker,...

Gazete manşetleri10 ay önce

TV programında evinin yenilendiğini gören ev sahibi mahkemeye gitti

Kiracı olan diş hekimliği öğrencisi, bir TV programıyla görüşüp oturduğu evi baştan aşağı değiştirtti. Program TV’de yayınlanınca ev sahibi evdeki...

Gazete manşetleri10 ay önce

Demirören Medya Grubu hakkında yeni iddia: Yurtdışı ofisleri kapatıldı

Bir süredir küçülme haberleriyle gündeme gelen Demirören grubunda Brüksel, Washington ve Atina bürolarının kapatıldığı iddia edildi. Medyaspot’un haberine göre; bulundukları...

Gazete manşetleri10 ay önce

1 günlük yayın yönetmenliği yapan Celalettin Can tutuklandı

Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışma çerçevesinde 1 günlük yayın yönetmenliği yapan Celalettin Can’ın tutuklandığı bildirildi. 78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can,...

Gazete manşetleri10 ay önce

İddia: TRT, bikinili fotoğrafı sonrası Leyla Tanlar’ı diziden çıkardı

TRT’nin yeni dönem dizisi ‘Selahaddin Eyyubi’de yer alan Leyla Tanlar’ın sosyal medyada paylaştığı bikinili fotoğrafı sonrası kadrodan çıkarıldığı öne sürüldü....

Gazete manşetleri10 ay önce

Gazeteci Gökhan Özbek gözaltına alındı

Gazeteci Gökhan Özbek, sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunarak gözaltına alındığını duyurdu. 23 Derece haber sitesinin sahibi gazeteci Gökhan Özbek,...

Gazete manşetleri10 ay önce

Oğuzhan Uğur ve Robot Sophia arasındaki diyalog sosyal medyada gündem oldu

Dünyada vatandaşlığa kabul edilen ilk robot olan Sophia, Oğuzhan Uğur’un sunduğu ‘Mevzular Açık Mikrofon’ programına katıldı. Programın tanıtım videosundaki diyaloglar,...

Gazete manşetleri10 ay önce

TRT ABD’de vatandaşın parasını kimler için çarçur ediyor ?

ABD’de şirketleşen ‘TRT Amerika Inc’ Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun yaptığı harcamalar dudak uçuklatıyor. TRT-USA’ya her yıl milyonlarca dolar akıtılırken sadece...

Gazete manşetleri10 ay önce

Şebnem Paker müzik öğretmeni olarak Milas’a atandı

Eurovision Müzik Yarışması’nda üçüncülük elde eden Şebnem Paker, Milas’taki Kırcağız Ortaokulu’na müzik öğretmeni olarak atandı. 1997 yılında İrlanda’nın Dublin kentinde...

Gazete manşetleri10 ay önce

Kibariye, sahneden Erdoğan çiftine seslendi: Götürdük malları valla

Kibariye, sahneden Erdoğan çiftine seslendi: Götürdük malları vallahttps://t.co/izJ9wAIkwM pic.twitter.com/TGAenBaGxh — BirGün Gazetesi (@BirGun_Gazetesi) August 24, 2023 AKP’nin 22. Kuruluş Yıldönümü...

Gazete manşetleri10 ay önce

Serdar Ortaç: Namaza başlayacağım ama zamanı değil, 60’larda

Ünlü şarkıcı Serdar Ortaç, “Namaza başlayacağım ama zamanı değil, 60’larda” dedi. Ortaç ayrıca, köye yerleşeceğini ve son bir veda turnesi...

Gazete manşetleri10 ay önce

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’den Ahmet Altan ve Osman Kavala mesajı

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, sürgün temalı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, hapse atılan gazeteci ve aydınlar arasında Ahmet Altan ve Osman...

Gazete manşetleri10 ay önce

Ödül alan kadın gazeteciyi hedef alan Karakaş’a İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nden tepki

Bir radyo programında gazeteci Çağla Geniş’i hedef alan açıklamalar yapan Murat Karakaş’a İzmir Gazeteciler Cemiyet tepki gösterdi. Cemiyet tarafından yapılan...

Öne Çıkanlar

Copyright © 2019 Medyatrend. Tüm Hakları Saklıdır.