Gazete manşetleri
‘Türkiye’de Gazetecilik’ raporu: 20 yılda tutuklanan gazeteci sayısı 848
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü”ne dair hazırladığı raporu açıkladı. Rapora göre Türkiye 2022 Dünya Basın…
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü”ne dair hazırladığı raporu açıkladı. Rapora göre Türkiye 2022 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke içerisinde 149. sırada yer aldı. Raporda, gazeteci düşmanlığı ve gazetecilere yönelik fiziksel saldırıların iktidarın tutumu nedeniyle geçtiğimiz yıllarda artmaya başladığı belirtilerek 20 yılda 848 gazetecinin tutuklandığı kaydedildi.
CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, hazırladığı ‘Türkiye’de Gazetecilik’ başlıklı raporda, basını sermayenin kontrolüne alma çabalarının 12 Eylül 1980 askeri darbe döneminde başladığı ve AK Parti iktidarı döneminde ivme kazandığına dikkat çekildi.
Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Örgütünün 2022 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke içerisinde 149. sırada yer aldı. Türkiye, 2021 yılında 153. sıradaydı. Raporda, dört sıra ilerlemenin ‘medyaya dönük baskılara karşı sivil toplum hareketinin gösterdiği mücadele sayesinde’ olduğu vurgulandı.
Dünya Basın Özgürlüğü Endeksinde 2005 yılında 98. sırada yer alan Türkiye, listedeki yerinde sürekli düşüş yaşamış ve basına yönelik yoğun baskılar nedeniyle 2010 yılında 138, 2015’te 149, 2020’de 154. sıraya gerilemişti.
Raporun Türkiye bölümünde şu değerlendirme yapıldı:
Gazetecilere yönelik tutuklamanın yerini adli kontrol aldı. Temmuz 2021’de gazeteciler, AFP foto-muhabiri Bülent Kılıç’ın şiddet görerek gözaltına alınmasının ardından, Olağanüstü Hal ilanından sonra ilk kez kitlesel eylem yaptı. Son iki yılda Türkiye’de iki gazeteci öldürüldü: Ses Kocaeli Gazetesi Sahibi Güngör Arslan 19 Şubat 2022’de; Bursa Rahmet FM çalışanı Hazım Özsu da Mart 2021’de uğradıkları silahlı saldırılar sonucu yaşamlarını yitirdiler. Cinayet zanlıları tutuklandılar.
TUTUKLU GAZETECİ SAYISINDA ARTIŞ
RSF tarafından 14 Aralık 2022 tarihinde yapılan açıklamada ise gazetecilerin haklarında 2022 yılında ciddi gerileme yaşandığı vurgulandı. Açıklamada, 1 Aralık itibariyle dünyada 533 tutuklu gazeteci bulunduğu, bunun 2021’e oranla yüzde 13,4’lük artışa işaret ettiği ifade edildi. Açıklamada, 2022 yılında 57 gazetecinin öldürüldüğü, 65 gazetecinin de “rehin” olarak tutulduğu kaydedildi…
Çağdaş Gazeteciler Derneği Medya İzleme Komisyonu “2022 Medya Raporu”na göre:
2022’de gazeteciler ve basın kuruluşlarına ilişkin en az 174 dava görüldü/duruşma yapıldı. Bu davalarda en az 263 gazeteci yargılandı. Bazı gazeteciler birden çok davada Hakim karşısına çıktı.
Davalarda en az 40 gazeteciye hapis ya da para cezası verildi.
Gazetecilere toplamda en az 92 yıl 11 ay 15 gün hapis, en az 317 bin 900 TL para cezası verildi.En az 24 gazeteci beraat etti. Bir yıl boyunca en az 33 gazeteci tutuklandı, en az 72 gazeteci gözaltına alındı.
61 gazeteci işini yaparken, özellikle toplumsal olaylarda saldırıya uğradı, engellendi. Saldırıların pek çoğunda gazeteciler gözaltına alındı. Gazeteciler, daha çok sosyal medya üzerinden tehdit edildi, hedef gösterildi.
RTÜK CEZALARI
RTÜK bir yılda 13 TV kanalına 58 kez ceza verdi. Halk TV, Tele 1, KRT, Fox TV ve Flash Haber’e 54 kez ceza kesilirken; TGRT Haber, Beyaz TV, ATV, A Haber, Ülke TV, Kanal 7 ve TV24’e sadece 3 kez cezai yaptırım uygulandı. 5 muhalif TV kanalına verilen 54 cezanın toplam tutarı, 17 milyon 335 bin lira olurken; diğer 8 TV kanalına verilen 4 cezanın toplamı 1 milyon 674 bin TL oldu.
YASAL DÜZENLEMELER/SANSÜR GİRİŞİMLERİ
Basın Kanunu’nda Değişiklik Teklifi: Kamuoyunda “Sansür Yasası” olarak bilinen Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 14 Ekim Günü TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
CHP, düşünceyi ifade özgürlüğüne aykırı hükümler taşıyan kanunun iptali için Anayasa Mahkemesine başvurdu.
Yasa nedeniyle Eşit Hakları İzleme Derneği ve İHD’nin açıklamasında “havuç/sopa” yaklaşımıyla hazırlanan teklifin “tarafsız ve önyargısız bir biçimde uygulanması” durumunda iki olumlu getirisinin olacağı belirtildi.
‘İNTERNET GAZETECİLERİNİN BASIN KARTI ALMASI ZORLAŞTIRILDI’
İnternet haber sitelerinin Basın Kanunu kapsamına alınmasının çalışan gazetecilerin basın kartı almasının ve haber sitelerinin devlet ilanlarından yararlanmasının olumlu olacağı ifade edilen açıklamada, “teklifte yer alan kurumsal hükümler bu güvenceleri sağlamaktan uzak gözükmektedir. Zira hem basın kartı alma koşullarını düzenleyen teklifin 12. maddesi basın kartı almayı aşırı zorlaştırmıştır.
Hem de teklifin 14. maddesinde basın kartı başvurularını değerlendirmek, kartları iptal etmek gibi yetkilerle donatılmış olan Basın Kartı Komisyonu’nun dokuz üyesinden beşinin doğrudan İletişim Başkanı tarafından atanması öngörülmüştür.
Bu hüküm bile başlı başına Basın Kartı Komisyonunun bağımsız olmayacağını ve tarafsız hareket etmeyeceğini, muhalif gazetecilerin başvurularının tarafsız bir şekilde değerlendirilmeyeceğini göstermektedir” denildi.
“Basın ve Yayım Faaliyetleri Genelgesi”: “Basın ve Yayım Faaliyetleri” ile ilgili 2022/1 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 29 Ocak 2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. Genelgede, “bazı televizyon kanallarında yabancı içeriklerin uyarlayarak yayımladığı programların toplumun temel değerlerine aykırı unsurlar taşıdığı”, bunların “yıkıcı etkilerini bertaraf etmek için gerekli adımların atılacağı” belirtildi.
Genelgede programlara ilişkin atılacak adımlar şöyle sıralandı:
Toplumumuzun temel değerlerine aykırı unsurlar taşıdığı gözlenen ve son günlerde özellikle yabancı içeriklerin uyarlanması şeklinde ekranlara gelen televizyon programlarının toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini bertaraf edecek adımlar ivedilikle atılacak.
Birtakım semboller kullanılmak suretiyle verilmeye çalışılan mesajlarla çocuk ve gençlerin zihin dünyalarını hedef alan yapımlardan onları koruyacak, aile ve çocuk dostu yapımlar teşvik edilecek.
Medya aracılığıyla milli ve manevi değerlerimizi yıpratmaya, aile ve toplum yapımızı temelinden sarsmaya yönelik açık ve örtülü faaliyetlere karşı Anayasa, kanun ve ilgili diğer mevzuatla düzenlenen müeyyidelerin gereği yerine getirilecek.
Toplumun geneline hitap eden bu tür medya içeriklerinin özellikle de aile, çocuk ve gençlerimiz üzerinde olumsuz etkilerin önlenmesi amacıyla ulusal ve yerel medya organlarının tehdit ve tehlike oluşturan bu tür yapımlarına karşı ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından gerekli tedbirler gecikmeksizin alınacaktır.
Basın Ahlak Esasları: Türkiye Barolar Birliği (TBB), Basın İlan Kurumunun 6 Temmuz 2022 tarihinde yayımladığı “Basın Ahlak Esasları”nın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Eylül Ayında Danıştay’a dava açtı. TBB’den yapılan açıklamada, esasların, kanuni dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek “Kanunla düzenlenmesi gereken birçok konuda belirsiz ve ölçüsüz, yoruma açık, muğlak düzenleme ve sınırlamalar getirmektedir. Bu haliyle, ifade ve basın özgürlüğünün ihlali sonucunu doğuran söz konusu düzenleme, ilgili kuruluşlar bakımından mahkemeye erişim hakkının sınırlanmasına da neden olmaktadır” denildi.
2022 YILINDA 95 GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI
Saldırıya Uğrayan Gazeteciler 65
Mahkum Olan Gazeteci, Yazar, Yayıncı 52
Tutuklanan Gazeteciler 37
Gözaltına Alınan Gazeteciler 95
Dava/Soruşturma Açılan Gazeteciler 51
Toplatma, Erişim Engelleme Kararları (2.279 internet, 60 RTÜK, 21 toplatma) 2.360
“Düşünceyi ifade özgürlüğü” kapsamına giren eylem ve etkinlikleri nedeniyle gözaltına alınan, tutuklanan, yargılanan, mahkum olan gazeteciler ve diğer kişilere ilişkin verilerin sağlıklı olmadığı, gerçeğin çok altında olduğu unutulmamalıdır.
20 YILDA 848 GAZETECİ TUTUKLANDI
Tutuklanan Gazeteciler: Türkiye Gazeteciler Sendikası verilerine göre 43, Medya ve Hukuk Araştırmaları Derneği verilerine göre 65 gazeteci tutuklu ya da hükümlü olarak cezaevinde bulunuyor…
Türkiye’de AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2022 yılı sonuna kadar en az 848 gazeteci tutuklandı:
2002 17 2012 5
2003 15 2013 1
2004 veri yok 2014 2
2005 veri yok 2015 8
2006 22 2016 145
2007 9 2017 206
2008 23 2018 56
2009 37 2019 130
2010 9 2020 87
2011 36 2021 3
2022 37
TOPLAM 848
Erişim Engelleme Kararları: İfade Özgürlüğü Derneğinin EngelliWeb 2021 Raporu, Ekim Ayında yayınlandı. Rapora göre, 2021 sonu itibarıyla Türkiye’den 574.798 web sitesi erişime engellendi.
İfade Özgürlüğü Derneğinin 2019 EngelliWeb raporunda 2018 yılı sonu itibarıyla toplam 347.445 alan adı erişime engellendi, 2019 sonunda bu rakam 408.494 oldu.
2020 yılında 467.011’e ulaşan engel sayısına 2021 yılı içinde 107.706 alan adı daha eklendi.
Raporda, 574.798 web sitesi ve alan adına, 789 farklı kurum tarafından verilen toplam 504.700 farklı kararla erişimin engellendiği belirtildi.
Raporun sonuç bölümünde özetle şöyle denildi:
“(…) Sulh ceza hakimlikleri ifade ve basın özgürlüğünü, kamunun haber ve bilgi edinme hakkını, kamu yararını hiçe sayarken üst düzey kamu şahsiyetlerinin incinen itibar, onur ve haysiyetlerinin adeta bekçiliğini yapmıştır. Bu kararlarla sadece kamuoyunu yakından ilgilendiren siyasi nitelikli haberler değil aynı zamanda arşiv değeri bulunan eski tarihli haberlerin de internet ve basın arşivlerinden kaldırılması ve yok edilmesi söz konusudur. İfade Özgürlüğü Derneği tarafından yayınlanan Hafızamız Siliniyor: İnternet Sansürlerinin Unutulma Hakkı Boyutu başlıklı raporda da belirtildiği üzere 5651 sayılı Kanun kapsamında sulh ceza hakimlikleri eli ile alınan karar ve yaptırımlar kamunun geçmişe yönelik araştırma yapma hakkını da baltalamakta ve çevrimiçi arşivlere ciddi zarar vermektedir. Fakat, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de belirttiği üzere kamusal ilgi sadece haber ve makalelerin yayınlandığı tarihle ve güncel olaylarla sınırlı değildir ve kamu ilgisi geçmişe yönelik de olabilir ve dolayısıyla internet arşivleri de Sözleşme’nin 10. maddesi kapsamında korunmaktadır. Türkiye’de ise çevrimiçi arşivler sürekli baskı ve tehlike altındadır.
(…) 2018, 2019 ve 2020 raporlarımızda ortaya çıkan vahim tablo 2021’de de devam ederken, özellikle 2020 yılı içinde yapılan yasal değişikliklerin etkisi 2021 yılında görülmeye başlanmış ve içerik sağlayıcıları tarafından daha çok içeriğin yayından kaldırıldığı tespit edilmiştir. Hatta, kaldırılan ve yok edilen haberlerle birlikte sansürün daha efektif bir şekilde uygulanmaya başladığı görülmekte ve hissedilmektedir”.
GAZETECİLERE SALDIRILAR
Raporda gazetecilere yönelik saldırıların iktidar dönemiyle birlikte artışa geçtiği belirtilirken örneklerle bu durum açıklandı.
Raporda şu ifadeler kaydedildi:
Kolluk güçlerinin (özellikle toplantı ve gösterilerde) uyguladığı şiddet dışında AK Parti iktidarının tavrı ve duruşu nedeniyle sivil vatandaşların da gazetecilere yönelik saldırılarında artış yaşandığı görülüyor.
Basın örgütlerinin çalışmalarına göre, 2022 yılında en az 65 gazeteci, haber izlerken ya da haberleri nedeniyle gerek kolluk güçlerinin gerek politikacıların gerekse de sivil vatandaşların saldırısına maruz kaldı.
Gazeteci Beyza Kural’a 6 Kasım 2015 tarihinde İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’ndeki eylemi izlerken fiziksel şiddet uygulayan polis memurları K.A., N.D., Y.Ş. hakkında açılan dava 1 Aralık günü sonuçlandı. İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesi, “iş ve çalışma hürriyetinin ihlali” gerekçesiyle polislere 6’ar bin lira adli para cezası verdi. Ceza, 10 taksitte ödenecek. Kural’ın bireysel başvurusunu 18 Şubat 2021 tarihinde sonuçlandıran Anayasa Mahkemesi, “insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının”, “ifade ve basın özgürlüğünün” ihlal edildiğine karar vermişti.
Güngör Arslan: Kocaeli Ses Gazetesinin Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Güngör Arslan, 19 Şubat 2022 tarihinde ofisinde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdi.
Gazeteci Ergün Poyraz, 11 Nisan 2022 tarihinde Aydın Kuşadası’nda evinin önünde kimliği belirsiz kişilerin saldırısı sonucu ağır yaralandı.
1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle İstanbul Kadıköy’de düzenlenen mitingi izleyen Bianet muhabiri Tuğçe Yılmaz, sivil bir polisin cinsel tacizine maruz kaldı. Yılmaz’ın “göğsümü sıktın, beni taciz ettin” diye tepki göstermesi üzerine polisin diğer polisler tarafından uzaklaştırıldığı, polis amirinin “suç duyurusunda bulunursunuz” dediği belirtildi.
Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta oturumu nedeniyle 46 kişi hakkında İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davadan (21 Eylül 2022) önce basın açıklamasına müdahale eden polis, Artı TV muhabiri Meral Danyıldız’a fiziksel şiddet uyguladı. DİSK Basın-İş Başkanı Faruk Eren gözaltına alındı.
İstanbul Beylikdüzü’nde iki yaşındaki çocuğun “cinsel istismar nedeniyle öldüğü” iddiasına ilişkin haber yazan Bianet Muhabiri Evrim Kepenek, bebeğin ailesi tarafından tehdit edildiğini açıkladı. Kepenek, Twitter hesabından, “Çocuğun amcası olduğunu söyleyen biri aradı ‘12 bin kişilik aileyiz, korkutmak gibi olmasın haberi kaldırın’ dedi. Sonra aradı, ‘yanlış anlaşılmasın sizi tehdit etmiyorum’ ” mesajını paylaştı.
1 Ekim 2022 tarihinde İstanbul Aksaray Meydanı’nda hasta mahkumlar için yapılan adalet nöbetine müdahale eden polisler, gazeteciler Hayri Tunç, Meral Danyıldız, Zeynep Kuray ve Rukiye Güzel’i fiziksel şiddet kullanarak engelledi.
“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” nedeniyle Taksim’de toplanan kadınlara müdahale eden polisler, BirGün Gazetesi Editörü Yaren Çolak’ı gözaltına aldı. BirGün Muhabiri Havva Gümüşkaya polis tarafından “Başlarım haberine” denilerek engellendi, foto muhabiri Ali Öz darp edildi; gazeteci Hayri Tunç, İleri Haber Muhabiri İzel Sezer de polisin engellemesiyle karşılaştı.
Gazete manşetleri
Araştırmadan yazdı çark etti: Ahmet Hakan ‘yoğutsal polemik’te sınıfta kaldı
Sosyal medya paylaşımlarını gerçek sanarak Chobani’nin sahibi Hamdi Ulukaya’yı İlber Ortaylı hakkında söylemediği sözlerle yerden yere vuran Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, çark etti.
Sosyal medyada yer alan paylaşımlarda Ulukaya, Prof. Dr. İlber Ortaylı hakkında “Ne iş yapar bu adam?” dediği iddia ediliyordu.
Bu sözleri, konuyu araştırmadan köşesine taşıyan Ahmet Hakan, Ulukaya’nın ekibinden gelen uyarı sonrası yeni bir yazı kaleme almak zorunda kaldı.
Ahmet Hakan, “Yoğurtsal Polemik” başlıklı köşe yazısında Fenerbahçe’nin yeni sponsoru Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya hakkında:
“Hamdi Ulukaya’yı uyarıyorum: Sert kayaya çarptınız Hamdi Bey” dedi. Hakan, Ulukaya’nın Ortaylı’yı tanımamasını kültürel bir eksiklik olarak nitelemişti.
Hakan sosyal medyada binlerce paylaşım, düzinelerce haber ve yüz binlerce yorumla yayılan bu iddianın tamamen asılsız olduğunu paylaşarak, “Bu kadar insan yalan üzerinde ittifak etmiş olamaz” düşüncesiyle hareket ettiğini belirtti. Hakan, şu çarpıcı itirafta bulundu:
“Günümüzde yalanlar ile gerçeklerin iç içe geçmesiyle oluşan muazzam enformasyon kaosunu hafife almışım. Meğer milyonlarca insan, bal gibi de bir yalan üzerine ittifak yapabilirmiş.”
İşte Hakan’ın Ulukaya hakkında çıkan iddialara yönelik yazdığı yeni yazısı
“HAMDİ Ulukaya’nın İlber Hoca hakkında…
“İlber Ortaylı ne iş yapar, hiç duymadım. Malum herkes Chobani yoğurdu kadar bilinir olmayabilir” dediğine dair bir rivayet dolaştırıldı.
*
Ulukaya’nın böyle dediğine dair…
– Binlerce paylaşım gördüm.
– Düzinelerce habere rastladım.
– Yüz binlerce yorum okudum.
*
Bu kadar insan yalan üzerinde ittifak etmiş olamaz diyerek…
Oturup ben de bir yorum yazısı yazdım.
*
Günümüzde yalanlar ile gerçeklerin iç içe geçmesiyle oluşan muazzam enformasyon kaosunu hafife almışım.
Meğer milyonlarca insan, bal gibi de bir yalan üzerine ittifak yapabilirmiş.
*
Hamdi Ulukaya’nın çevresinden dün bana ulaştılar.
Dediler ki:
“Hamdi Ulukaya’nın böyle bir açıklaması yok. Bu yalan piyasaya sürüldü ve bir anda yayıldı. Baş edemedik.”
*
Sonuç olarak…
Dün bu köşede çıkan yoğurtlu, cacıklı yazıyı yürürlükten kaldırıyorum.
Gazete manşetleri
Erdoğan’ın yeni gözdeleri ve gözünden düşen gazeteciler
Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, AKP’li Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son üç yıldaki yurt dışı gezilerinde özel uçağına binen gazetecileri tarayıp “gözde ve gözden düşen gazeteci ve kurum” listesi çıkardı.
T24’de çıkan habere göre “Davet edilen gazeteciler listesi, Erdoğan’ın itibar barometresi gibi!” diyen Bildirici’nin aktardığına göre, Erdoğan’ın “gözde”lerinin başında Haber Global Genel Yayın Yönetmeni Taha Dağlı, NTV Genel Yayın Yönetmeni Nermin Yurteri, CNN Türk Programcısı Hande Fırat ve A Haber Genel Müdürü Abdulhalik Çimen var.
Erdoğan’ın gezilerine değinen Bildirici, AKP’li Cumhurbaşkanının 2022 yılında 20, 2023 yılında 17 ve 2024 yılında da 14 olmak üzere üç yılda toplam 51 yurt dışı geziye çıktığını hatırlattı.
Bildirici, “itibar barometresinde gözden düşenler” diyerek 2014-2017 yıllarında en çok davet edilen gazetecilerin başında gelen Ali Adakoğlu (16 davet), Selçuk Tepeli (14 davet) ve Murat Kelkitlioğlu’nun (13 davet) artık uçağa adım atamadıklarına dikkati çekti.
Bildirici, “gözden düşen” diyerek ayrıca şu isimleri sıraladı: Ekrem Kızıltaş, Erdal Şafak, Ergün Diler, Vahap Munyar, Nihal Bengisu Karaca, Fikret Bila, Nuri Elibol, Verda Özer, Nuh Albayrak ve Nagehan Alçı.
Bildirici’nin aktardığına göre, 2022 yılında 5-6 geziye çağrılan gazeteciler Mustafa Yıldız, Sami Dadağlıoğlu, Esra Elönü ve Ünal Kaya da 2023’te daha az davet edildiler; 2024’te ise davetli listesinde hiç görünemediler. İlk yılların sık davet edilenlerinden İbrahim Karagül, Turgay Güler, İsmail Kapan, Hakan Çelik ve Mustafa Kartoğlu, yine Erdoğan’ın gezilerine çağrılıyorlar ama eskiye oranla çok daha az. 2022’de tam sekiz geziye katılan Hacı Yakışıklı da Yeni Akit’ten ayrılıp TV100’e geçtikten sonra artık eskisi kadar gözde değil, 2024’te sadece bir geziye çağrıldı.
Milliyet yazarı ve CNN Türk yorumcusu Zafer Şahin de “itibar barometresi”nde gerileyen gazetecilerden biri. 2022’de beş geziye çağrılan Zafer Şahin, 2023’te hiç geziye davet edilmedi, 2024’te de sadece bir geziye katılabildi.
YENİ GÖZDELER
TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Serdar Karagöz, gezilerin neredeyse tamamında yer aldılar. TRT ve AA’dan, genel müdürler dışında isimler de bazı gezilere katıldı.
“İtibar barometresi”nin zirvesinde yer alan isim Haber Global Genel Yayın Yönetmeni Taha Dağlı; Erdoğan’ın 2022 yılında 12, 2023’te 9 ve 2024’te de 10 dış gezisine katıldı.
Taha Dağlı’yı, üç yıl içinde toplam 20 geziyle NTV Genel Yayın Yönetmeni Nermin Yurteri, 18 geziyle Hürriyet gazetesi Ankara Temsilcisi ve CNN Türk Programcısı Hande Fırat, 17 geziyle A Haber Genel Müdürü Abdulhalik Çimen, 15 geziyle 24 TV Genel Yayın Yönetmeni Murat Çiçek ve 13’er geziyle Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı ve 24 TV Programcısı Belkıs Kılıçkaya izliyor.
Erdoğan ve iktidarın “medya itibar barometresi”nin başındaki bu isimlerden sonra sırasıyla Hilal Kaplan, Okan Müderrisoğlu, Mehmet Acet, Nazlı Çelik, Abdülkadir Selvi, Banu El, Mehmet Yeşilkaya, Ahmet Hakan, Zahid Akman, Ferit Ersoy ve Ömer Özkök geliyor.
GÖZDE KURULUŞLAR
Basılı gazeteler içinde en çok davet edilen şüphesiz Sabah gazetesi. Son üç yılda bu gazetenin temsilcileri tam 49 geziye katıldı.
Sabah’ı, 45 geziyle Yeni Şafak, 39 geziyle Hürriyet, 38 geziyle Akşam gazetesi izledi. Milliyet, Türkiye ve Yeni Akit gazetelerinden temsilciler de davetliler arasında sık görüldü. Ama Diriliş Postası, Milat ve Posta da daha az da olsa çağrıldı Erdoğan’ın gezilerine.
Televizyon kanalları arasında da TRT’den sonra en çok geziye katılan medya kuruluşu 24 TV. Erdoğan nezdindeki “itibar barometresi”nde NTV, A Haber, CNN Türk, Haber Global, TV100, Habertürk TV, Beyaz TV, Ülke TV, TV Net, Kanal 7 ve öbürleri izliyor.
Medya grupları olarak da en başta gelen Turkuvaz Medya. Onu Demirören Medya izliyor. Türk Medya ve Albayrak grupları daha geriden geliyor.
Gözden düşen kuruluşlar
Daily Sabah ve Türkgün, itibar barometresinde inişe geçen kuruluşlar. Daily Sabah temsilcileri 2022’de 4, 223’te de 4 geziye katılmışken, 2024’te sadece bir geziye davet edildiler. Son iki yıldır da Türkgün’den hiç kimse gezilere alınmıyor.
Bengütürk 2022’de sekiz geziye davet edilmişken, bu sayı 2023’de 2’ye, 2024’te de 1’e düştü.
Aynı şekilde TRT World, Kanal D, TGRT, ATV ve Akit TV de itibar barometresinde inişe geçmiş durumda. TGRT, ATV ve Akit TV’den hiç kimse 2024’deki gezilere katılamadı. TRT World ve Kanal D ise sadece 1’er gezide yer aldı.
Bildirici ayrıca, söz konusu uçak fotoğraflarını çeken isimlere de dikkati çekti; “Fotoğrafların çoğunda Cumhurbaşkanlığı fotoğrafçısı Murat Çetinmühürdar’ın imzası var. Birkaçında da Murat Kula (Cumhurbaşkanlığı), Mustafa Kamacı (AA) ve Kayhan Özer’in (AA) imzaları yer alıyor”
Gazete manşetleri
Kılıçdaroğlu’ndan Uğur Dündar’a zehir zemberek sözler
CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Tarih onu affetmeyecek’ diyerek cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerinden kendisini eleştiren Sözcü yazarı Uğur Dündar’a ateş püskürdü.
14-28 Mayıs Genel Seçimlerinde cumhurbaşkanlığına aday olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhur İttifakı’nın adayı Tayyip Erdoğan’a kaybetti.
Seçimi kaybeden Kılıçdaroğlu’nun adaylığı muhalif cephede tartışmalara neden oldu.
Kılıçdaroğlu’nu eleştiren isimlerden biri de Sözcü yazarı Uğur Dündar.
Uğur Dündar, katıldığı bir televizyon programında yerel seçim sonuçlarını değerlendirirken, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel seçimlerde aday olması ile muhalefetin tarihi bir fırsatı kaçırdığını vurgulayarak “Tarih onu asla affetmeyecek” dedi.
Dündar ayrıca geçtiğimiz günlerde bir köşe yazısında cumhurbaşkanlığı seçimi için ‘Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın aday gösterilmesi gerektiğini, CHP’nin ve ‘Altılı Masa’nın başındaki Kemal Kılıçdaroğlu’nun resti görmek yerine, kendi adaylığını dayattığını ve Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettiğini’ kaleme aldı.
Kılıçdaroğlu, kendisini ve Cumhurbaşkanlığı adaylığını hedef alan CHP yandaşı Sözcü yazarı Uğur Dündar’a ateş püskürdü.
Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
“Geçmişe ve Geleceğe Not düşelim! Sayın Uğur Dündar’a açık mektubumdur…
Sağdan soldan vatan evlatlarının idamlarıyla sonuçlanan 68 kuşağı fırtınasında gemisine dalga vurmamış Uğur Dündar, 1980 darbesinin “Bizim Uğur”u, TRT Genel Müdürü…
Bizim kuşağın onur abidelerinden Tarık Akan’ın yumruklaştığı, dürüst ve mücadeleci gençlik-kafalarında bitlerle işkencelerden geçerken-ayağına taş değmemiş, nezaket ziyaretlerinin müdavimi Uğur Dündar…
“Gün geçmiyor ki” cümlesiyle başladığı her haber programında, fonda gerilim müzikleriyle süslediği ve toplumun inanç noktalarına temas ederek 28 Şubat sürecinin alt yapısında emeği olan, iş başörtü sorununa geldiğinde; “İnadına mini etek, inadına dekolte” sloganlarına katkı sunan Uğur Dündar…
Sağlık skandalı haberi adı altında “Tesettür Faciası” başlığıyla, toplumdaki kutuplaşmanın her daim ekmeğini yiyen, fildişi kulelerinin tepesindeki konforlu alanını inşa edebilmek için büyük “fedakarlıklar” yapan, andıçların Uğur Dündar’ı…
“SİZİN ÇARKINIZ YİNE ‘ŞANLI ŞANLI’ DÖNER”
Her alanda, mevcut baskıcı iktidarın, sizin de içerisinde arkadaşlarınızın olduğu (ki bence onlar öyle sanıyor) muhalifler, davalarla, hapislerle, saldırılarla mücadele edip bedel öderken, sizin çarkınız yine “şanlı şanlı” döner Uğur Bey.
Senin de bildiğin ama hiç hoşuna gitmeyecek bir sır vereyim; Biz helalleştik… Bu ülkede, Cumhuriyet Halk Partisi’ne bırakın oy vermeyi, adını duyunca besmele çeken muhafazakârlarımızla helalleştik.
1960’lardan kalma sağ sol kavgasının kötü mirasıyla yüzleştik. Bizlere inançsız ve din düşmanı gözüyle bakan sağcı kardeşlerimizle de helalleştik…
İç Anadolu ve doğusu dahil, bırakın milletvekili çıkarmayı temsilci gönderemediğimiz şehirlerimizle konuştuk, anlaştık, helalleştik…
Darbelerle, 28 Şubatlarla, faili meçhul cinayetlerle, idamlarla yüzleştik.
Geçmişte yaşadığımız bütün travmalarımızı, öfkelerimizi, intikam duygularımızı ebediyen toprağa gömdük. Bütün farklılıklarımızı kabul ettik, sevdik ve kucaklaştık. Artık buradan size ve temsil ettiğiniz kimliğe ekmek çıkmaz!
Bunu vatanperver dostlarımızla yaptık. Başta kıymetli dostum Sayın Karamollaoğlu olmak üzere 6’lı masanın liderleri ile yaptık.
Nasıl yaptığımızı da anlatayım. Berkin Elvan’a da ağladık, Eren Bülbül’e de… Sinan Ateş ile de vurulduk, Tahir Elçi ile de… Deniz Gezmiş’le de sehpaya çıktık, Mustafa Pehlivanoğlu ile de…
Ergenekon kumpası mağdurlarına da destek olduk, suçsuz günahsız KHK mağdurları anaokulu öğretmenlerine de…
Yürüdük Uğur Bey. Hak için halk için yürüdük. Yolumuza kurşunlar bırakıldı yürüdük…Pislikler döküldü yürüdük…
“SİYASİ RÜŞVET ALDINIZ” İMASINA SUSMAM!
Terör örgütleri kuşun sıktı, linçlendik, içerisinde bulunduğumuz ev için “Yakın o evi” dediler, defalarca ölüm tehditleri ve suikastlara karşı yürüdük.
Cumhuriyet Halk Partisi çok değişti Uğur Bey. Artık toplumun büyük bölümünü öcü gibi gördüğü bir parti değil. Bakın TV programında değerli kardeşim Cemal Enginyurt, size karşı millet ittifakını ve helalleşmemizi nasıl savunuyor, siz ise nasıl da inkar ediyorsunuz.
Siz hiç değişmemişsiniz! Hala 1970’lerde, 80’lerde, 90’larda yaptığınızı yapmaya çalışıyorsunuz. Bu sefer olmaz!
Toplumun inanç ve değerleri ile siz ve temsil ettiğiniz kimliğiniz, mıknatısın iki ayrı kutbu gibisiniz. Siz Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve toplumsal barışa yaklaştıkça seçimlerde broşürlerimizi dağıtan başörtülü kardeşlerimiz, bütün kırgınlıklarını unutan Kürt kardeşlerimiz, vatanperverlik çatısı altında bütünleştiğimiz sağcı kardeşlerimiz, kısacası bu ülkenin ötekileri bizden uzaklaşıyor. Buna müsaade edemeyiz.
Belki biraz kırıcı oldu ama kusura bakmayın Uğur Bey bunlar gerçekler. Bana, canlı yayınlarda Dış devletlerin ajanı olup olmadığımı soracak kadar dengenizi yitirdiniz, ses çıkarmadım.
Şahsıma dilediğiniz kadar saldırabilirsiniz ama kardeşliğimizi dinamitlemenize müsaade etmem.
Kendi adaylığımı dayatmak için siyasi rüşvet dağıttım iddialarınıza susarım ama 6’lı masa bileşenlerine “siyasi rüşvet aldınız” imasına susmam, bu birlikteliği bozdurmam!
“TARİH KİMİ AFFEDECEK, KİMİ AFFETMEYECEK?”
Sizin tabirinizle; “Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nu 70’li yıllardan beri tanırım. Kemal Bey’in asıl işi hesap sormaktır. Devletin nice kayıp trilyonlarını, tüyü bitmemiş yetim hakkını, yurt dışından getirmiş ve hazineye irat kaydettirmiştir.” El hak doğrudur Uğur Bey. Benim asıl işim hesap sormaktır.
Büyük emeklerle ve ödenen bedellerle tesis edilen bu kardeşlik yapısına, bu toplumsal ittifaka ve bu helalleşmeye saldırmayı sürdürürseniz, milletin uygarlık yolundaki bu anlaşmaya halel getirmeye çalışırsanız, bunun hesabını sorarım.
Toplumu kutuplaştırma, ayrıştırma, partimi yeniden halktan koparma çabaları ve çalışmaları olduğunu hissettiğim zaman Uğur Bey, SİYASİ ARENADA MAKOSENLERİMİ TEKRAR GİYERİM ve bedeli ne olursa olsun bu uğurda mücadelemi veririm.”
-
Gazete manşetleri3 yıl önceAslı Erdoğan: Sesimizin Almanya’da ustalıkla kısıldığını düşünüyorum
-
Gazete manşetleri4 yıl önceSBK listesi medyada bir gazetecinin daha biletini kesti !
-
Gazete manşetleri4 yıl önceAKP Cehaleti: TRT, Çanakkale Zaferi ile Sarıkamış’ı karıştırdı
-
Televizyon4 yıl önceCan Ataklı: Normal bir ülke olsa Cevheri Güven’in anlattıklarıyla kıyamet kopardı !
-
Gazete manşetleri3 yıl önceOğuzhan Uğur ve Robot Sophia arasındaki diyalog sosyal medyada gündem oldu
-
Gazete manşetleri3 yıl önceAlmanya Cumhurbaşkanı Steinmeier’den Ahmet Altan ve Osman Kavala mesajı
-
Gazete manşetleri3 yıl önceNarlıdere Belediye Başkanı Engin, canlı yayında beyin kanaması geçirdi
-
Analiz4 yıl önceCüneyt Özdemir’in Pelikan itirafları ve gazeteciliği: Herkes yesin, bulaşmıyorum
