Bizi Takip Edin

Televizyon

Erdoğan’ın metin yazarı, gazeteci Ali Murat Güven: Çok pişmanım!

AKP’nin kuruluş sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan’ın metin yazarı olarak çalışan gazeteci yazar Ali Murat Güven, TV5’te yayınlanan “Düşünme Vakti” programında dikkat çeken bir çıkış yaptı. Erdoğan’ın 14 Ağustos 2001 günü, Ankara, Beykent Otel’de, partiyi dünyaya ve Türkiye’ye duyururken yaptığı 45 dakikalık konuşmayı kendisinin yazdığı belirten Güven, “Para da almadım, yalnız Hüseyin Besli’den 3 paket sigara istedim” dedi.

Güven, “Yazdığınıza pişman mısınız?” sorusunu şöyle yanıtladı:

Çok pişmanım tabii ki. Bugün olsa yazmam. Neden pişmanım, çünkü, onlar benim hayallerimmiş, partinin hayalleri değilmiş. İnanmamış, içselleştirmemiş, empati kurmamış. Okumuş, ‘Çok güzel, harika yazılmış’ demiş. Bire bir kullandı, ben de televizyon başında, İstanbul’da takip ettim. Tek bir kelimeyi bile çıkarmadı, birkaç pekiştirici ekleme yaptı. Hepsini okudu küçük küçük kartonlara bölünmüş olarak. Gözlerim doldu; lakin şeye gelince… Mesela ben ne yazmışım? ‘Bizim iktidarımıza hiçbir milletvekili, parmak kaldırma makinesine dönüşmeyecektir. Türk demokrasisinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

İşte Güven’in açıklamalarının videosu;

Gazeteci ve Yazar Ali Murat Güven, iktidara yönelik şu ifadeleri kullandı:

“Çok güzel bir söz var, İsmet Özel’in sanıyorum: ‘Allah, insanı iddiası ile sınar.’ İddiamızla sınandık ve çoğumuz çuvalladık. Kendimi de bunun içine katarak söylüyorum. Arkadaş, bunca yıllık eziklikten sonra o hanlar, hamamlar, 5 yıldızlı oteller, o şatafat, o lüks, o arabalar, o cep telefonları… Bu sefer, vicdanlar sızlamaya başladı. Bir iftar yemeği düzenleniyor, yemeğin yarısı atılıyor. İlk savrulmada, 2010’a kadarki evrede vicdanlar sızlamaya başladı. Bu sefer, açıklamalar geliştirilmeye başlandı: Öyle oluyor da, böyle oluyor da, her şeyi yönetemiyoruz da, devlet böyle bir mekanizma, bazen kaçaklar oluyor, yüzde yüz İslam düşüncesini devlete yansıtabilmek mümkün değil… Bu tür açıklamalar, 2011’den sonra da bunlardan da vazgeçildi. Yaklaşım şu olmaya başladı: ‘Arkadaş, biz bu kadar yapabiliyoruz. Sen, okula gidebiliyor muydun başörtünle? Gidemiyordun. Bak şimdi hakim oluyorsun, polis oluyorsun, asker oluyorsun… Yat kalk reisine dua et, buna şükret. Sen, bir daha reise oy verme, CHP gelecek, yine aynı yasakları, ondan sonra yaparsın hakimlik.’

Şimdi, küstah bir tepeden bakış, küstah, kibirli… Bu memlekette şu cümle sarf edildi: ‘Sizin yerinize bir kereste koysam, odun koysam yine seçilir. İsimlerinizin hiçbir önemi yok. Bu isimler, o listede varsınız diye önemli.’ Kısmen de haklı aslında söyleyen, kısmen de haklı. Bu kadar ‘Tek sistemli’ bir parti, varislerini yetiştirmeyen, bu kadar milletvekili olan…”

“CUMHURBAŞKANININ İLK KONUŞMASINI BEN YAZDIM”

Güven, Erdoğan’ın AKP’nin kuruluşunu duyurduğu açıklamasını kendisinin yazdığını anlatırken “14 Ağustos 2001 günü, Ankara, Beykent Otel’de, partiyi dünyaya ve Türkiye’ye duyururken yaptığı, 45 dakika-1 saat yaptığı konuşmayı ben yazdım satır satır. Para da almadım, yalnız Hüseyin Besli’den 3 paket sigara istedim” ifadelerini kullandı.

Program Sunucusu Mehmet Ali Kayacı’nın, “Yazdığınıza pişman mısınız?” sorusu üzerine Güven, şu cevabı verdi:

“Çok pişmanım tabii ki. Bugün olsa yazmam. Neden pişmanım? Çünkü, onlar benim hayallerimmiş, partinin hayalleri değilmiş. İnanmamış, içselleştirmemiş, empati kurmamış. Okumuş, ‘Çok güzel, harika yazılmış’ demiş. Bire bir kullandı, ben de televizyon başında, İstanbul’da takip ettim. Tek bir kelimeyi bile çıkarmadı, birkaç pekiştirici ekleme yaptı. Hepsini okudu küçük küçük kartonlara bölünmüş olarak. Gözlerim doldu; ama şeye gelince… Mesela ben  ne yazmışım? ‘Bizim iktidarımıza hiçbir milletvekili, parmak kaldırma makinesine dönüşmeyecektir. Türk demokrasisinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.  Genel başkan olarak ben dahil, hiçbir parti yetkilisi 3 dönemden daha fazla seçilmeyecek, partiyi meşgul etmeyecektir.’ Ben, ne yazdığımı çok iyi biliyorum. Partiden o dönemde gelen bazı isimlerle istişare ettik bunları. O içeriği, ben kafamdan atmadım.  Bana bir yol haritası verildi,  ben o yol haritasından zengin göndermeli, bol teşbihle, dünya tarihine ve dünyadaki ünlü liderlere  bol göndermelerle dolu, nitelikli bir siyasal metin yazdım, o da seslendirdi. Sayın Cumhurbaşkanı, o zaman başbakan adayı… Genel başkan… Bir hafta tartışıldı:  Her köşe yazarı, ‘Burada ne demek istedi? Şurada şu umudu verdi, şuraya göz kırptı.’ falan…  Bugün geldiğimiz noktada, metin hala duruyor.

“HİÇBİR KARİYER PLANLAMAMDA SİYASAL BİR PARTİYE GİRMEK OLMADI”

“Siz o ortamdan saf dışı mı kaldınız yoksa kendiniz mi dışarı çıktınız?” sorusu üzerine Güven, şu açıklamalarda bulundu:

“Şimdi bu, bana çok sorulan, çok rahatsız olduğum bir soru; ama bu bir fırsattır, söyleyeyim: Ben, İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Radyo, Televizyon ve Sinema mezunu, sinema ve televizyon üzerine, yeni medya üzerine iki kez yüksek lisans yapmış, cebinde basın kartı olan, 38 yıllık bir gazeteciyim. Hiçbir kariyer planlamamda siyasal bir partiye girmek, o partide ilerlemek, siyasetçi olmak, o partinin içinde basın danışmanı olarak dahi bulunmak olmadı. 1985, üniversitenin ilk yılı ile ülkücü bir dergide çalışmaya başladım. Çalışmak zorundaydım, ailemiz yoksuldu. O tarihten bu yana aralıksız çalışıyorum. Bayramlar dahil, yılbaşı dahil her zaman da çalışmışımdır, nöbet tutmuşumdur en kötü ihtimalle. Bana diyorlar ki: ‘Seni saf dışı bıraktıkları için, parsadan pay alamadığın için bugün AK Parti düşmanısın, AKP düşmanısın.’ Ben, AK Parti’nin içinde, daha kurulurken bir fiskelik emek verseydim, bir pozisyon kazanırdım.”

“TEKKEYİ BEKLEYEN ÇORBAYI İÇMEZ Mİ?”

Güven şöyle devam etti:

“Yani, düşünebiliyor musunuz? Genel başkanın sağ kolu Hüseyin Besli ile çay, kahve içiyoruz. Ben, başkanın metinlerini yazıyorum 6 ay boyunca. Daha partinin bir bürosu yok o sırada. Ankara’da, küçücük bir odada bir masa var. Abdullah Gül oturuyor, Tayyip Erdoğan ayağa kalkıyor, Abdüllatif Şener oturuyor, Abdullah Gül kalkıyor… Tek masayı paylaşıyorlar. Böyle bir pozisyonda, tekkeyi bekleyen çorbayı içmez mi? ‘Ben, siyasal bir ikbal istiyorum Hüseyin Abi, Ahmet Abi, Abdullah Abi…’ Ben, gazeteciyim ya, benim böyle bir planım yoktu. Hüseyin Besli, benim Yeni Şafak’tan genel müdürümdü. Kalemimin kıvraklığını biliyordu, partinin parası yoktu, bir reklam ajansı ile, bir metin yazarlığı servisi ile sürekli profesyonel bir bağ kurabilecek bütçesi yoktu. Biz eski kuşak Müslümanlar, zor zamanlarda devreye gireriz biliyorsunuz.  Bana geldi,  ben bir ajansta çalışıyorum. ‘Bir hafta var, parti kuruluyor. Elimizde bir metin yok, benim de kafam durdu.’ Dedi. Ben, o metni değil, Anıtkabir’e ilk ziyaretinde deftere yazdığını da yazdım. İlk ziyaretinde, çelenk koyduğunda, Anıtkabir’e yazdıklarında da, ilk meclis grup toplantısı… Ağustos’ta başladık, yıl sonunda bir ajansla anlaştılar. Merhum Şehit Erol Olçok, ‘Bu işler, böyle Ankara-İstanbul arası mekik dokumayla olmaz’ dedi ve bir ajans çatısı altında, profesyonelce yönetmeye geçtiler. Biz partinin, hareketin çocukları olarak, ‘Tamam ağabey’ dedik, ‘Yeterli midir?’, ‘Yeterli Ali Muratçığım, teşekkür ediyoruz’…  Profesyonellere bıraktık.”

PROGRAMIN TAMAMINI İZLEMEK İÇİN;

Devamını Oku
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Analiz

Gazetecilere silah bile doğrulttular!

Son 2 günde gazetecilerin baskı, tehdit ve engellerle karşılaştığı 4 olay yaşandı. Polis Van’da gazetecileri silahla tehdit edip darp ederken İstanbul’da bir kadın gazeteci tacize maruz bırakıldı. Beykoz’da haber görüntülemek isteyen gazeteciler, engellenirken Ankara’da polis basın odasını bastı.

Van’da polisler haber takibi yapan gazetecilere silah çekerek ölümle tehdit etti. HDP’nin önceki gün Van’da gerçekleştirdiği 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingi sonrası yürüyüşe geçen kitleyi takip eden gazeteciler, polisler tarafından darp edildi. Polisler, kitleyi takip eden gazetecilere silah gösterip ölümle tehdit ederken Mesut Bağcı’yı yere yatırarak darp etti.

Kendisini TEM Şube’den olarak tanıtan bir sivil polis Mezopotamya Ajansı Muhabiri Berivan Kutlu ile JİNNEWS Muhabiri Zelal Tunç’u ölümle tehdit etti.

Yürüyüşü takip eden Tunç’un yanına gelerek itip yere düşürmeye çalışan kırmızı tişörtlü bir polis, gazeteciye “Seni vururum, kimse bulamaz” dedi. Tunç’un tepki gösterdiği polis, bu kez belindeki silaha davrandı. Aynı polisin, JİNNEWS Muhabiri Elfazi Toral’a da silah çektiği iddia edildi. Yaşananlara tepki gösteren gazetecilerden Mesut Bağcı’yı şiddete maruz bırakan polisler, fotoğraf makinesini de kırdı. Gazeteciler İHD’ye başvurup suç duyurusunda bulunacak.

SİLAHINA DAVRANDI

JİNNEWS muhabiri Zelal Tunç, yaşananları BirGün’e anlattı. Mitingin son bulmasının ardından polisin sürekli kendilerini iterek makinelerini düşürmeye çalıştığını söyleyen Tunç, “Büyükşehir Parkı’na yaklaşınca ‘Çekmeyin’ diye bağırarak üzerimize geldi. Kırmızı tişörtlü biri sürekli bana çarpıyor sürekli makinemi düşürmeye çalışıyordu. Tepki gösterince ‘TEM’denim, seni vururum ve kimse bulamaz’ dedi. Arkadaşlarım ‘Nasıl tehdit edersin’ diye gelince bu defa silahını çıkarmaya çalıştı. Birçok arkadaşımız engellendi. Mesut Bağcı da darp edildi. Makinesi çalışamaz durumda. Berivan yine aynı şekilde aynı kişi tarafından tehdit edildi” diye konuştu.

Uzun süredir Van’da çalıştığını söyleyen Tunç, şunları dile getirdi: “Kabul edilebilir değil vurulabilirdik, hiçbir güvenliğimiz yoktu. Gazetecilere karşı büyük bir kin ve işimizi yaptırmama durumu var. Bilinçli olarak yapılıyor. Bütün arkadaşlarımıza yönelik bir saldırı. Yıllardır buradayız tanıyorlar, her rutin haberde yan yanayız. Bilerek isteyerek itmeye, düşürmeye çalıştı. Son dönemde gazetecilere yönelik müdahaleden ayrı değil. Özgür basına yönelik büyük bir baskı var. Hakkında soruşturma açılmayan tek arkadaşımız yok. Haberciliğimiz kabul edilmiyor. Yasadışı bir şey yapmıyoruz. Alenen ve ısrarla illegalize etmeye çalışıyorlar. Bizi baskılamalarının en büyük nedeni Türkiye’de gazetecilik yapan uluslararası ve ulusal medyanın yalnız bırakması. Gazetecilerin arasında gereken dayanışma olsaydı, buradaki bir rutin haberde sayımız fazla olsaydı bu kadar rahat bize yönelemezlerdi.”

POLİSTEN FİZİKİ TACİZ

İstanbul’daki 1 Eylül Dünya Barış Günü eyleminde ise bir polis bianet muhabiri Tuğçe Yılmaz’a fiziki tacizde bulundu. Sivil polis memurunun tacizine maruz bırakılan bianet muhabiri Tuğçe Yılmaz, “Böyle arbede ile olmuş, yanlışlıkla olmuş bir şey değil. Sivil polis kasten, doğruca göğsümü sıktı” dedi. Yılmaz, “Haber izlemeye gittiğim etkinlikte yalnızca tacize uğramakla kalmadım, haberimi de geçemedim. Hem saldırıya uğradım hem de haberci olarak mesleğimin gereğini yerine getirmem engellendi” ifadelerini kullandı.

Beykoz’a bağlı Tokatköy’de ‘kentsel dönüşüm’ gerekçesiyle yapılmaya çalışılan ve halktan tepki alan yıkımları takip etmeye çalışan gazeteciler de polis tarafından engellendi. Halk TV Muhabiri Erdinç Yılmaz’ın polislerce alandan uzaklaştırıldı ve darp edildi.

BÜRO AMİRİ BASIN ODASINI BASTI

Sedat Peker’in rüşvet iddialarıyla gündeme gelen Zehra Taşkesenlioğlu ile boşanma aşamasında olan ve Peker’e gönderdiği video nedeniyle gözaltına alınan eski THK Üniversitesi Rektörü Ünsal Ban’ın Ankara Adliyesi’ne getirilişini fotoğraflayan gazetecilerin bulunduğu basın odası, Gasp Büro Amiri tarafından basıldı. İlk önce basın odasının kapısına gelen 3-4 polis, gazetecileri adeta şüpheli gibi kapıya dizerek, “Siz burada bekleyin, amirimiz gelecek” dedi. Daha sonra polislerden biri basın odasında otururken, diğerleri de kapıda beklemeye başladı. Polislerden biri, “Fotoğrafları yayınlayamazsınız, amirimiz gelecek o izin verirse fotoğrafları yayınlayabilirsiniz” dedi. Bir süre sonra gasp büro amiri, beraberindeki 2 polisle basın odasına gelerek gazetecilerden hesap sormaya kalkıştı. Amir, gazetecilere “Size adamın getirileceğini kim söyledi? Pat diye çıkıp nasıl fotoğraf çekersiniz. Biz haber değeri olan şeyleri zaten veriyoruz. Burada gizli bir iş yapıyoruz” diyerek gazetecilere neyin haber olup olmayacağını öğretmeye çalıştı. Bir gazetecinin, “Neyin haber olup olmayacağına siz mi karar vereceksiniz? ‘Bizim verdiğimizi yazın, vermediğimizi yazamazsınız’ mı diyorsunuz” şeklindeki tepkisi üzerine amir, gazetecilerin hangi kurumlarda çalıştığını öğrenmeye çalışarak basın odasından ayrıldı. Ancak amirin ayrılmasından sonra da beraberindeki polis memurlarından bir kısmı basın odasının tam karşısında bulunan banklara oturarak bekledi.

GAZETECİLER HEDEF OLDU

Gazetecilere yönelik müdahalelere tepki gösteren basın meslek örgütleri ise açıklamalar yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası Ankara Şubesi, “Gazeteciler koridora dizildi ve fotoğrafları yayınlamamaları için tehdit edildi. Polisleri hemen çekin” derken DİSK Basın İş ise “Meslektaşlarımız işlerini yaparken güvende olmaları gereken bir alanda ve onların da can güvenliğinden sorumlu polislerin hedefi oldu” açıklamasını paylaştı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin açıklamasında da “Ülkede gazetecilere karşı gittikçe sertleşen bir tutum izleyen emniyet görevlilerinin gazetecinin haber almasına, haber yerinde bulunmasına bile karıştığı gözlenmektedir. Bu açıdan İçişleri Bakanlığı’nın gazeteci-polis ilişkilerinde hukuksal sınırların aşılmaması, uluslararası standartlarına göre hareket etmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz” denildi.

Devamını Oku

Gazete manşetleri

Twitter’da ‘tek kelime’ akımı

Twitter‘da, CNN‘in hesabından yapılan ‘Breaking News’ paylaşımının viral olmasıyla başlayan ‘tek kelimelik tweet‘ akımı, Türkiye’de de gündem oldu. Akıma pek çok siyasetçi ve uluslararası şirket de katıldı.

CNN‘in Twitter hesabından ‘Breaking News’ paylaşımı yapmasıyla başlayan ‘tek kelimelik tweet’ akımı, Türkiye’de de yankı buldu.

Akıma pek çok siyasetçi ve uluslararası şirket katıldı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise akıma “Türkiye” yazarak katıldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın tweetini “Zam” yazarak alıntıladı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş “Ankara” ifadesini paylaşırken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu “İcraat” yazdı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise “Seçim” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Hürriyet” notuyla paylaşım yaptı.

Devamını Oku

Gazete manşetleri

Ev Hapsindeki Gülşen’e 3 Yıla Kadar Hapis Cezası İstendi

Gülşen hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla ev hapsi cezası verilen davada iddianame hazırlandı. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede Gülşen hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası istendi.

Geçtiğimiz hafta tutuklanan Gülşen dört günlük tutukluluk süresinin ardından avukatlarının itirazları sonucu ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.

Gülşen’in avukatları ev hapsi kararının da kaldırılması için sunduğu itiraz dilekçesi İstanbul Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildi.

Devamını Oku
Gazete manşetleri12 saat önce

Acun Ilıcalı’dan 320 Hull City taraftarına Türkiye’de bedava tatil

Championship’te mücadele eden Hull City’nin sahibi Acun Ilıcalı, 320 taraftarını Türkiye’de bedava tatile götürdü İngiltere’de ikinci lig Championship’te mücadele eden...

Gazete manşetleri13 saat önce

Şarkıcı Dua Lipa Arnavutluk vatandaşlığı aldı

Şarkıcı Dua Lipa, Tiran’da düzenlenen törenle Arnavutluk vatandaşlığı aldı. Şarkıcı, vatandaşlık yemini ettiği ve belgeleri imzaladığı anları sosyal medya hesabından...

Polemik14 saat önce

Yeni Şafak, Mısır haberinde Cumhurbaşkanı Erdoğan için yanlışlıkla “darbeci” sıfatını kullandı

İktidara yakınlığıyla bilinen Yeni Şafak gazetesi, Mısır ile Türkiye görüşmelerinin genişleyeceği haberini servis ederken Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip...

Gazete manşetleri2 gün önce

Gazeteciden esirgenen kart, memurlara dağıtılıyor

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bütçesi üzerine söz alan Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nda eski Başkanı, İzmir Milletvekili Atila...

Gazete manşetleri2 gün önce

Güldür Güldür’de dikkat çeken muhalefet parodisi! “Maalesef kazanıyoruz”

Show Tv’de yayınlanan ve son dönemde siyasi konuları işlemesiyle dikkat çeken Güldür Güldür adlı komedi programında muhalefet konulu skeç büyük...

Gazete manşetleri2 gün önce

Beyoğlu Sineması kurtuldu: Birkaç ay içinde açacağız

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Varlıkları Dairesi Başkanlığı, ağustos ayında kapanan Beyoğlu Sineması’nı yeniden açacağını duyurdu. İBB Genel Sekreter Yardımcısı...

Gazete manşetleri3 gün önce

Varank ile Nevşin Mengü arasında tartışma: Hapse girmek istemiyorum

Gazeteci Nevşin Mengü, Sanayi Bakanı Mustafa Varank’ın ODTÜ’ye nasıl girdiğiyle ilgili soru işaretleri olduğunu söyledi. Varank bu sözlere tepki gösterince...

Gazete manşetleri3 gün önce

Taksim’deki 25 Kasım eyleminde gazetecilerin de aralarında olduğu kadınlar gözaltına alındı!

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde Taksim’de buluşan kadınlar, polis müdahalesiyle karşılaştı. Aralarında BirGün editörü Yaren Çolak’ın da bulunduğu...

Diğer5 gün önce

Dünya Kupası’nda sahne alacak olan Zeynep Bastık’ın ne kadar kazanacağı ortaya çıktı!

Son dönemlerin en çok yükselen isimlerinden biri olan Zeynep Bastık, Dünya Kupası’nda sahne alacak. Ünlü şarkıcı bir günde adeta servet...

Gazete manşetleri5 gün önce

Ali Babacan’dan reklam filmlerini yayınlamayan kanallara tepki! “korkmayın”

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “TRT kanalları, Kanal D, ATV, A Haber, A2, CNN Türk, Teve...

Gazete manşetleri6 gün önce

Depreme canlı yayında yakalandı

Düzce’de 5.9 büyüklüğünde meydana gelen depreme NTV spikeri canlı yayında yakalandı. O anlar kameraya yansıdı. Düzce’de 5.9 büyüklüğünde meydana gelen...

Gazete manşetleri7 gün önce

Orhan Gencebay, Erdoğan’ı Atatürk’e benzetti

Şarkıcı Orhan Gencebay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “Tek bayrak, tek vatan, tek millet sözü Ata’nın felsefesiyle çok örtüşüyor” diyerek Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa...

Gazete manşetleri7 gün önce

Gazetecilere “Neden habere gittin?” sorusu

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan 9 gazeteci hakkında henüz bir iddianame hazırlanmadı. Cezaevinde 158’inci günü geride bırakan...

Gazete manşetleri1 hafta önce

Portekizli futbolcu Cristiano Ronaldo Instagram’da rekor kırdı

Katar‘da düzenlenen 2022 FIFA Dünya Kupası için Portekiz Milli Takımı kampında bulunan Cristiano Ronaldo, sosyal medya platformu Instagram’da rekor kırdı....

Gazete manşetleri1 hafta önce

Armağan Çağlayan kansere yakalandığını açıkladı

Armağan Çağlayan kansere yakalandığını duyurdu. Hastalığıyla ilgili gelişmeleri paylaşacağını belirten Çağlayan, yakın zamanda tedaviye başlayacağını söyledi. Televizyon yapımcısı Armağan Çağlayan...

Gazete manşetleri1 hafta önce

Amasya’da tiyatrocuları taşıyan minibüs kaza yaptı!

Amasya’nın Merzifon ilçesinde, tiyatro oyuncularını taşıyan minibüs ile kamyonun çarpışması sonucu üç kişinin öldüğü trafik kazasında yaralanan 8 kişiden 2’sinin...

Gazete manşetleri1 hafta önce

Dilipak: Mursi’den Sisi’ye, oradan nereye?

Abdurrahman Dilipak, Erdoğan’ın Katar’da Mısır’ın darbeci lideri Sisi’yle el sıkışmasını yorumladı: Bir adım sonrası Türkiye, Mısır, Suriye arasında dostluk maçı...

Gazete manşetleri1 hafta önce

Yeni Akit’ten Erdoğan’a Sisi tepkisi: O fotoğrafı görünce yıkıldım

Yeni Akit Yazı İşleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile verdiği fotoğrafı eleştirdi: “Benim gönlümden geçen, o...

Gazete manşetleri1 hafta önce

Hıncal Uluç hayatını kaybetti

Gazeteci Hıncal Uluç hayatını kaybetti. Uluç’un vefat haberini program yapımcısı ve spor yazarı Faik Çetiner duyurdu. Gazeteci Hıncal Uluç, 83...

Gazete manşetleri1 hafta önce

İtalyan karikatürist, Dünya Çocuk Günü için annesiyle cezaevinde kalan Cemile Azra’yı çizdi

İtalyan çizer Gianluca Costantini, 20 Kasım Dünya Çocuk Günü için, bir yıldan uzun üredir annesiyle birlikte cezaevinde kalan Cemile Azra...

Öne Çıkanlar

Copyright © 2019 Medyatrend. Tüm Hakları Saklıdır.